Size bir telefon kadar yakınız.We're a phone call away.
Gerçekten o kadar yakın mı?Is it really that close?
O, yakında değişebilir.That could soon change.
Tom yakında aynı renkten oynadı.Tom soon followed suit.
Yakında tekrar deneyeceğiz.We'll try again soon.
Tom yakında tutuklandı.Tom was soon arrested.
Tom yakında uzaklaştı.Tom soon walked away.
Savaş yakın görünüyor.War seems imminent.
Biz çok yakınız.We are very close.
Son yakındır.The end is near.
O yakında geçecek.It'll pass soon.
Umarım Tom yakında iyileşir.I hope Tom gets better soon.
Yakında eve geri geleceğini umuyoruz.We hope you come back home soon.
Mary, lisede Kate'in en yakın arkadaşıydı.Mary was Kate's best friend in high school.
Tom lisede Mary'nin en yakın arkadaşıydı.Tom was Mary's best friend in high school.
Yakın gelecekte çok ilginç biriyle tanışacaksın.You will meet a very interesting person in the near future.
Yakında değerli bir paket alacaksınız.Soon you are going to receive a valuable packet.
Kaldırım kenarına çok yakın durmayın.Don't stand so close to the curb.
Kumarhane girişinin yakınında hamile bir kedi gördük.We saw a pregnant cat near the casino entrance.
Tom'un sosyal medyadaki hataları yakında Mary ile olan evliliğini sona erdirdi.Tom's mistakes on social media soon ended his marriage to Mary.
Yakın zamanda bir gezi planlıyor musun?Are you planning a trip anytime soon?
Ben yakında orada olacağım.I'm going to be there soon.
En yakın benzin istasyonu nerede?Where's the nearest gas station?
En yakın yolu bulmamıza yardımcı olur musun?Can you help us find the nearest road?
Warren Buffett, sekreterinden daha düşük bir vergi oranına sahip olmasından yakındı.Warren Buffett complained that he has a lower tax rate than his secretary.
Tüm finansal sistem yakında çökecek mi?Will the entire financial system collapse soon?
Yakında Tom kadar iyi şarkı söyleyebileceksin.You'll soon be able to sing as well as Tom.
Umarım yakında bir çözüm bulurlar.I hope they find a solution soon.
Yakında burada olmaları gerekir.They should be here soon.
Tom yakınlarda yaşamıyor.Tom doesn't live nearby.
Çok yakın görünüyorsun.You do seem very close.
Neden bu kadar yakınlaştılar?Why did they become so close?
Yakında bunu yapmak zorundayım.I have to do that soon.
Yakın geleceğim için planlarım yok.I don't have plans for my immediate future.
Green Gables'a yakın bir yerde bir dere var mı?Is there a brook anywhere near Green Gables?
Bir dereye yakın yaşamak her zaman hayallerimden biri olmuştur.It's always been one of my dreams to live near a brook.
Ben çok yakında oraya gitmek istemiyorum.I don't want to get there too soon.
Buraya yakın bir yerde bir nehir var mı?Is there a river anywhere near here?
Yakında ölebilirim.I might die soon.
Tom'un çok az yakın arkadaşı var.Tom has very few close friends.
Yakında bir bar olup olmadığını biliyor musun?Do you know if there's a bar in the vicinity?
Umarım yakında geri gelirsiniz.I hope you'll come back soon.
Polis, Fadıl'ın arabasını sınırın yakınında fark etti.Police spotted Fadil's car near the border.
Fadıl'ın cesedi Leyla'nın evinin yakınında bulundu.Fadil's body was discovered near Layla's house.
Mary'nin evinin yakınında Tom'un cesedi bulundu.Tom's body was discovered near Mary's house.
Polis yakındaki bir parkta Fadıl'ı tespit etti.Police spotted Fadil in a nearby park.
Ben Tom'a yakın kaldım.I stayed close to Tom.
Tom çok yakında Boston'a geri dönmeyi planlamamıştı.Tom hadn't planned on going back to Boston so soon.
Yakında emekli olmayı planlıyorum.I plan to retire soon.
Yakın zamanda emekli olmaya niyetim yok.I have no intention of retiring anytime soon.
İstasyon yakınında bir dairemiz var.We have an apartment near the station.
Akşam yemeği ne kadar yakında hazır olacak?How soon will supper be ready?
Yakında bir şeyler olacağını umuyoruz.We're hoping something happens soon.
Biz son derece yakın bir aileyiz.We're an extremely close family.
Tom ve Mary yakında aşık oldular.Tom and Mary soon fell in love.
Ben yakınlarda bekledim.I waited nearby.
Buradaki tek yakın arkadaşım Tom.Tom is the only close friend I've got here.
Ben her zaman cana yakın olmaya çalışırım.I always try to be friendly.
Çok yakın zamanda ayrılıyorum.I'm not leaving anytime soon.
Umarım onu yakında onarırlar.I hope they get it fixed soon.