Ana içeriğe geç
Sözlük

yakin ile cümle

yakin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Belki Tom yakında dönmüş olacak.Maybe Tom will be back soon.
Tom'un yakında döneceğini biliyorum.I know Tom will be back soon.
Yakında gitmemiz gerek.We need to leave soon.
Yakında gitmem gerek.I need to leave soon.
Parti yakında bitecek.The party will be over soon.
Tom'un çok sayıda yakın arkadaşları var.Tom has a lot of close friends.
Tom yakında bir karar vermeli.Tom must make a decision soon.
Tom ve Mary yakın bir arkadaşlığa sahipler.Tom and Mary have a close friendship.
Tom yakındaki bir hastanede çalışıyor.Tom works at a nearby hospital.
Tom yakında bunu yapamayacak.Tom won't be able to do that anytime soon.
Tom buraya yakın yaşıyor, değil mi?Tom lives near here, doesn't he?
Tom muhtemelen yakında evde olacak, değil mi?Tom is likely to be home soon, isn't he?
Buraya yakın bir park var mı?Is there a park near here?
Tom yakınlarda, değil mi?Tom is nearby, isn't he?
Tom yakında geliyor, değil mi?Tom is coming soon, isn't he?
Tom yakında gidiyor, değil mi?Tom is leaving soon, isn't he?
En yakın postane buradan uzak mı?Is the nearest post office far from here?
Yaşadığınız yere yakın olimpik yüzme havuzu var mı?Are there any Olympic size swimming pools near where you live?
Yakınlarda ATM var mı?Is there an ATM near here?
Tom ve ben birbirimize yakın yaşamayız.Tom and I don't live close to each other.
Tom ve Mary çok yakın arkadaşlar.Tom and Mary are very close friends.
Tom'un yakınlarında yaşıyoruz.We live near Tom.
Tom yakında uyuyakaldı ve horlamaya başladı.Tom soon fell asleep and started snoring.
Tom otuz yaşına yakın, değil mi?Tom is close to thirty, isn't he?
Yakında bir şey olacak gibi görünüyor.It looks like something's going to happen soon.
Tom bunu henüz yapmadı, ama çok yakında yapacak.Tom hasn't done that yet, but he'll do it pretty soon.
Tom, çalıştığı yere yakın üç yatak odalı bir daire arıyor.Tom is looking for an apartment with three bedrooms near where he works.
Tom bunu yakında değiştirmeyi umuyor.Tom says he hopes to change that soon.
En yakın arkadaşın seni nasıl tarif ederdi?How would your closest friend describe you?
Tom yakında eve geliyor, değil mi?Tom is coming home soon, isn't he?
Tom yakında hapisten çıkacak.Tom is going to get out of jail soon.
Yakında işe başlayacağız.We will start work soon.
Tom okyanusa yakın yaşıyor ama yüzemiyor.Tom lives near the ocean, but he can't swim.
Sami yakın zamanda Müslüman oldu.Sami has just converted to Islam.
Tom ve Mary buraya yakın çalışıyorlar.Tom and Mary work near here.
Tom yakınlarda mı oturuyor?Does Tom live nearby?
Seni daha yakından tanımak istiyoruz.We want to get to know you better.
Denize yakın yaşadık.We lived close to the sea.
Denize yakın oturduk.We lived close to the sea.
Tom ve Mary yakında eve gidiyor olacak.Tom and Mary will be going home soon.
Yakında dönmüş olmamız gerek.We ought to be back soon.
Kurban yakın mesafeden vurulmuş.The victim was shot at close range.
Azerbaycan'ın en yakın dostu muhtemelen Türkiye.Turkey is probably Azerbaijan's best friend.
Fırın kasaba yakın.The bakery is near the butcher shop.
Ekmek fırını kasap dükkânına yakın.The bakery is near the butcher shop.
Tom'un yakında geri döneceğine eminim.I'm sure that Tom will come back soon.
Dünyanın sonu yakın.The end of the world is close.
Emekliliğin yakın mı?Are you retiring soon?
Yakında emekli olacak mısın?Are you retiring soon?
Tom sadece en yakın beş komşusunun adını biliyor.Tom only knows the name of his five closest neighbors.
Yakında yardıma gelirler.Help will be here soon.
Her şeyin yakında daha iyi olacağına eminim.I'm sure things will soon get better.
Yakında Avustralya'ya gideceğiz.We'll visit Australia soon.
Komşularımız çok cana yakın.Our neighbors are very friendly.
Bir grup dazlak caminin yakınında toplandı.A group of skinheads gathered near the mosque.
Otuza yakın film yönettim.I've directed about thirty movies.
İnsanlar ne hakkında yakınıyorlar?What are the people complaining about?
Arabaya yakından bakmak için durdu.He stopped to take a close look at the car.
Yakında araba kullanabilecek.He will be able to drive a car soon.
Yakında yüzebilecek.He will be able to swim soon.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod