yakarış ile cümle

yakarış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
İshak karısı için RABbe yakardı, çünkü karısı kısırdı. RAB İshakın yakarışını yanıtladı, Rebeka hamile kaldı.ויעתר יצחק ליהוה לנכח אשתו כי עקרה הוא ויעתר לו יהוה ותהר רבקה אשתו׃
İshak karısı için RABbe yakardı, çünkü karısı kısırdı. RAB İshakın yakarışını yanıtladı, Rebeka hamile kaldı.وصلّى اسحق الى الرب لاجل امرأته لانها كانت عاقرا. فاستجاب له الرب فحبلت رفقة امرأته.
İshak karısı için RABbe yakardı, çünkü karısı kısırdı. RAB İshakın yakarışını yanıtladı, Rebeka hamile kaldı.以 撒 因 他 妻 子 不 生 育 、 就 為 他 祈 求 耶 和 華 、 耶 和 華 應 允 他 的 祈 求 、 他 的 妻 子 利 百 加 就 懷 了 孕
İshak karısı için RABbe yakardı, çünkü karısı kısırdı. RAB İshakın yakarışını yanıtladı, Rebeka hamile kaldı.以撒 因 他 妻子 不 生育 、 就 為 他 祈求 耶和華 、 耶和華 應允 他 的 祈求 、 他 的 妻子 利百加 就 懷了孕
‹‹İşte hamilesin, bir oğlun olacak, Adını İsmailfü koyacaksın. Çünkü RAB sıkıntı içindeki yakarışını işitti.여호와의 사자가 또 그에게 이르되 네가 잉태하였은즉 아들을 낳으리니 그 이름을 이스마엘이라 하라 이는 여호와께서 네 고통을 들으셨음이니라
‹‹İşte hamilesin, bir oğlun olacak, Adını İsmailfü koyacaksın. Çünkü RAB sıkıntı içindeki yakarışını işitti.ויאמר לה מלאך יהוה הנך הרה וילדת בן וקראת שמו ישמעאל כי שמע יהוה אל עניך׃
‹‹İşte hamilesin, bir oğlun olacak, Adını İsmailfü koyacaksın. Çünkü RAB sıkıntı içindeki yakarışını işitti.وقال لها ملاك الرب ها انت حبلى فتلدين ابنا. وتدعين اسمه اسماعيل لان الرب قد سمع لمذلّتك.
‹‹İşte hamilesin, bir oğlun olacak, Adını İsmailfü koyacaksın. Çünkü RAB sıkıntı içindeki yakarışını işitti.並 說 、 你 如 今 懷 孕 要 生 一 個 兒 子 、 可 以 給 他 起 名 叫 以 實 瑪 利 、 因 為 耶 和 華 聽 見 了 你 的 苦 情 。 〔 以 實 瑪 利 就 是 神 聽 見 的 意 思
‹‹İşte hamilesin, bir oğlun olacak, Adını İsmailfü koyacaksın. Çünkü RAB sıkıntı içindeki yakarışını işitti.並說 、 你 如今 懷孕 要 生 一 個 兒子 、 可以 給 他 起名 叫 以 實瑪利 、 因為 耶和華 聽見 了 你 的 苦情 。 〔 以 實瑪 利 就是 神聽見 的 意思
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››Hold ikke din tjenerinne for en ryggesløs kvinne! For jeg har hele tiden talt av min store sorg og gremmelse.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››Janganlah aku ini dianggap perempuan jalang. Aku berdoa seperti ini karena aku sangat sedih.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››당신의 여종을 악한 여자로 여기지 마옵소서 내가 지금까지 말한것은 나의 원통함과 격동됨이 많음을 인함이니이다
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››Nepřirovnávejž děvky své k ženě bezbožné, nebo z velikého myšlení a hořkosti své mluvila jsem až dosavad.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››Ne rači šteti dekle svoje za hčer Belijalovo, zakaj od velikega žalovanja in razžaljenja sem doslej govorila.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››Regn ikke din Trælkvinde for en dårlig Kvinde! Nej, hele Tiden har jeg talt ud af min dybe Kummer og Kvide!"
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››не считай рабы твоей негодною женщиною, ибо от великой печали моей и от скорби моей я говорила доселе.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››Не считай слугинята си за лоша жена; защото от голямото си оплакване от скръбта си съм говорила до сега.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››אל תתן את אמתך לפני בת בליעל כי מרב שיחי וכעסי דברתי עד הנה׃
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››لا تحسب امتك ابنة بليعال. لاني من كثرة كربتي وغيظي قد تكلمت الى الآن.
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››不 要 將 婢 女 看 作 不 正 經 的 女 子 . 我 因 被 人 激 動 愁 苦 太 多 、 所 以 祈 求 到 如 今
Kulunu kötü bir kadın sanma. Yakarışımı şimdiye dek sürdürmemin nedeni çok kaygılı, üzüntülü olmamdır.››不要將 婢女 看作 不正經 的 女子 . 我 因 被 人 激動 愁苦 太 多 、 所以 祈求 到 如今
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.A gdyśmy pościli, i prosiliśmy o to Boga naszego, wysłuchał nas.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.A když jsme se postili a hledali v tom Boha svého, tedy vyslyšel nás.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Also fasteten wir und suchten solches von unserm Gott, und er hörte uns.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.A tak sme sa postili a hľadali sme o to svojho Boha, a vyslyšal nás.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Ayunamos, pues, y pedimos a nuestro Dios acerca de esto; y él nos fue propicio
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Ấy vậy , chúng_ta kiêng_cữ ăn và cầu_xin Ngài điều ấy ; Ngài bèn nhậm lời chúng_ta .
