Ana içeriğe geç
Sözlük

yakin ile cümle

yakin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yakında öleceğimi düşünüyorum.I think I'm going to die soon.
Umarım yakında bir araya geliriz.I hope we'll get together soon.
Yakında geri gel lütfen.Please come back soon.
Onun yakın bir zamanda olması muhtemel değil.That's not likely to happen anytime soon.
Tom çok cana yakın bir adamdır.Tom is a very likable guy.
Ben çok yakınıyorum.I complain a lot.
Tom'a çok yakınım.I'm very close to Tom.
Biz yakında başlayacağız.We'll begin soon.
Tom otuza yakın.Tom is thirtyish.
Yakında geliyorum.I'm coming soon.
Tom yakında eve gidebilir.Tom can go home soon.
Ben yakından izledim.I watched closely.
Yakında geri dönebilirim.I may be back soon.
Yakında ayrılıyor olabilirim.I might be leaving soon.
Yakında uyudum.I soon fell asleep.
Yakında geleceğim.I'll arrive soon.
Fadıl, Kahire yakınlarındaki bir sitede yaşıyordu.Fadil lived in a housing development near Cairo.
Fadıl işine yakın olmak istedi.Fadil wanted to be close to his job.
Fadıl çok cana yakın olabilir.Fadil could be very friendly.
Müzikal yakında başlıyor.The musical is starting soon.
Tom yakında döneceğine söz verdi.Tom promised that he would be back soon.
Yakında döneceğime söz verdim.I promised that I would return soon.
Hemşireler Fadıl'ı yakından takip ettiler.The nurses kept a close eye on Fadil.
Hollanda, Birleşik Krallık'a yakındır.The Netherlands is close to the UK.
Nijmegen, Alman sınırına yakındır.Nijmegen is close to the German border.
Fadıl yakında bekledi.Fadil waited nearby.
Yakın zamanlarda kimse onu görmedi.No one has seen him recently.
Bunu yakında herhangi bir sorun yaşamadan yapabileceksin.You'll soon be able to do that without any trouble.
Hepiniz akıcı bir şekilde çok yakında Fransızca konuşacaksınızYou'll all be speaking French fluently pretty soon.
Yakında emekli olmayı planladığınızı duydum.I've heard that you're planning to retire soon.
Tom çalıştığı yere yakın yaşayacak bir yer bulmak istiyor.Tom wants to find a place to live close to where he works.
Tom çalıştığı yere yakın bir daire bulmak istiyor.Tom wants to find an apartment close to where he works.
Tom kampüse yakın yaşamak için bir yer bulmak istiyor.Tom wants to find a place to live close to the campus.
Yakında gövde gösterisi yapacağım.I'll make an appearance soon.
Yakında kendimi göstereceğim.I'll make an appearance soon.
Bir kadının kızkardeşi onun en yakın arkadaşı olabilir.A woman's sister can be her closest friend.
O yakın bir zamanda gerçekleşmeyecek.That's not going to happen anytime soon.
Yakında Fransızcayı iyi konuşmayı öğreneceksiniz.You'll soon learn to speak French well.
Tom çalıştığı yere yakın yaşamak istiyordu.Tom wanted to live close to where he worked.
Sami okuduğu yere yakın yaşamak istedi.Sami wanted to live close to where he studied.
Yakında onu yapabileceksin.You'll soon be able to do that.
Bununla ilgili çok yakında bir şeyler yapmanız gerekiyor.You need to do something about that pretty soon.
Tom muhtemelen yakında emekli olmayı planlıyor.Tom is probably planning to retire soon.
Muhtemelen bunu yakında yapmayacağım.I'm not likely to do that soon.
Çok cana yakın görünüyorsun.You seem to be quite friendly.
Tom yakında Fransızca konuşmayı öğrendi.Tom soon learned how to speak French.
Onu muhtemelen yakında yapacağım.I'm likely to do that soon.
Yakınlarda Boston'daydım.I was in Boston recently.
Yakında otuz yaşına giriyorum.I'm turning thirty soon.
Onu yakında yapmalıyız.We should do that soon.
Tom yakında geri gelecek mi?Will Tom be back anytime soon?
Yakında orada olabilirim.I might be there soon.
Sami'nin suçlarla çok yakın bağlantıları vardı.Sami had very close connections to the crimes.
Bu dil muhtemelen yakında ölecek.This language will likely die soon.
Kar çok yakında gitmiş olmalı.The snow should be gone soon.
Biz yakında orada olmalıyız.We should be there soon.
Yakında orada olmalıyız.We should be there soon.
Senin herhangi bir şey hakkında yakındığını duyduğumu hiç sanmıyorum.I don't think I've ever heard you complain about anything.
Yakın zamanda Boston'a geri dönüyor olmayacağız.We won't be going back to Boston anytime soon.
Tom yakındaki bir hastanede tedavi ediliyor.Tom is being treated at a nearby hospital.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod