Sangmin... yaklaşma bana!Sangmin... Kom inte nära mig!
Sangmin... yaklaşma bana!Sangmin... Kom niet in mijn buurt!
Sangmin... yaklaşma bana!Sangmin... No se me acerque!
Sangmin... yaklaşma bana!Sangmin... ¡no te acerques!
Sangmin... yaklaşma bana!Sangmin... t'approche pas !
Sangmin... yaklaşma bana!Оппа... Не се приближавай!
Sangmin... yaklaşma bana!Сан Мин... Не приближайся ко мне!
Sangmin... yaklaşma bana!سانجماين. لا تقترب
Şimdi 0'a çok yaklaşmayı deneyelim. ki, 0'a yaklaştıkça fonksiyonun nasıl değiştiğini görebilelim.اذاً لنجرب عددأ قريباً من الصفر حتى نرى ماذا يحدث، فكلما اقتربنا سنكون اكثر قرباً من الصفر
Sıfıra yaklaşmayı deneyelim.0에 가까이 가는 것은 가능합니다
Sıfıra yaklaşmayı deneyelim.Mohli bychom se pokusit přiblížit nule.
Sıfıra yaklaşmayı deneyelim.Mohli by sme sa pokúsiť priblížiť sa k 0.
Sıfıra yaklaşmayı deneyelim.Podríamos tratar de aproximarse a cero.
Sıfıra yaklaşmayı deneyelim.Vi kan nærme os 0.
Sıfıra yaklaşmayı deneyelim.Можем да опитаме да се приближим до нула.
Sıfıra yaklaşmayı deneyelim.يمكن ان نقترب من الصفر
Sıfıra yaklaşmayı deneyelim.非常に大きい数では
Sosyalizme yaklaşmamızın bir sebebi de Marx'ın bu tür bir yoğunlaşmaya karşı oluşudur. .Elemen lain untuk bergerak ke arah Sosialisme adalah bahwa Marx tidak menyukai konsentrasi tinggi semacam ini.
Sosyalizme yaklaşmamızın bir sebebi de Marx'ın bu tür bir yoğunlaşmaya karşı oluşudur. .Il n'a pas vraiment pensé à cette réalité-ci
Sosyalizme yaklaşmamızın bir sebebi de Marx'ın bu tür bir yoğunlaşmaya karşı oluşudur. .사회주의로 흘러가게되는 다른 요소는 칼 마르크스는 이런식의 집중된게 싫었습니다.
Sosyalizme yaklaşmamızın bir sebebi de Marx'ın bu tür bir yoğunlaşmaya karşı oluşudur. .Socialistas en general debería decir, no les gustaba esta gran concentración de riqueza,
Sosyalizme yaklaşmamızın bir sebebi de Marx'ın bu tür bir yoğunlaşmaya karşı oluşudur. .Другият елемент, който ни води към социализъм е, че Карл Маркс не е харесвал тази висока концентрация.
Sosyalizme yaklaşmamızın bir sebebi de Marx'ın bu tür bir yoğunlaşmaya karşı oluşudur. .العنصر الآخر للسير في اتجاه الاشتراكية هو أن كارل ماركس لم يعجبه هذا النوع من التركيز العالي
Şüphem şu ki batının gücü yeterliykenki 400 yılın sonuna yaklaşmaktayız서구의 권력이 충분할때 우리가 그 400년 역사의 끝에 다다르고 있다는것이 다소 의심스럽기는 합니다.
Şüphem şu ki batının gücü yeterliykenki 400 yılın sonuna yaklaşmaktayız400年は 終わりを告げようとしています 人々は私にこういいます 「中国人は
Şüphem şu ki batının gücü yeterliykenki 400 yılın sonuna yaklaşmaktayızDați-mi voie să fac o predicție, care e probabil și mai neliniștitoare.
Şüphem şu ki batının gücü yeterliykenki 400 yılın sonuna yaklaşmaktayızDovolte mi, abych něco předpověděl, něco co bude asi ještě víc znepokojující.
Şüphem şu ki batının gücü yeterliykenki 400 yılın sonuna yaklaşmaktayızEu suspeito que estamos agora a chegar ao fim de 400 anos em que o poder occidental era suficiente.
Şüphem şu ki batının gücü yeterliykenki 400 yılın sonuna yaklaşmaktayızIk vermoed dat we nu aan het einde komen van 400 jaar waarin Westerse macht volstond.
Şüphem şu ki batının gücü yeterliykenki 400 yılın sonuna yaklaşmaktayızJe soupçonne que nous arrivons à la fin de 400 ans au cours desquels le pouvoir occidental était suffisant.
Şüphem şu ki batının gücü yeterliykenki 400 yılın sonuna yaklaşmaktayızLassen Sie mich Ihnen etwas vorhersagen, was wahrscheinlich noch alarmierender ist.
Şüphem şu ki batının gücü yeterliykenki 400 yılın sonuna yaklaşmaktayızSądzę, że jesteśmy u kresu tych 400 lat, w których potęga Zachodu wystarczyła.
Şüphem şu ki batının gücü yeterliykenki 400 yılın sonuna yaklaşmaktayızSospecho que estamos llegando al final de 400 años cuando el poder occidental era suficiente.
Şüphem şu ki batının gücü yeterliykenki 400 yılın sonuna yaklaşmaktayızSospetto che ci stiamo avvicinando alla fine di 400 anni dove ne abbiamo abbastanza del potere occidentale.
