Tom, kampüse yakın yaşamak istedi.Tom wanted to live close to the campus.
Tom yakındaki bir hastanede tedavi edildi.Tom was treated at a nearby hospital.
Tom okula yakın yaşamak istiyordu.Tom wanted to live close to school.
En yakın arkadaşıma her şeyi söylüyorum.I tell my best friend everything.
Yakın zamanda kimse Tom'u görmedi.No one has seen Tom recently.
Tom yakında dönecek mi?Will Tom be back soon?
Tom tüyü yakından inceledi.Tom examined the feather closely.
Yakında yaz olacak.It'll be summer soon.
Yakında sonbahar olacak.It'll be fall soon.
Bu hayvanlar çok cana yakın.These animals are very friendly.
Bu canavarlar çok cana yakın.These beasts are very friendly.
Yakında bir çiftlik var.There's a farm close by.
Tom Mary'nin yakında döneceğini düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary would be back soon.
Tom Mary'nin yakında döneceğini düşündü.Tom thought Mary would be back soon.
Kar yakında gitmiş olacak.The snow will be gone soon.
Yakınsak bir sıra sınırlandırılmıştır.A convergent sequence is bounded.
Aşk yakında acıya dönüşür.Love soon turns into bitterness.
Orada belkide bine yakın insan vardı.There were maybe up to a thousand people there.
Tom ve Mary, John'un yakın arkadaşlarıydı.Tom and Mary were John's close friends.
Paris yakınlarında yaşıyor.He lives near Paris.
Paris yakınlarında oturur.He lives near Paris.
O, Paris'e yakın yaşamaktadır.He lives near Paris.
O Paris yakınlarında yaşıyor.He lives near Paris.
En yakın kitap dükkanının nerede olduğunu bana söyler misiniz?Could you please tell me where the closest book store is?
Bana en yakın kütüphanenin nerede olduğunu söyler misiniz?Could you please tell me where the closest library is?
Bana en yakın otelin nerede olduğunu söyler misiniz?Could you please tell me where the closest hotel is?
Tom, kampüsün yakınında bir yer kiraladı.Tom rented a place near the campus.
Sen benim yakınım değilsin.You are no relative of mine.
Tom Mary'nin en yakın amiridir.Tom is Mary's immediate supervisor.
Umarım yakında geri geleceksin.I hope you come back soon.
Tom yakında bunu yapacak, sanırım.Tom will do that soon, I think.
Leyla yakın mesafeden Sami'yi vurdu.Layla shot Sami at close range.
Leyla yakın mesafeden Sami'ye ateş etti.Layla shot Sami at close range.
Leyla ve Salime yakın arkadaş oldu.Layla and Salima became close friends.
Leyla mektubu yakın arkadaşına yazdı.Layla wrote the letters to a close friend.
Leyla saati yakından inceledi.Layla took a close look at the watch.
Gettoyu yakın.Burn down the ghetto.
Tom yakın görüşlüdür.Tom is near-sighted.
Bunu yakında halledecek misin?Are you going to get this done anytime soon?
Bunu yakında bitirecek misin?Are you going to get this done anytime soon?
Onu yakın zamanda yapmayı planlıyor musun?Are you planning to do that anytime soon?
Tom onu yakın zamanda yapmayı planlıyor mu?Is Tom planning to do that anytime soon?
Tom yakınlarda Boston'a taşındı.Tom has recently moved to Boston.
Sanırım Tom yakında onu yapacak.I think Tom will do that soon.
Leyla daha yakın görünüyordu.Layla looked closer.
Yakında onu yapacak mısın?Are you going to do that anytime soon?
Leyla göl yakınına park etti.Layla parked at the lake.
Hadi öne yakın oturalım.Let's sit near the front.
Bunun yakın zamanda olacağını düşünüyor musun?Do you think that's going to happen anytime soon?
Leyla resme yakından baktı.Layla took a closer look at the picture.
İstasyonun yakınında bir yerde buluşalım.Let's meet somewhere near the station.
Ateşe daha yakın oturalım.Let's sit closer to the fire.
Tom kim hakkında yakınıyordu?Who was Tom complaining about?
Buraya yakın mı çalışıyorsun?Do you work near here?
Tom şimdiye kadar tanıştığım en cana yakın adamlardan biridir.Tom is one of the friendliest guys I've ever met.
Leyla ağrıdan yakınıyordu.Layla was complaining of pain.
Tom muhtemelen yakında eve gelecektir.Tom will probably come home soon.
Şimdiki eğilimler devam ederse, dil muhtemelen yakın gelecekte ölecektir.If current trends continue, the language will likely die in the near future.
Sen ve Tom yakın değil misiniz?Aren't you and Tom close?
Okyanusa yakın büyüdüm.I grew up near the ocean.