yakıt ile cümle
yakıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yanıcı olan neredeyse bütün yakıtlar kullanılabilir.Горючее должно выгореть почти полностью.
Depolara yanlış yakıt konmuş olabilir.Доходило до сожжения хранившихся на складах непроданных экземпляров.
1935 yılında sıvı yakıtla çalışan sesten hızlı bir roket geliştirdi.В 1955 году было принято решение разработать новую ракету так быстро, как только возможно.
V1, otomatik pilotla hedefe ulaşmaya yetecek kadar yakıtla gönderiliyordu.Над целью в его истребитель Ла-5 попал зенитный снаряд.
Bu yara sonucu Bismarck yakıt kaybetmeye ardında bir iz bırakmaya başladı.«Бисмарк» стал оставлять нефтяной след.
İtici yakıtı eritmek için asla açık alev kullanılmamalıdır.Нет необходимости в постоянном контроле инфузии.
İlk iki vagonun ve yakıt taşıyan vagonun tekerlekleri tahrikliydi.Первые ручные мотобуры управляемые двумя операторами были тяжелыми.
Mangal yakıtı olarak genellikle odun, kömür ve odun kömürü kullanılır.В качестве топлива применялись в основном дерево и древесный уголь.
Yağ ve kömür yakıtlı santraller az verimlidir.Содержание фосфора и углерода практически не изменяется.
Yakıt ikmali yapamaz.Они не могут производить топливо.
İlkel roketler, barut gibi katı yakıt kulanıyordu.Ракеты были начинены твёрдым топливом — порохом.
Jet yakıtı ile çalışmaktadır.Установка работала на дизельном топливе.
İnşaat malzemesi, kâğıt ve yakıt yapımında hammadde olarak kullanılmaktadır.Древесина используется в качестве строительного материала и топлива.
Bu motor bir hipergolik yakıt sistemine sahipti.Этот двигатель имеет систему распеделенного впрыска топлива.
Havada yakıt ikmali, uçuş sırasında uçak yakıtını bir askerî uçaktan (tanker) diğerine aktarılması işlemidir.Дозапра́вка в во́здухе — операция передачи топлива с одного летательного аппарата на другой во время полёта.
Yakıt olarak da Hidrojen peroksit (H2O2) kullanmıştır.В химчистках для борьбы с ним используют пероксид водорода (H2O2).
Kullanıcılar, yolculuk sırasında eczacılardan sağladıkları yakıtı kendileri taşımaktaydı.وحمل مستخدمي الوقود مستلزماتهم من الصيدلية أثناء سفرهم.
O dönemde otomobili çalıştırmadan önce sürücüler yakıt ile motoru ısıtmak zorundaydılar.وفي هذه الفترة اضطر السائقون أن يقوموا بتسخين المحرك بالوقود قبل بدء تشغيل السيارة.
Örneğin Los Angeles'ta araçların plaka numaralarına göre yalnızca iki günde bir yakıt almalarına izin verilir.وعلى سبيل المثال فقد سمحت لوس أنجلوس بشراء الوقود خلال يومين فقط وفقاً لأرقام لوحة تراخيص السيارات.
1973 Petrol Krizi sonrasında İsveç, fosil yakıtların kullanım payını azaltma kararı aldı.عززت أزمة النفط عام 1973 التزام السويد بتقليل الاعتماد على الوقود الأحفوري المستورد.
Yakıt olarak da kullanılmaktadır.كما يستخدم كمصدر للوقود.
Metrik sistem kullanan ülkelerde yakıt ekonomisi kilometre bölü litre (km/L) ile ifade edilir.يعبر عن اقتصادية الوقود في الدول التي تستعمل النظام المتري باللتر لكل 100 كيلومتر.
Bu geniş enerji gereksinimlerinin büyük bir bölümü fosil yakıtlardan sağlanmaktadır.تأتي الغالبية العظمى من هذه الطاقة من مصادر الوقود الأحفوري.
Yağ ve kömür yakıtlı santraller az verimlidir.وأما المحطات التي تعمل بالبترول أو الفحم فهي أقل كفاءة.
Bunlardan dört tanesi yakıt ve yükseltgenler içindir.منهم أربعة قبائل: وهم الشَّيَّعة، وبَنُو سهم، وبَنُو مالك، والمروان.
Aşağıdaki örnek 20 güneş kütlesine sahip bir yıldızın tüm yakıtını tüketmesi için gereken zamanı gösterir.ويُظهر المثال التالي مقدار الوقت اللازم لنجم مكون من 20 كتلة شمسية ليستهلك كل وقوده النووي.
Enerjinin korunumunun genel kuramını öngördü ve yakıt hücresi teknolojisinin öncüsü oldu.توقع النظرية العامة لحفظ الطاقة، ويعتبر رائدا في تكنولوجيا خلايا الوقود.
1926 - Robert H. Goddard, ilk sıvı yakıtlı roketi fırlattı.1926: أطلقروبرت جودارد أول صاروخ ذو وقود سائل.
Yakıt tüketimini azaltmak için otomobil üreticileri daha aerodinamik otomobiller tasarlamaya başlar.وللحد من استهلاك الوقود فقد بدأت الشركات المصنعة للسيارات بتصميم سيارات أكثر هوائية.
Yarışlar ilk petrol-yakıtlı otomobillerin yapılması ile başlamıştır.بدأت سباقات السيارات مباشرة بعدما اخترعت السيارات التي تعمل على البنزين.
V2 roketleri, yakıt olarak alkol ve sıvı oksijen kullanıyordu.وكان الصاروخ فاو-2 يعمل بمخلوط وقود من الكحول والماء، والمادة المؤكسدة الأكسجين.