Şüphem şu ki batının gücü yeterliykenki 400 yılın sonuna yaklaşmaktayızΥποψιάζομαι ότι φτάνουμε το τέλος των 400 χρόνων όταν η δυτική εξουσία ήταν αρκετή.
Şüphem şu ki batının gücü yeterliykenki 400 yılın sonuna yaklaşmaktayızПодозирам, че сме в края на 400-годишен период, в който Западната сила е била достатъчна.
Şüphem şu ki batının gücü yeterliykenki 400 yılın sonuna yaklaşmaktayızЯ підозрюю, що ми на порозі завершення 400-літнього періоду, коли сили Заходу було достатньо.
Şüphem şu ki batının gücü yeterliykenki 400 yılın sonuna yaklaşmaktayızЯ подозреваю, мы сейчас достигли окончания 400 лет, когда было достаточно Западной власти.
Şüphem şu ki batının gücü yeterliykenki 400 yılın sonuna yaklaşmaktayızאני חושד שאנו מגיעים לסופה של תקופה בת 400 שנים שבה כוחו של המערב היה מספיק.
Şüphem şu ki batının gücü yeterliykenki 400 yılın sonuna yaklaşmaktayızأشك في أننا الآن نصل إلى نهاية ال400 سنة حين كانت القوى الغربية كافية.
Tabii ki askerlerin yaklaşması insanları paranoyak hale getirdi.Assim, as pessoas ficaram um pouco paranóicas, como você pode imaginar.
Tabii ki askerlerin yaklaşması insanları paranoyak hale getirdi. Bu da yetmezmiş gibi 16.Je kan wel raden dat de mensen dus een beetje wantrouwig worden.
Tabii ki askerlerin yaklaşması insanları paranoyak hale getirdi.Così la gente comincia a diventare un po' paranoica, come puoi immaginare.
Tabii ki askerlerin yaklaşması insanları paranoyak hale getirdi.Donc, les gens commencaient un peu à être paranoïaques, vous comprenez.
Tabii ki askerlerin yaklaşması insanları paranoyak hale getirdi.그래서 사람들이 약간 편집증을 보이기 시작했습니다. 당신도 상상할 수 있듯이요.
Tabii ki askerlerin yaklaşması insanları paranoyak hale getirdi.Oamenii devin un pic paranoici, îți imaginezi.
Tabii ki askerlerin yaklaşması insanları paranoyak hale getirdi.So werden die Menschen ein bisschen paranoid, das könnt ihr euch vorstellen.
Tabii ki askerlerin yaklaşması insanları paranoyak hale getirdi.Takže ľudia začnu byt trochu paranoidni, si vies predstaviť.
Tabii ki askerlerin yaklaşması insanları paranoyak hale getirdi.Więc ludzie zaczynają być troszkę podejrzliwi, jak możesz sobie wyobrazić.
Tabii ki askerlerin yaklaşması insanları paranoyak hale getirdi.Έτσι, μπορείτε να φανταστείτε, ότι ο λαός αρχίζει και τρελλάινεται κάπως
Tabii ki askerlerin yaklaşması insanları paranoyak hale getirdi.В людей потрохи почала вселятись параноя, можете собі уявити.
Tabii ki askerlerin yaklaşması insanları paranoyak hale getirdi.Това предизвиква страх и объркване сред народа.
Tabii ki askerlerin yaklaşması insanları paranoyak hale getirdi.כך שאנשים מתחילים להיות פרנואידיים כפי שאתם יכולים לדמיין
Tabii ki askerlerin yaklaşması insanları paranoyak hale getirdi.حتى يبدأ الناس الحصول على بعض الشيء بجنون، يمكنك أن تتخيل.
Tabii ki askerlerin yaklaşması insanları paranoyak hale getirdi.さて、そこへ持ってきてルイ16世の財務長官、
Tanrı, ‹‹Fazla yaklaşma›› dedi, ‹‹Çarıklarını çıkar. Çünkü bastığın yer kutsal topraktır.A riekol: Nepribližuj sa sem! Sozuj svoju obuv so svojich nôh, lebo miesto, na ktorom stojíš, je svätá zem.
Tanrı, ‹‹Fazla yaklaşma›› dedi, ‹‹Çarıklarını çıkar. Çünkü bastığın yer kutsal topraktır.Då sade han: »Träd icke hit; drag dina skor av dina fötter, ty platsen där du står är helig mark.»
Tanrı, ‹‹Fazla yaklaşma›› dedi, ‹‹Çarıklarını çıkar. Çünkü bastığın yer kutsal topraktır.Da sagde han: "Kom ikke nærmere! Drag dine Sko af dine Fødder, thi det Sted, du står på, er hellig Jord!"
Tanrı, ‹‹Fazla yaklaşma›› dedi, ‹‹Çarıklarını çıkar. Çünkü bastığın yer kutsal topraktır.Da sa han: Kom ikke nærmere, dra dine sko av dine føtter! For det sted du står på, er hellig jord.
Tanrı, ‹‹Fazla yaklaşma›› dedi, ‹‹Çarıklarını çıkar. Çünkü bastığın yer kutsal topraktır.Ðức Chúa Trời phán rằng: Chớ lại gần chốn nầy, Hãy cổi giầy ngươi ra, vì chỗ ngươi đang đứng là đất thánh.