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Ấy vậy, chúng ta kiêng cữ ăn và cầu xin Ngài điều ấy; Ngài bèn nhậm lời chúng ta.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.C`est à cause de cela que nous jeûnâmes et que nous invoquâmes notre Dieu. Et il nous exauça.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Così abbiamo digiunato e implorato da Dio questo favore ed egli ci è venuto in aiuto
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Daarom vastten wij en baden om Gods bescherming. En Hij verhoorde ons gebed.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Därför fastade vi och sökte hjälp av vår Gud, och han bönhörde oss.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.És bõjtölénk és a mi Istenünkhöz könyörgénk annakokáért, és meghallgatott minket.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.그러므로 우리가 이를 위하여 금식하며 우리 하나님께 간구하였더니 그 응낙하심을 입었느니라
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Maka berpuasalah kami serta berdoa kepada Allah meminta perlindungan dan Ia pun mengabulkan doa kami
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Niin me paastosimme ja anoimme tätä Jumalaltamme, ja hän kuuli meidän rukouksemme.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Nós, pois, jejuamos, e pedimos isto ao nosso Deus; e ele atendeu �s nossas orações.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Pentru aceasta am postit şi am chemat pe Dumnezeul nostru. Şi El ne -a ascultat.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Postili smo se torej in Boga svojega prosili tega, in dal se nam je izprositi.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Så fastede vi og bad til vor Gud derom, og han bønbørte os.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Så fastet vi og bad vår Gud om hjelp, og han bønnhørte oss.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Ενηστευσαμεν λοιπον και ικετευσαμεν τον Θεον ημων περι τουτου και εγεινεν ιλεως προς ημας.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Итак мы постились и просили Бога нашего о сем, и Он услышал нас.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.Постихме, прочее, и молихме се на нашия Бог за това, и Той ни послуша.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.ונצומה ונבקשה מאלהינו על זאת ויעתר לנו׃
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.فصمنا وطلبنا ذلك من الهنا فاستجاب لنا.
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.所 以 我 們 禁 食 祈 求 我 們 的 神 、 他 就 應 允 了 我 們
Oruç tuttuk ve bu konuda Tanrımıza yakardık. O da yakarışımızı yanıtladı.所以 我 們 禁食 祈求 我 們 的 神 、 他 就 應允 了 我們
RABbin gözleri doğru kişilerin üzerindedir, Kulakları onların yakarışına açıktır.(33:16) Очи Господни обращены на праведников, и уши Его – к воплю их.
RABbin gözleri doğru kişilerin üzerindedir, Kulakları onların yakarışına açıktır.(34:16) Les yeux de l`Éternel sont sur les justes, Et ses oreilles sont attentives à leurs cris.
RABbin gözleri doğru kişilerin üzerindedir, Kulakları onların yakarışına açıktır.Die Augen des HERRN merken auf die Gerechten und seine Ohren auf ihr Schreien;
RABbin gözleri doğru kişilerin üzerindedir, Kulakları onların yakarışına açıktır.Houd u ver van de zonde en doe alleen wat goed is. Zoek met uw hele hart naar alles wat vrede inhoudt.
RABbin gözleri doğru kişilerin üzerindedir, Kulakları onların yakarışına açıktır.Kerüld a rosszat és cselekedjél jót; keresd a békességet és kövesd azt.
RABbin gözleri doğru kişilerin üzerindedir, Kulakları onların yakarışına açıktır.여호와의 눈은 의인을 향하시고 그 귀는 저희 부르짖음에 기울이시는도다
RABbin gözleri doğru kişilerin üzerindedir, Kulakları onların yakarışına açıktır.Los ojos de Jehovah están sobre los justos; sus oídos están atentos a su clamor
RABbin gözleri doğru kişilerin üzerindedir, Kulakları onların yakarışına açıktır.Mắt Ðức Giê-hô-va đoái xem người công bình, Lỗ tai Ngài nghe tiếng kêu cầu của họ.
RABbin gözleri doğru kişilerin üzerindedir, Kulakları onların yakarışına açıktır.Mắt_Ðức_Giê - hô-va đoái xem người công_bình , Lỗ tai Ngài nghe tiếng kêu_cầu của họ .
RABbin gözleri doğru kişilerin üzerindedir, Kulakları onların yakarışına açıktır.Ochii Domnului sînt peste cei fără prihană, şi urechile Lui iau aminte la strigătele lor.
RABbin gözleri doğru kişilerin üzerindedir, Kulakları onların yakarışına açıktır.Oči GOSPODOVE pazijo na pravične in ušesa njegova na njih vpitje.
RABbin gözleri doğru kişilerin üzerindedir, Kulakları onların yakarışına açıktır.Odstup od zlého, a čiň dobré, hledej pokoje, a stíhej jej.

İlgili Sayfalar