Ana içeriğe geç
Sözlük

yakin ile cümle

yakin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Fakat çok yakında savaş şiddetlenecekti.But very soon, the battle would become fierce.
Savaş Little Bighorn nehri yakınında oldu.The battle took place near the Little Bighorn River.
İki ülke savaşa yakınlaşıyordu.The two countries were moving closer to war.
Seçim sonucunun yakın olacağı herkes tarafından biliniyordu.It was clear to everyone that the vote would be close.
Ordunun Harpers Ferry yakınında hiç adamı yoktu.The army had no men near Harpers Ferry.
Seçim çok yakındı.The election was very close.
Yere yakın sisliydi.It was foggy near the ground.
Önceleri, Hintliler cana yakındı.At first, the Indians were friendly.
Ölüler ve yaralılar yakında her yerde yatıyordu.The dead and wounded soon lay everywhere.
Seçim sonuçları son derece yakın.The election results were extremely close.
1876 ​​başkanlık seçimi çok yakındı.The presidential election of 1876 was very close.
Yakında ayrılıyor olacağız.We'll soon be leaving.
O, onun sahip olduğu, aile hissine en yakın şey.She's the closest thing to family he has.
İğrenç şeyler söylemeye ve yakınmalarını abartmaya eğilimlidir.He is apt to say atrocious things and to exaggerate his grievances.
Tek sorunum yakın bir arkadaşımın olmamasıdır.My only trouble is I don't have a close friend.
Köpek ölüme yakındır.The dog is close to death.
Okulumuza yakın bir otobüs durağı var.There's a bus stop close to our school.
İowa kurultayları yakında yapılacaktır.The Iowa caucuses will be held soon.
Kendimi iyi hissetmiyorum. En yakın doktor muayenehanesi nerede?I don’t feel well. Where is the office of the nearest doctor?
Yakında bir otobüs durağı var mı?Is there a bus stop nearby?
Annem her zaman yakında beni ziyaret edeceğini söylüyor.My mom always says that she will visit me soon.
Ona yakın yaşıyoruz.We live near her.
Azizlerin yakınında şeytanlar gezinir.Around the saints roam the devils.
O, mümkün olduğunca ona yakın durdu.She stood as close to him as she could.
O ona yakın durdu.She stood close to him.
O onun yakınında yaşardı.She used to live near him.
Yakında duralım mı?Shall we stop soon?
Tren yakında kalkacak.The train will depart soon.
Evim parka çok yakındır.My house is very near the park.
Onun eve parka yakındır.Her house is close to the park.
Her ev diğerine yakındır.Each house is near another.
O size yakın mı yaşıyor, efendim?Does she live near you, sir?
Çok yakında senden haber alayım.Let me hear from you very soon.
Yakında bırakabilirim ve biraz uyuyabilirim.I may give up soon and just take a nap.
Ölüm çok yakında, çekip gidemezsin.Death is just around the corner and you can't walk away.
Babam yakında emekli olacak.My father is going to retire soon.
Yakında biz sizi hapse gönderebileceğiz.Soon, we'll be able to send you to prison.
Ailene yakın mısın?Are you close to your family?
Annene mi yoksa babana mı daha yakınsın?Are you closer to your mother or to your father?
Diz üstü bilgisayarımı masanın kenarına o kadar yakın koymamalıydım.I shouldn't have put my laptop so close to the edge of the table.
Yakında döneceğim. Postaneye gitmem gerekiyor.I'll be back soon. I have to run to the post office.
Yakında görüşürüz.I'll see you soon.
Her zaman yapmak istediğim tek şey evime yakın iyi bir iş bulmak.One thing I've always wanted to do is get a decent job close to home.
Bazılarımız yakın gelecekte seni ziyaret etmeyi planlıyor.Some of us plan to visit you in the near future.
Yakında yağmur yağacağını düşünüyorum.I think that it's going to rain soon.
Yakınmayı bırak.Stop carping!
Lütfen en yakın kilisenin nerede olduğunu söyleyebilir misiniz?Can you please tell me where the nearest church is?
Lütfen bana en yakın kilisenin nerede olduğunu söyler misin?Could you please tell me where the nearest church is?
Bazı insanlar her şey hakkında yakınıyor gibi görünüyor.Some people seem to complain about everything.
O daha da iyileşti, bu yüzden yakında hastaneden çıkabilecek.He has gotten better, so he'll soon be able to leave the hospital.
Yakında yaşamasına rağmen , onu nadiren görürüm.Although she lives nearby, I rarely see her.
Tom evinin yakınındaki bir spor salonunda egzersiz yapıyor.Tom works out in a gym near his house.
Tom yakında eve geri dönecek.Tom will be back home soon.
Tom yakında Avustralya'dan buraya varıyor olacak.Tom will be arriving here soon from Australia.
Tom, ona daha yakından baktı.Tom took a closer look at it.
Tom köprünün ortasına yakın üç patlayıcı bıraktı.Tom planted some explosives near the middle of the bridge.
Tom birkaç yıl Boston yakınında küçük bir bar işletti.Tom managed a small bar near Boston for quite a few years.
Tom henüz burada değil fakat yakında onu bekliyoruz.Tom isn't here yet, but we expect him soon.
Tom yakında burada olacak.Tom is due to arrive here soon.
Tom kapıya yakın askılardan birine ceketini astı.Tom hung his coat on one of the hooks near the door.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod