yakalama ile cümle
yakalama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
O uzunlukta bir şarkıyı yakalamak insan algısının ötesindedir.It's beyond our human perception to pick up a song of that duration.
Ama onların duygusal ilgilerini yakalamanız, kendinizde tutmanız lazım, daha o ilk birkaç saniyede.But you've got to grab their emotional attention, focused on you, within that first few seconds.
Deneyime benzer çeşitte olanı oluşturabilmek için, şu kadar yakını yakalamamız gerekiyor.We need to capture that up close to establish that what it's like-type experience.
Yani bu gerçekten bir anı yakalamaktansa bir fikri yakalamak ile ilgili.So it's more about capturing an idea than about capturing a moment really.
Çok özel bir durumu yakalamak haricinde genelde insanlar bunları anlayacaktır.Q: Test. One of the problems I've run into when
Havada hiçbir fareler korkarım, ama bir yarasa yakalamak, ve bu çokThere are no mice in the air, I'm afraid, but you might catch a bat, and that's very
Ve o yakalamak için böyle bir sermaye biri fareler düşünemiyorum!And she's such a capital one for catching mice you can't think!
Beni yakalamayı gerçekten istiyor musun?Do you ever wanna catch me?
Yakalama ipinin durumunda ise uçan avın etkisini soğurması için çok elastik olması gerekir.In the case of the capture spiral, it needs to be so stretchy to absorb the impact of flying prey.
Scytode avını yakalamak için ağ kullanmıyor bile.Scytodes doesn't use a web at all to catch prey.
Lee Tae Ik seni yakalamamalı.You can't be caught by Lee Tae Ik.
Çünkü yakalamak istiyorum.Because I want to catch.
Kimseyi yakalamaya çalışmamalısın.You must not try to catch anybody.
Yusufçuk yakalamaya gitti.He went catching dragonflies
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.But if you reach out to grab it or hold it, you will destroy it.
Yukarı ve aşağı jauncing ile ölüm yakalamak için bana gönderme için kalp Beshrew!Beshrew your heart for sending me about To catch my death with jauncing up and down!
Aslında Kony'i yakalamamız için gereken tek şey şunu göstermek:In fact, the only way to stop Kony is to show him
Biz gerçekten... ...eşsiz görüntüler yakalamak için... ...gecemizi gündüzümüzü harcıyoruz.But we truly do spend day and night trying to capture unique footage.
10 yıldır aslanları ve filleri bir arada... ...yakalamaya çalışıyorduk.But, for 10 years, we tried to capture
[Soran]:Onu yakalamaya çalıştım.[Questioner]
Onu yakalamaya çalışma.[M.]
Hiç bir şeyi yakalamaya çalışma, hiç bir şeyi.Don't try to grab anything.
O zaman, sizi yakalamak için acele ederim.At some point I may rush to catch up ahead.
Amacım adaleti korumak ve Hayalet hırsızı yakalamakMy aim is to preserve justice and arrest thief ghost
Bu yüzden motion capture (hareket yakalama) teknolojisine yoğunlaştık.So we focused on motion capture.
Düzenek taban boyunca sürülüyor, burada karides yakalamak için.And this just drags over the bottom, in this case to catch shrimp.
O zenginliği yakalamaya çalışıyordu.He was in pursuit of the riches.
Senaryo D'de, fazladan 1 tane tavşan yakalamanın marjinal maliyeti 60 böğürtlen.It'll help if you kind of work it out. Scenario D the cost of one extra rabbit is now 60 berries.
2 tane tavşan var ve üçüncüsünü yakalama fikrini değerlendiriyoruz. . Senaryo D buydu.We already have 2 rabbits and are thinking about getting a third.
Fazladan bir tavşan yakalamak bana 20'ye mal olacaktı. .I already know that it'd cost me 20 rabbits to try to get an incremental one.
Batı felsefesini de yakalamaya çalışıyordum.I was trying to catch up with the Western philosophy.
Heykelin altı bir kum tanesinden oyuldu. Bunun sebebi, taş görüntüsünü yakalamak istememdi.The bottom of it is carved from a grain of sand, because I wanted to get a bit of the stone effect.
Anı yakalamalıyız.We must seize this moment.
O zaman onu yakalamayı umarak kollarınızı açarsınız.So, you hold out your arms, hoping to catch her.
Şöhret saf altındır fakat üniversitelerinizi bu fırsatı yakalamaları için özgürleştirmelisiniz.That reputation is pure gold, but you have to liberate your universities to seize that opportunity.
Sizin "her neysenizi" düşüp bizi yakalamadan farkettikSeems we spotted your whatever-it-is before it caught us and came down
Bizim işimiz bu tip şeyleri yakalamakIt's our job to look for stuff like this.
Sanki bizi yakalamaya çalışıyormuş gibiLike it was trying to catch us.
İzleri yakalamaya başladım.I started capturing traces.
Ama bu yine, kovadan balık yakalamak olur, anlıyorsunuz değil mi?But that's, again, shooting fish in a barrel, you know, right?
"Prezervatif kullanın, AIDS'e yakalamayın.""Use a condom, don't get AlDS."
Bu yakalamak oldu.That was the catch.
Balıkları yakalamaya çalışıyorlardı.They were trying to catch fish.
Yanggu Eyaleti... onu yakalamak için çok çalıştı ama yararı olmadıYanggu County has... sent many trying to catch it, but to no avail.
Hepsindeki değişimi yakalamak için gerçekten konsantre olmak zorundasınız.You have to really concentrate to pick up any of the changes at all.
Sizi yakalamak istiyorlarsa zamanı gelince yakalarlar.If they want to get you, they'll get you, in time.
Ve ayrıca yüzyılın sonlarına doğru, sağlıkları da artıyor, ve Japonya onları yakalamaya başlıyor.And they were also, by the end of the century, getting healthy, and Japan was starting to catch up.
Çünkü iki kedinin de istediği şey fare yakalamaktır.Because catching mice is what the two cats wanted to do.
Çin ve Hindistan, şuradaki fareleri yakalamak istiyorlar, biliyorsunuz.China and India, wanting to catch the mices over there, you know.
Miles beni yakalamak üzere.Miles is catching on.
-- belki uçağı yakalaması gerekiyordu ya da öyle bir şeyler.-- maybe he had to catch a plane, or something.
Şimdi yakalamaya çalıştığım, nesnelerin duygusal işlevleri.What I try to pursue now is the emotional functionality of things.
Liang Shan eşkıyasını yakalamak için sana ihtiyaçları varmış.We'll join hands to crush the Liang Shan bandits
Genellikle, eğer kulaklıklar çok kötüyse, aynı etkiyi yakalamak için sesi açarsınız.Generally, if headphones are very, very poor, you have to turn them up to get the same effect.
Ona yardım edecek kimse yok, yakalamak kolay olacak.Since there is no one to help her. she'll be easy to catch
Ocarina of Time Zelda oyunun ilk üç çeyrek için yakalama önler.In Ocarina of Time, Zelda avoids capture for the first three quarters of the game.
Yarıklardaki küçük canlıları yakalamak için daha sivri ve nazik olanlarıDelicate and pointed for winkling tiny creatures from cracks in rocks
O halde bir kuşu yakalamak için en iyi zaman yuvasına girme ve çıkma anıdırSo its best chance is to grab a bird coming in or out
Saulun gönderdiği ulaklar Davutu yakalamaya geldiğinde, Mikal, ‹‹Davut hasta›› dedi.When Saul sent messengers to take David, she said, "He is sick."
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.Behold, the hope of him is in vain. Won't one be cast down even at the sight of him?