Ana içeriğe geç
Sözlük

yaklaşma ile cümle

yaklaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir şey ona doğru yaklaşmaktadır.呈东西走向。
Kuşlara yaklaşmanın en yaygın yoludur.和鳥兒最親近。
Ancak, çoğu durumlarda bzip2, 7z ve RAR formatlarının şıkıştırma verimliliğine yaklaşmaz bile.在有些情况下,按照绝对压缩效率来讲bzip2不如7z和RAR格式。
ATT, insan ve insan olmayan üyelere eşit yaklaşması ile bilinir.性格比較高傲,與人類跟妖怪都無法相處得很融洽。
Ona o ne olursa olsun bir baba gibi yaklaşmayı dener.他像对待父亲一样尊敬这位兄长。
Seriye terimler eklendikçe toplam 1'e yaklaşmaktadır.复杂性随级数接近于1而增加。
Polisler yaklaşmaktadır.警察进去了。
Pers kuvvetlerinin yaklaşması üzerine bir savaş konseyi toplanmıştır.全軍以戰鬥隊形逐漸向波斯軍靠近。
Bir şey ona doğru yaklaşmaktadır.시에 당분체가 붙어 있다.
Polisler yaklaşmaktadır.경찰에 연행됨.
900 milyon yıl önce, galaksiler birbirlerine yaklaşmaya başladı (örnek olarak NGC 2207 ve IC 2163'e bakınız).900만 년 전, 더듬이 은하는 한 개로 되었으며, 큰개자리에 있는 NGC 2207과 IC 2163과 같은 형태가 되었다.
Ama sonuçta özellikleri (Allah'a yaklaşmak) aynıdır.이 점은 (Yi (가나))와 비슷하다.
Bazı kaynaklara göre bu sayı bir milyona yaklaşmaktadır.인구조사에 따르면 그 수가 3백만 명 정도로 나온다.
Yaklaşma aşaması rastlaşma (5 Mayıs 2005) öncesi 60 günden beş güne kadar uzatıldı.접근 단계는 충돌 60일 전부터 5일 전까지였다.
Herhangi bir silah ateşlendiğinde, dahili bilgisayar gelmenkte olan silahın yaklaşma açısını bulur.차량을 향해 무기가 발사되었을때 내부 컴퓨터가 다가오는 무기에서 오는 신호를 분석하여 종류를 판별한다.
Pers kuvvetlerinin yaklaşması üzerine bir savaş konseyi toplanmıştır.부대 확장을 위하여 숙련된 전투 수영자들의 모집을 시작했다.
Aksine çöküş gerçekleştiğinde dünyalar yaklaşmasına izin vermez.하지만 미국의 반대로 천황의 퇴위는 실현되지 않았다.
Eksen Ülkelere doğru bir yaklaşma kaçınılmaz hâle geldi.외국인에 대한 서훈은 내규로 정하였다.
Bu zaferin ardından kışın yaklaşması nedeniyle Germanicus, birliklerini Ren'deki kış karargâhına geri çekti.전략적 목표가 달성되었고 겨울이 다가왔기 때문에 게르마니쿠스는 육군을 겨울 주둔지로 후퇴시켰다.
Havanın iyi olması, bir hurricane'nin yaklaşmakta olduğu şüphesine izin veriyor.단일성이 위반되는 것은 곧 에너지 보존법칙이 위반되는 것이라는 주장도 있다.
Ama Şah’ın tarzı işe şakaymış gibi yaklaşmak.’”אבל הדרך של שאה היא להתייחס למלאכה כבדיחה.'"
Ayrıca adım adım deliliğe yaklaşmaktadır.גם אנחנו היינו קרובים לשיגעון.
Bir şey ona doğru yaklaşmaktadır.אשר מנסה להתקרב אליו.
Udet, yaklaşmakta olan Rusya savaşının Almanya'yı yıkabileceğini fark etti.אודט הבין שהמלחמה הקרובה ברוסיה עלולה לפגוע בגרמניה.
Sky ve Sophie'nin düğünleri yaklaşmaktadır.יום החתונה של מרתה וג'ון מתקרב.
Bu sırada, Atlantik Okyanusu’nda seyreden Sovyet gemileri Küba’ya yaklaşmaktaydı.במקביל, ספינות סובייטיות החלו לעשות דרכן לאזור קובה.
Daha sonra Bagration'un Vileyka'ya geçerek Barclay'e yaklaşması emredildi.היא וברבי איבדו קשר כאשר ברבי עברה למליבו.
Ona o ne olursa olsun bir baba gibi yaklaşmayı dener.הוא פונה לאביו ומתעמת אתו בנושא זה.
Bazı kaynaklara göre bu sayı bir milyona yaklaşmaktadır.Според някои оценки броят им може да доближава 1 милион.
