Tom ofisinin yakınında yaşamıyor.Tom doesn't live near his office.
Tom'la yakından ilgilenin ve onun başını derde sokmadığından emin olun.Keep a close eye on Tom and make sure he doesn't get into any trouble.
Tom'un yakın zamanda hapishaneden çıkacağı olası değil.It's unlikely that Tom will get out of prison anytime soon.
Tom'un gece boyunca bunu yapacağını düşünmedim, bu yüzden onun başucunun yakınında kaldım.I didn't think Tom would make it through the night, so I stayed by his bedside.
Tom'un evi Mary'nin okuluna yakındır.Tom's house is near Mary's school.
Tom Mary'nin çok fazla yakınmasına şaşırdı.Tom was surprised that Mary complained so much.
Tom Mary'ye yakın durdu.Tom stood close to Mary.
Tom evimin yakın küçük bir dairede Mary ile birlikte yaşamaktadır.Tom lives with Mary in a small apartment near my house.
Tom Mary'ye yakın yaşıyor.Tom lives near Mary.
Tom Mary'nin yakınında yaşıyor.Tom lives near Mary.
Tom o resimde Mary'ye yakın duruyor.Tom is standing close to Mary in that picture.
Tom şimdi çeşmenin yakınında Mary ile sohbet ediyor.Tom is now talking with Mary over near the fountain.
Tom yakında yine Mary ile görüşmeyi umuyor.Tom hopes to meet Mary again in the near future.
Tom Mary'nin yakında iyileşeceğini umuyor.Tom hopes Mary will get well soon.
Tom on yıla yakın bir süredir Mary'yi tanıyor.Tom has known Mary for close to ten years.
Tom Mary'ye yakında dönüp dönmeyeceğini sordu.Tom asked Mary if she'd return soon.
Tom ve Mary birbirine çok yakın.Tom and Mary are very close to each other.
Tom ve Mary yakın arkadaşlar.Tom and Mary are close friends.
Lütfen, en yakın seyahat acentası nerede?Please, where's the closest travel agency?
Sen yakın tehlike içinde misin?Are you in immediate danger?
Tom pulu aldı ve daha yakından baktı.Tom picked up the stamp and took a closer look.
Tom mümkün olduğu kadar Mary'nin apartmanına yakın parketti.Tom parked as close to Mary's apartment building as he could.
Tom, o hatırlayabildiği kadar uzun süre Mary'nin en yakın arkadaşı olmuştu.Tom had been Mary's best friend for as long as she could remember.
Okula yakın yaşıyoruz.We live close to the school.
Okula yakın oturuyoruz.We live in the vicinity of the school.
Kış yakında geliyor.Winter is coming soon.
Tüm katkıların için teşekkürler. Yakında seni tekrar görmeyi umut ediyoruz.Thank you for all your contributions. We expect to see you again soon.
Yakın bir zamanda Paris'te bizi ziyaret etmeye gel.Come and visit us in Paris sometime soon.
En yakın otobüs durağı nerededir.Where's the nearest bus stop?
En yakın otobüs durağı nerededir?Where's the closest bus stop?
Kongre merkezine daha yakın bir oda isterseniz lütfen bize bildirin.If you'd prefer a room closer to the Convention Center, please let us know.
Yakında bir Almanca kursuna kayıt olacağım.I'll soon register for a course in German.
Yakında yaşayan bir yabancı uzakta yaşayan bir akrabadan daha iyidir.A stranger living nearby is better than a relative living far away.
Yakındaki yabancılar uzaktaki aileden daha iyidir.Strangers close by are better than family far away.
Çöpleri eve çok yakın yakmak iyi bir fikir değildi.Burning the trash so close to the house wasn't a good idea.
Tom yakında hatasının ciddiyetini fark etti.Tom soon realized the seriousness of his error.
Tom bir şelaleye yakın bir kamarada yaşıyor.Tom lives alone in a small cabin near a waterfall.
Tom, daha yakından bakmak için eğildi.Tom leaned down for a closer look.
Tom benim yakın bir akrabam.Tom is a close relative of mine.
Tom benim yakın bir arkadaşım.Tom is a close friend of mine.
Tom'un göl yakınında küçük bir kabini var.Tom has a small cabin on the lakefront.
Tom'un Mary ile yakın bir dostluğu var.Tom has a close relationship with Mary.
Tom, kendi sınıfında zirveye yakın mezun oldu.Tom graduated near the top of his class.
Tom evine yakın kısmi-zamanlı bir iş buldu.Tom found a part-time job near his home.
Tom, Mary'nin evinin John'unkine çok yakın olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know that Mary's house was so close to John's.
Tom Mary'nin o kadar cana yakın olacağını ummuyordu.Tom didn't expect Mary to be so friendly.
Tom Mary'nin ona asla yardım etmemesinden yakındı.Tom complained that Mary never helped him.
Tom sırt ağrısından yakındı.Tom complained that his back hurt.
Tom cinayet anında cinayet mahalline yakın bir yerde olmadığını iddia ediyor.Tom claims that he wasn't anywhere near the murder scene at the time of the murder.
Tom kesinlikle cana yakındır.Tom certainly is friendly.
Tom göle yakın bir kat mülkiyeti aldı.Tom bought a condominium near the lake.
Tom pencereye yakın bir masa istedi.Tom asked for a table near the window.
Tom ve Mary yakında 13. evlilik yıldönümlerini kutlayacaklar.Tom and Mary will have their 13th wedding anniversary soon.
Tom ve Mary yakın arkadaşlardı.Tom and Mary were close friends.
Polisler park yakınında terkedilmiş bir arabada bir ceset buldu.The police found a dead body in an abandoned car near the park.
Çok yakında yüzmeye başlayacağım.I'll start swimming very soon.
Onun evi nehire yakındır.His house is near the river.
Onun evi bir nehre yakındır.His house is near a river.
Evim süpermarkete yakındır.My house is close to the supermarket.
Bunu yakında göreceğiz.That remains to be seen.