Sana oldukça yakın yaşıyorum.I live pretty close to you.
Onlara oldukça yakın yaşıyorum.I live pretty close to them.
Ona oldukça yakın yaşıyorum.I live pretty close to him.
Bu beni onlara yakın hissettirdi.It made me feel close to them.
Bu beni ona yakın hissettirdi.It made me feel close to him.
Bu beni ona yakın hissettirdiIt made me feel close to her.
Onlara yakında evde olacağımı söyle.Tell them I'll be home soon.
Ona yakında evde olacağımı söyle.Tell him I'll be home soon.
Ona yakında evde olacağımı söyleTell her I'll be home soon.
Yakında onları görüyor olacaksın.You'll be seeing them soon.
Yakında onu görüyor olacaksın.You'll be seeing him soon.
Onlara yakın olmak istiyor musunuz?Do you want to be near them?
Ona yakın olmak istiyor musunuz?Do you want to be near him?
Tom annesininkine yakın bir daire kiraladı.Tom rented an apartment near his mother's.
Tom bize yakın yaşar.Tom lives near us.
Tom yakında seni arayacak.Tom will call you soon.
Yakında Mary'nin hamilelik haberi yayılır.The news of Mary's pregnancy will soon get around.
Merkür, Güneş'e çok yakındır ve önemli bir atmosferi yoktur.Mercury is very close to the Sun and has no substantial atmosphere.
Venüs Dünya'ya en yakın gezegen.Venus is the closest planet to Earth.
Venüs, Dünya'ya en yakın gezegendir.Venus is the closest planet to Earth.
Dünya, Güneş'e en yakın üçüncü gezegendir.Earth is the third closest planet to the Sun.
Samanyolu galaksimize en yakın sarmal gökada Andromeda'dır.The spiral galaxy closest to our Milky Way galaxy is Andromeda.
Samanyolu galaksimize en yakın spiral galaksi Andromeda'dır.The spiral galaxy closest to our Milky Way galaxy is Andromeda.
Yuri Gagarin 9 Mart 1934 tarihinde Rusya'da Moskova yakınlarında doğdu.Yuri Gagarin was born near Moscow, Russia on March 9, 1934.
Giotto 10 Temmuz, 1992'de Kuyruklu yıldız Grigg-Skjellerup'la yakın bir karşılaşma yaptı.Giotto made a close encounter with Comet Grigg-Skjellerup on July 10, 1992.
Tom ve Mary yıllardır yakın arkadaş olmuşlardır.Tom and Mary have been bosom friends for years.
Yakında seçim olacağını söylüyorlar.They say there will be elections soon.
TV'ye çok yakın oturma.Don't sit too close to the TV.
Biz çıkışa en yakın yerlerde oturduk.We situated ourselves in the seats nearest the exit.
Cisimler, aynada gerçekte göründüklerinden daha yakındır.Objects in mirror are closer than they appear.
Polis olay yerine yakın çalışan birçok kişiyi sorguladı.Police questioned many persons who worked near the crime scene.
Cadılar bayramı yakında.Halloween is around the corner.
Dan restoran yakınında bilinmeyen bir adamla konuşurken görüldü.Dan was seen talking to an unknown man near the restaurant.
Dan'ın evinin yakınında genç bir kızın cesedi bulundu.A young girl's body was discovered near Dan's home.
O ona çok yakın duruyordu.She stood very close to him.
O ona çok yakın durdu.He stood very close to her.
Sen ve Tom ne kadar yakınsınız?How close are you and Tom?
Bu çok yakında bitmiş olmalı.This should be over very soon.
Yakında bu sorun hakkında bir şey yapmalıyız.We've got to do something about this problem soon.
Bunun hepsi yakında bitecek.This will all be over soon.
Yakında sabah olacak.It's going to be morning soon.
Tom yakında buraya geri dönmeli.Tom should be back here soon.
Tom yüksek fiyatlardan yakındı.Tom complained about the high prices.
Tom cana yakın bir kişi.Tom is an outgoing person.
O buraya biraz yakın.It's kind of close to here.
Yakın gelecekte yapmayı planladığın bir şey nedir?What's something you plan to do in the near future?
Babana yakın mıydın?Were you close to your dad?
En yakın tuvalet nerede?Where's the nearest bathroom?
İspanyolca veya Portekizce'den hangisi ses açısından Arapça'ya daha yakındır?Which is closer to Arabic in terms of sound, Spanish or Portuguese?
Yakında tatiller var.There are holidays soon.
Başarı! Yakında herkes Klingonca öğrenmeye başlayabilecek!Success! Soon, anybody can start learning Klingon!
Çocukların yakında uykuya daldılar.The children soon fell asleep.
Tom Boston'a yakın biraz arazi aldı.Tom bought some land near Boston.
Onun felci ilerliyor ve yakında yataktan çıkamayacak.His paralysis is progressing, and soon he won't be able to get out of bed.
Eğer yakında bir iş bulamazsan, ayrılıyoruz.If you don't get a job soon, we're breaking up.
Tom ve Mary çok yakın zamanlarda birbirleriyle çıkmaya başladılar.Tom and Mary started dating each other quite recently.
Tom yakın bir restoranda çalışıyor.Tom works at a nearby restaurant.
Tom yakında hazır olacağını söyledi.Tom said he'd be ready soon.
Tom yakında geliyor.Tom is coming soon.
Sen ve Tom'un yakında akşam yemeği için uğrayacağınızı umuyorum.I hope you and Tom will come over for dinner sometime soon.