Hükümetin sonu yaklaşmaktaydı.Това води до края на правителството.
Polisler yaklaşmaktadır.Американците наближават.
Kuzey Kutbu’nda, bununla birlikte, kışın nadiren görülürler ve buz kütlesine yaklaşmazlar.В Арктика косатките рядко се срещат през зимата и не се доближават до ледената кора.
Dzielska bu bilginin doğruluğuna şüpheyle yaklaşmaktadır.Но Холмс се съмнява в правилността на тази версия.
Bir şey ona doğru yaklaşmaktadır.НИМ пренасочва насам.
Seri, Napolyon Savaşları'na alternatif bir şekilde yaklaşmaktadır.Той представя алтернативна история на Наполеоновите войни.
Havanın iyi olması, bir hurricane'nin yaklaşmakta olduğu şüphesine izin veriyor.Изказани са опасения, че ураганът ще усложни ситуацията с холерата.
Ona o ne olursa olsun bir baba gibi yaklaşmayı dener.Изправен пред собствения си баща, той го приема за враг.
Takip, Osmanlı gemilerinin 14:30 sularında Çanakkale Boğazı'na yaklaşmasıyla son bulmuştur.Преследването приключва в 14:30, когато османските кораби са близо до Дарданелите.
Birlikte yaşadığı çocuklara karşı hoşgörülüdür, ama yabancı çocukların kendisine yaklaşmasına izin vermez.Моята синовна молба е да не оставяш на чужди хора да се грижат за него.
Erkekler, kadınlar ve çocukların hepsi tanrışara yaklaşmaktadırlar.И робите, и жените, и децата трябва да се възпитават в добродетел.
900 milyon yıl önce, galaksiler birbirlerine yaklaşmaya başladı (örnek olarak NGC 2207 ve IC 2163'e bakınız).Od prije 900 milijuna godina približavaju se jedna drugoj, slično kao NGC 2207 and IC 2163.
Polisler yaklaşmaktadır.Dolazi Građanski.
Michael, John'ı bir daha oğluna yaklaşmaması gerektiğini söyler ve onu uyarır.Michael mu mirno odvrati da ga više ne smatra bratom i da ga ne želi vidjeti.
Cezası 21 Ocak 2000'de, bilgisayarlara yaklaşma yasağı 21 Ocak 2003'te bitmiştir.2000. godine pušten je na slobodu uz uvjetnu kaznu zabrane spajanja na internet do 21. siječnja 2003. godine.
İkinci Dünya Savaşı'nın yaklaşmasıyla birlikte Avrupa'da birçok siyasi değişiklik oldu.Pri kraju i nakon svršetka rata u mnogim su europskim državama nastale velike političke promjene.
Auschwitz, Sovyet kuvvetlerinin yaklaşmasıyla kapatıldı.Taslidžak se upustio u progon austro-ugarskih snaga.
Bir şey ona doğru yaklaşmaktadır.Ustane i krene prema njemu.
Ama Şah’ın tarzı işe şakaymış gibi yaklaşmak.’”"Šah je kao stvarni život.
Başkanlık Seçimleri yaklaşmaktadır.Prezidentské voľby sa blížia.
Bir şey ona doğru yaklaşmaktadır.Odtiaľ sa k nej postupne približovala.
İki araç birbirine yaklaşmayı başardı, ancak kenetlenme gerçekleşemedi.Aj keď sa obe lode k sebe priblížili, k spojeniu nedošlo.
Ona o ne olursa olsun bir baba gibi yaklaşmayı dener.Tu sa chce schovať pred jej otcom ktorí ju chce vidať za škaredého chlapa.
Kuzey Kutbu’nda, bununla birlikte, kışın nadiren görülürler ve buz kütlesine yaklaşmazlar.Naproti tomu v Arktíde sú kosatky v zime, keď nenavštevujú polárny ľadovec, vídané len zriedka.
Pers kuvvetlerinin yaklaşması üzerine bir savaş konseyi toplanmıştır.Na fronte medzi vojakmi rozširoval antivojenskú propagandu.
Polisler yaklaşmaktadır.Ljudstvo prihaja.
Hükümetin sonu yaklaşmaktaydı.Konec kariere se je zdel blizu.
Alman sürücü yeni yumuşak lastikleriyle, iki pit stop stratejisi uygulayan Coulthard'a yaklaşmayı sürdürdü.Z novimi pnevmatikami brez profila se je uspel približati Coulthardu, ki je bil na taktiki dveh postankov.
Ayrıca adım adım deliliğe yaklaşmaktadır.Ljubezen omogoča, da naša norost pride na površje.
Bu arada Noel'de yaklaşmaktadır.Prav tako se nahaja v bližini Božičeve kmetije.
Bir şey ona doğru yaklaşmaktadır.Tu so približki za .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod