yakalama ile cümle

yakalama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Körebe onları yakalamaya çalışır.The police try to capture them.
Bu sistemlerde tcpdump paket yakalamak için libpcap kütüphanesini kullanır.In those systems, tcpdump uses the libpcap library to capture packets.
Kedi, onları yakalamaya çalışır.Then the cat caught them.
Alfred: Sürekli peşinde koşturduğu ve yakalamak istediği bir kunduz vardır.A mob formed and pursued Pullen, intending to capture him.
Otomobil büyük bir başarı yakalamaktan henüz uzaktır.The car was not much of a success.
Güzelliğin o kokusunu yakalamak.With its fate to carry foul smell.
Bluetooth, ses kaydı ve sesli video yakalama gibi yeni özellikler oldu.New features included Bluetooth, voice recording, and video capture with sound.
"Modern şarkı sözleriyle old-school soul havasını yakalamak istedik."Neo-Soul Setting for Old-School Soul Voice".
Sürekli Robin Hood'u yakalamaya çalışır.Regularly bullies Robin.
Artık hataları yakalamak için başkalarına ihtiyaç olmayacaktır.However, no one is permitted to ask another to kill them.
J.Jonah Jameson Örümcek Adamı yakalamak için pek çok girişimde bulunmuştur.The Wild Pack was then hired by J. Jonah Jameson to capture the Human Torch.
Ambrose, Miz'i yakalamaya çalışırken Samson, Ambrose'a Rolling Cutter hareketini yaptı.Ambrose chased after Miz, but Samson attacked Ambrose with a rolling cutter.
Fox River kaçaklarını yakalaması için görevlendirilmiştir.We're very sad to see the Sea Fox leave.
Peter, Seamus'un uyarılarına rağmen balığı yakalamaya karar verir.When Peter calls him, Dr. Octopus decides to have Peter bring the ransom.
Açlık Oyunları: Ateşi Yakalamak, 2013 yapımı sinema filmi.The Hunger Games: Catching Fire (2013).
Bir haydutu yakalamak, öldürmekten daha fazla puan getirir.To gain rankings, one must have more kills than deaths.
Asil Nadir hakkında çıkarılan yakalama kararı ile 17 Aralık 1990 tarihinde tutuklandı.A controversial verdict of not guilty was announced on 17 December.
En küçük fırsatında Kalinin'den kaçtığının ertesi günü NKVD onu yakalamak için gelmişti.On at least one occasion, in Kalinin, the NKVD came for her the day after she had fled.
Kitabın Açlık Oyunları: Ateşi Yakalamak adlı film uyarlaması 22 Kasım 2013'te gösterime girdi.A film adaptation, The Hunger Games: Catching Fire, was released on November 22, 2013.
Bu yeteneğini kendini yakalamaya çalışanlardan kaçarken kullanmaktadır.It was this knowledge that drove them to try to escape.
Babaları onları Korra'yı yakalamak için görevlendirmiştir.His parents were among the founders of the settlement Kfar Azar.
Çekimler sırasında hiçbir özel efekt, yeşil ekran ya da hareket yakalama işlemi kullanılmadı.During filming, there were no special effects, greenscreen, or tracking markers used.
Ön bacak çifti avlarını yakalamaya uyarlanmıştır.A married couple are chased by two hunters.
Bu ağızlık özgün sesini yakalamasında hayatî rol oynamıştır.I think she has a distinct sound when she raps.
Nano parçacıkların hedefi güneş pillerinin yüzeyindeki ışığı yakalamaktır.The goal of the nano-particles is to trap light on the surface of the SC.
Standart bu versiyonunda, ağırlıklı olarak doğru üretim ve hata yakalama konularına odaklanmıştır.Thought is divided easily into categories of truth and error.
Bugün'ün konusu anı yakalamak.Okay, today's concept is capturing movement.
Hindistan'ın Çin'i yakalamak için hala alacağı çok yol var.India still has a long way to go to catch up with China.
Onları orada yakalamalısınız.You've got to get them there.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.To catch that one, he would have to go in a mad rush.
Tavşan yakalamaya ayırdığımız zaman azalınca 2 tavşan yakalıyoruz fakat 240 dut toplayabiliyoruz.So let's say scenario D.
Ve bu harika anları yakalamayı başardık.And we managed to get that magic moment.
Biz sıçan benzeri yaratık yakalamak zorundayız.We have to catch that rat-like creature.
Yemek yakalamak için yemi yok, yakalasa bile yiyecek dişleri yok.He has no lure for attracting food and no teeth for eating it when it gets there.
Buraya bir hikaye yakalamaya geldik, değil mi?We came down here to get a story, didn't we?
Kurumlar, anlattığım gibi, bu değeri yakalamaktan alıkoyulmuştur.And institutions, as I've said, are prevented from capturing that.
Haraket ve doku yakalamaya merak sardım.I've become more interested in capturing movement and texture.
Ve günde iki tavşan yakalamak istiyorum.And I want to go to two rabbits a day.
O tavşanları yakalamak kolay olacaktır.And so that was very easy to get.
Birincil olarak o yavaş ve çok da uyanık olamayan tavşanları yakalamak çok zaman almıyor.One, it didn't take you much time to get those literally slow and maybe less quick-witted rabbits.
Oysa ikinci tavşanı yakalamakla geçirdiğiniz zamanda toplanması kolay dutlardan feragat ediyorsunuz.And in that little bit more time, you're also giving up berries that were easier to get.
Belirli yüksekliklere kadar sizi yakalamak için harikalar.They're great for catching you, up to certain heights.
Ben Lord Faptaguise'nin seni yakalaması için yem olarak gönderildim.And I am Lord Faptaguise's henchwoman sent to capture you.
İçerdik, Ayı yakalamak için suya dalardıkDrunk, we jumped into water to catch the moon
Hsiang Efendi, Olay nedir? seni yakalamak! beni?Master Hsiang, what's the matter? Get you!
Aidid'i yakalamaya çalışmıyorduk.So is this.
Sizi yakalamaya çalışıyorduk. Beni mi? Ben o kadar önemli miyim?Miami, my friend, is not Cuba.
Altı haftadır generali yakalamaya çalışıyorsunuz.Trying to make a living. Yeah.
İkimizde yakalama sanatını öğrenmiştik.We have both learned the art of capture.
Ama bu durum gözlerinizdeki retinaların da ışığı yakalamadığı anlamına gelir.But that means that retinas in your eyes are not catching the light, either.
Aldosteronun temel görevi sodyum yakalamadır.That's the main activity of aldosterone in terms of capturing sodium
Geliyor. geliyor...o önemli şey geliyor.. ...yakalamaya çalıştığın şey, başarı.It's coming, it's coming --that great thing-- the success you're working for.
Seni yakalamaları uzun sürmezWhere can you hide?
Eğer daha çok tavşan yakalamaya çalışırsak.And so we want to think about what are the trade-offs.
Yani demek istediğim, bir tavşan daha yakalamak istiyorsak, neden vazgeçmeliyim?If we try to catch more rabbits
Onu yakalamamız için bizi aradılar.They called us to catch it.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.The exciting thing is that I see students at my school with ambition grabbing at opportunity.
Şu adi herifi, Gil Dong'u yakalamalıyız!We have to catch that wretch, Gil Dong!
Çin'e doğru yola çıkmadan önce yakalamalıyım!I have to catch him before he leaves for China!
Machungool'e doğru hırsızları yakalamaya gideceğiz!We will head to Machungool to catch the thieves!
İlgili Sayfalar