Messina'da yakıt ikmali, İtalya'nın 2 Ağustos'ta tarafsızlığını ilan etmesi sebebiyle karmaşık bir hal aldı.وعندما رسيا هناك، أصبحت هناك حالة من الفوضى؛ بسبب إعلان إيطاليا في يوم 3 أغسطس الحياد.
En verimli gaz yakıtlı santrallerde %50 verim elde edilir.وستوفر الطائرة وفورات في الوقود تصل إلى 15٪.
En sık kullanılan nükleer yakıtlar plütonyum-239 (239Pu) ve uranyum-235 (235U)'dur.كما أن "المواد النووية الخاصة" هي أيضا البلوتونيوم 239 واليورانيوم -233 واليورانيوم المخصب (يو 235).
HDi motor yakıt tüketimini azaltır.مازدا أرادت التقليل من استهلاك الوقود في المحرك.
Katı yakıtlı roketlerin ilk denemesi Eylül 1805'te yapıldı.وكان الإعلان الأول من المدفعية الملكية لصواريخ الوقود الصلب في 1805.
Tuzlar, katı yakıt üretimine kıyasla oldukça ucuzdur.هذا الوقود يحترق بسهولة نسبيا.
Turbokompresörler, yakıt enjekte edilen yanma odasına giren havanın sıkıştırılmasına olanak sağlar.وسمحت التوربينية بضغط الهواء الداخل لغرفة الإحتراق المحقون بالوقود.
Bu, bütün pillerde ve yakıt pillerinde temel çalışma prensibidir.وهذا هو مبدأ جميع البطاريات وخلايا الوقود.
Cephane ve yakıt sınırlanmıştır.إلا أن المنجم أغلق وطمر.
Araç sahibi olma ücretleri ve yakıt vergileri, enerji verimliliğini arttırmak için kullanılır.معظم المكافآت تمنح لحاول تحسين أداء الطاقة.
Okul yıllarında, para kazanmak için uçaklara yakıt doldurdu.وكان لسنوات يجمع المال من أجل تكاليف الدراسة.
Az zenginleştirilmiş uranyum, içeriğindeki 235U konsantrasyonu %0.9 ila %2 arasında olan uranyum yakıtıdır.اليورانيوم المخصب قليلا (SEU) لديه 235U تركيز 0.9٪ إلى 2٪.
Tasarımından dolayı yakıtı hiç de ekonomik olmayan şekilde tüketir.مع العلم أنه لا يستخدم للتفحيم لعدم جدوتها اقتصاديًا.
Bu yardım daha fazla yakıt taşımaktan daha fazla kullanışlıdır.هذه الطريقة كانت تستهلك كمية أكبر من الوقود.
Yakıt boşaltma sensörleri yakıt tankının üst kısmında yer almaktadır.الأنبوب الجزء العلوي لجهاز جمع الطاقة بالنصف العلوي للخزان.
Bu problem ayrıca çıkan zehri yakmak için ek yakıt çubuğu eklenerek doğrulandı.وبهذا يمكن حل هذة المشكله عن طريق إضافة قضبان وقود إضافية لتحرق السم .
hidrojen yakıt hücreleri hidrojen yakıtı hidrojen ekonomisi hidrojenli araçالهيدروجين خلايا الوقود وقود الهيدروجين اقتصاد الهيدروجين هيدروجين أخضر هيدروجين أزرق مركبة هيدروجينية
Yakıt olarak da kullanılmaktadır.É também usada como combustível.
Haziran 2012'de Waze, gerçek zamanlı yakıt fiyatları sunmak için bir güncelleme başlattı.Em junho de 2012, o Waze lançou uma atualização para fornecer preços de combustível em tempo real.
Uçuş testinden sonra, aerodinamik arıtmalar yakıt yanıklarını %1,4 oranında düşürdü.Após os testes de voo, ajustes aerodinâmicos têm reduzido o consumo de combustível por 1,4%.
Büyük yıldızlar yakıtlarını çok hızlı yakarlar ve ömürleri kısa olur.Estrelas grandes consomem seu combustível muito rapidamente e têm vida curta.
Hidrazin ve türevleri füze yakıtlarında kullanılır.A hidrazina e seus derivados são usados como combustível em foguetes.
Uçak mürettebatı ayrıca uçaklara bağlı harici yakıt tanklarından ayrıldı.A equipe de terra deixou também tanques de combustível externos ligados à aeronave.
Aralık 2003 Minör yeni değiştirmek Common rail direkt yakıt enjeksiyonu dizel modeli tanıtıldı.Dez 2003 Minor mudar new common rail de injeção direta de combustível modelo de diesel introduzido.
Çözücü ve yakıt olarak kullanılmaktadır.É utilizado com solvente e combustível.
Fosil yakıt ithal etmek mecburiyetinden kurtulacağız.Diminui a queima de combustíveis fósseis.
Yakıt tüketimi konvansiyonel dizel araçlara kıyasla %10 - %15 azaltıldı.O acordo foi de 15 dias, com redução de dez por cento no preço do diesel.
2. Sıvı Yakıtlar (Akaryakıtlar): Ham petrol ile fosil kömürü katranından elde edilen maddelerdir.Parte II:Biocombustíveis: moda decorrente do alto preço do petróleo.
Ancak bu durum, (yakıtı tükenmiş) roketin ne amaçla kulanılacağına bağlı olarak sorun teşkil etmeyebilir.Caso não seja possível, o sistema informa quantos foguetes seriam necessários para alcançar o objetivo.