Ana içeriğe geç
Sözlük

yakin ile cümle

yakin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Biz sınıra yakın hiçbir yerde değiliz.We're nowhere near the border.
Tom'un ailesi sık sık ayın sonuna yakın yiyeceklerini tüketir.Tom's family often runs out of food near the end of the month.
Güneş yakında batacak.The sun will soon set.
Yakın zamana kadar o odada ne olduğu hakkında hiç bir fikrim yoktu.I had no idea what was in that room until recently.
Bulgarca Rusçaya yakındır.Bulgarian is close to Russian.
Yakında Portekizce konuşuyor olacaksın.Soon you will be speaking Portuguese.
Aradığın adres belediye binasına çok yakın.The address you're looking for is very near the city hall.
Emily ve Melanie yakın arkadaşlardır.Emily and Melanie are close friends.
Emily and Melanie yakın arkadaştır.Emily and Melanie are close friends.
Polis onun yakın akrabasına bildirdikten sonra kurbanın adını duyuracak.The police will release the victim's name after they have notified his next of kin.
Yakınlaşabilir miyiz?Can we get closer?
Buraya yakın iyi bir restoran biliyor musun?Do you know any good restaurant near here?
Sakin ol, bütün borçlarım yakında size ödenecek.Calm down, all my debts will soon be paid to you.
Bu yakın olacak.It's going to be close.
Yakında, sebebini öğreneceğiz.Soon, we'll know why.
Masa eğri, yakında devrilecek gibi duruyor.The table is askew, it's likely going to turn over soon.
En yakın istasyonda inmeliyiz.We should get off at the nearest station.
En yakın polis karakoluna gitti.She drove to the nearest police station.
Yabancı beni yakındaki bir kafeye davet etti.The stranger invited me to a nearby café.
O daha da yakına eğildi.He leaned even closer.
Bu adam benim en yakın amirimdir.This man is my immediate superior.
Tren istasyonu yakınında bir banka var mı?Is there a bank near the train station?
Biz okulun yakınında yaşıyoruz.We live near the school.
Tom okyanusa yakın büyümesine rağmen nasıl yüzeceğini öğrenmedi.Even though Tom grew up near the ocean, he never learned how to swim.
Hiç yakın bir ölüm deneyimi yaşadın mı?Have you ever had a near death experience?
Hiç ölüme yakın bir deneyim yaşadınız mı?Have you ever had a near death experience?
Tom'un yakında evleneceğini duydum.I heard that Tom is going to get married soon.
Umarım yakında geri gelebileceksin.I hope you'll be able to come back soon.
Umarım yakında Tom'u görebileceksin.I hope you'll be able to see Tom soon.
Buraya oldukça yakın yaşıyorum.I live quite near here.
Sanırım yakın gelecekte Tom'un Boston'a gitmesi muhtemel.I think Tom is likely to go to Boston in the near future.
Sanırım Tom'un yakında Boston'a gitmesi muhtemel değil.I think Tom isn't likely to go to Boston any time soon.
Tom'u her zaman yakın bir arkadaş kabul ettim.I've always considered Tom a close friend.
Bütün hayatım boyunca sana şimdi hissettiğimden daha yakın hiç hissetmedim.I've never felt closer to you in my entire life than I do right now.
Tom yakında herhangi bir zamanda gidecek gibi görünmüyor.It doesn't seem like Tom will go any time soon.
Tom'un yakında eve dönmesini bekliyoruz.We expect Tom to return home soon.
Bunu yakında tekrar yapmalıyız.We must do this again soon.
Yakında evde olmalıyız.We should be home soon.
Muhtemelen yakında hepimiz ölmüş olacağız.We'll probably all be dead soon.
Gençken yakın bir derede yüzmeye giderdim.When I was young, I used to go swimming in a nearby creek.
Yakında daha iyi hissediyor olmalısın.You should be feeling better soon.
Yakından dinlemelisin.You should listen closely.
Tom ve ben yakın arkadaşız.Tom and I are close friends.
Tom ve ben uzun süredir yakın arkadaşlarız.Tom and I have been close friends for a long time.
Tom ve ben birbirimize yakın yaşarız.Tom and I live near each other.
Tom ve ben yakın arkadaşlardık.Tom and I used to be close friends.
Tom ve ben yakında komşu olacağız.Tom and I'll be neighbors soon.
Tom ve Mary yakın arkadaş oldu.Tom and Mary became close friends.
Tom ve Mary birbirlerine yakın yaşarlar.Tom and Mary live near each other.
Tom en yakın hastaneye yönlendirmeler istedi.Tom asked for directions to the nearest hospital.
Tom okumak için yeterli zamanının olmamasından yakındı.Tom complained that he didn't have enough time to read.
Tom odasının çok küçük olduğundan yakındı.Tom complained that his room was too small.
Tom odanın çok sıcak olduğundan yakındı.Tom complained that the room was too hot.
Tom geçen yaz yakın bir ölüm deneyimi yaşadı.Tom had a near death experience last summer.
Tom geçen yaz ölüme yakın bir deneyim yaşadı.Tom had a near death experience last summer.
Tom muhtemelen Mary'nin en yakın arkadaşı.Tom is probably Mary's closest friend.
Tom daha iyi duyabilmek için yakın eğildi.Tom leaned in close so he could hear better.
Tom yakında Boston'a gideceğini söylüyor.Tom says he'll go to Boston soon.
Tom yakında burada olmalı.Tom should be here shortly.
Tom yakında hastaneden çıkmalı.Tom should be out of the hospital soon.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod