Evinin yakınlarında bir spor salonuna gidiyor.He works out in a gym near his house.
Yakında buraya dönüyor olacak.He will be arriving here soon.
Yakında buraya dönecek.He will be back here soon.
Ona yakından baktı.He took a closer look at it.
Cana yakın birine benziyor.He seems to be a friendly person.
Köprünün orta kısmına yakın yere patlayıcılar yerleştirdi.He planted some explosives near the middle of the bridge.
Ateşle oynamaya devam edersen bir yerini yakınca şaşırma.If you keep playing with fire you must expect to get burnt.
Tokalaşma, sarılma gibi yakın temaslardan kaçının.Avoid close contact such as shaking hands and hugging.
En yakın arkadaşımı kaybettim.I lost my closest friend.
İnsanlar yakında gerçeği öğrenecek.People will soon learn the truth.
Yakın dövüşe biraz daha çalışmam lazım.I need to work more on infighting.
Yakında çok güzel bir haber alacaksın.You will soon receive some very pleasant news.
Yakınından bile geçmem.I wouldn't touch that with a ten foot pole.
Uzak-yakın lenslerimi takmayı seviyorum.I love wearing my progressives.
Bazı arkadaşlar birbirlerinin karşı cinsle yakınlaşmalarını sabote etmeyi sever.Some friends like to cock-block each other.
İstasyona yakın oturmak istiyorlar.They want to live close to the station.
Denize en yakın evde oturmak isterim.I would like to live in the house that's closest to the sea.
Tom muhtemelen yakında gelir.Tom will likely arrive soon.
Pek çok öğrenci öğretmenlerinden yakınır.Many students complain about their teachers.
Yanni en yakınındakilerin çok büyük ihanetine uğradı.Yanni was supremely betrayed by his closest collaborators.
Yanni en yakın işbirlikçileri tarafından çok pis satışa gelmişti.Yanni was supremely betrayed by his closest collaborators.
Yakın komşular uzak akrabalardan iyidir.Close neighbors are better than far-away relatives.
Akrabam okula yakın yaşıyor.My relative lives near the school.
Akrabam okulun yakınında yaşıyor.My relative lives near the school.
Şimdiden üç yüze yakın kişiyi tahliye ettik.We've already evacuated close to three hundred people.
Karakol istasyona yakın.The police station is close to the station.
Darhan Pekin'den daha yakın, değil mi?Darkhan is nearer than Beijing, right?
Sanırım Tom yakında kovulacak.I think Tom is going to get fired soon.
Bu mağazadaki insanlar çok cana yakınlar, haliyle de çok sayıda müşteri çekiyorlar.The people at this store are very friendly, and get very many customers as a result.
Yakın geçmişte Almanca öğrenmek İngilizce öğrenmek kadar önemliydi.Learning German was as important as learning English in the recent past.
Yakın gelecekte Çince öğrenmek İngilizce öğrenmek kadar önemli olabilir.Learning Chinese might be as important as learning English in the near future.
Yakın zamanda karnınızda ağrı oldu mu?Have you had abdominal pain recently?
Yakınlarınızdan hiç intihar eden oldu mu?Has anyone close to you ever committed suicide?
Yakınların sana dert yandığında bundan rahatsız oluyor musun?Do you get annoyed when the people close to you complain about their problems?
Yakın zamanda boynunuzda nedensiz bir ağrı ve sertlik yaşadınız mı?Have you recently felt any unexplained pain or stiffness in your neck?
Oturduğumuz yer hayvanat bahçesine yakın.We live near the zoo.
Kamera, Tom'un yüzünü yakınlaştırdı.The camera zoomed in on Tom's face.
En yakın rakibinden elli kat daha büyük.Fifty times as big as any other.
Mukavele yakında sona erecek.The contract will shortly expire.
Tren istasyonunun yakınında yaşıyorum.I live near the train station.
Evimin yakınındaki çiçekçiye bir kamyon çarptı.A truck crashed into the flower shop near my house.
Ziri en yakın arkadaşını kaybetti.Ziri lost his best friend.
Yakınlarda bir çiçekçi dükkânı var.There's a flower shop near by.
Buraya yakın oturuyoruz.We live near here.
Evimiz buraya yakın.We live near here.
Eskiden bir gölün yakınlarında oturuyordum.I used to live near a lake.
Bu yakınlarda hediyelik eşya dükkânı var mı?Is there a gift shop around here?
Yakınlarda herhangi bir restoran biliyor musunuz?Do you know of any restaurants nearby?
Okula en yakın kafe öğle vakti kapalıdır.The cafe nearest the school is closed at midday.
Gökyüzüne bakılırsa, yakında yağmur yağacak.Judging from the sky, it'll rain soon.
Buraya yakın bir kamp yeri var mı?Is there a campsite near here?
Buraya yakın bir kamp alanı var mı?Is there a campsite near here?
Çin'in teknolojik gelişimi yakında Batı'yı utandıracak.China's technological development will soon put the West to shame.
Tatil yakında burada olacak.The holidays will be here soon.
Mutfak Ziri'nin odasına yakın.The kitchen is close to Ziri's room.
Yakında senden tekrar haber almayı umuyorum.I hope to hear from you again soon.
Yakında sizden tekrar haber almayı umuyorum.I hope to hear from you again soon.
Kampımızın birkaç mil yakınında mağara yok.There are no caves within several miles of our camp.
Umarım cep telefonum yakın zamanda bulunur.I hope my cell phone is found soon.
Robert yakında hapishaneye geri dönecek.Robert will soon go back to prison.