yakınma ile cümle

yakınma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.我 在 他 面前 吐露 我 的 苦情 . 陳說 我 的 患難
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:A Hospodin počul hlas vašich rečí a rozhneval sa a prisahal povediac:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Als aber der HERR euer Geschrei hörte, ward er zornig und schwur und sprach:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Bấy giờ, Ðức Giê-hô-va nghe tiếng của lời nói các ngươi, bèn nổi giận và thề rằng:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Bấy_giờ , Ðức_Giê - hô-va nghe tiếng của lời_nói các ngươi , bèn nổi_giận và thề rằng :
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Da Herren hørte eders tale, blev han vred og svor:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Då nu HERREN hörde edra ord, blev han förtörnad och svor och sade:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Domnul a auzit glasul cuvintelor voastre. S'a mîniat, şi a jurat, zicînd:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:"Entonces Jehovah oyó la voz de vuestras palabras. Y se enojó y juró diciendo
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Il Signore udì le vostre parole, si adirò e giurò
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:I usłyszał Pan głos słów waszych, a rozgniewał się bardzo, i przysiągł, mówiąc:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:여호와께서 너희의 말소리를 들으시고 노하사 맹세하여 가라사대
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Ko pa je GOSPOD slišal glas vaših besed, se je razsrdil in prisegel, rekoč:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Kun Herra kuuli teidän puheenne, vihastui hän ja vannoi sanoen:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:L`Éternel entendit le bruit de vos paroles. Il s`irrita, et jura, en disant:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Meghallá pedig az Úr beszédetek szavát, és megharaguvék, és megesküvék, mondván:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Men da HERREN hørte eders Ord, blev han vred og svor:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Ouvindo, pois, o Senhor a voz das vossas palavras, indignou-se e jurou, dizendo:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:"TUHAN mendengar keluhanmu lalu menjadi marah. Ia bersumpah
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Uslyšel pak Hospodin hlas řečí vašich, a rozhněval se, a přisáhl, řka:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:Και ηκουσεν ο Κυριος την φωνην των λογων σας και ωργισθη, και ωμοσε λεγων,
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:А Господ чу гласа на думите ви, и като се разгневи закле се, казвайки:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:И Господь услышал слова ваши, и разгневался, и поклялся, говоря:
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:וישמע יהוה את קול דבריכם ויקצף וישבע לאמר׃
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:وسمع الرب صوت كلامكم فسخط واقسم قائلا.
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:耶 和 華 聽 見 你 們 這 話 、 就 發 怒 起 誓 說
‹‹RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti:耶和華 聽見 你 們這話 、 就 發怒 起誓說
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.A művészet hanyatlását sulykoló sirámok szemernyi igazsága három szférában jelentkezik.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.Bản chất của sự thực này phản bác lại ý kiến cho rằng nghệ thuật đang đi xuống đến từ ba bình diện.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.De enige zweem van waarheid in de klaagzang dat kunst achteruit gaat, komt van drie kanten.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.Jediné zrnko pravdy v poznámke, že umenie je na úpadku vychádza z troch sfér.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.Jedyne ziarna prawdy w narzekaniach na sztukę współczesną można znaleźć w trzech obszarach.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.예술의 쇠퇴에 대한 불평의 진실은 세 가지 영역에서 볼 수 있습니다.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.La seule once de vérité dans cette plainte, que l'art serait en déclin, provient de trois sphères.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.La única pizca de verdad de esta queja sobre el declive de las artes viene de tres esferas.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.L'unico granello di verità in questa affermazione che le arti sono in declino viene da tre settori.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.O único grão de verdade nessa queixa de que as artes estão em decadência vem de três esferas.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.Η μόνη δόση αλήθειας στην άποψη ότι οι τέχνες βρίσκονται σε παρακμή προέρχεται από τρεις τομείς.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.Единственное зерно истины в жалобах об упадке искусства касается трёх сфер.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.Единственото зрънце истина в това оплакване, че изкуствата са в упадък, идва от три сфери.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.גרעין האמת היחיד בתלונה שהאמנות נמצאת בירידה מגיע משלושה תחומים.
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.الجزء البسيط للحقيقة من هذه الشكوى ألا وهى أن الفنون فى إنخفاض تأتى من ثلاثة مناطق .
Sanatın düşüşte olduğu yakınmasının gerçeklik tanecikleri üç katmandan geliyor.一片の真実があるとすれば それは三つの領域においてです 一つは1930年代以降のエリート芸術です
Seçeceğim kişinin değneği filiz verecek. İsrail halkının sizden sürekli yakınmasına son vereceğim.››내가 택한 자의 지팡이에는 싹이 나리니 이것으로 이스라엘 자손이 너희를 대하여 원망하는 말을 내 앞에서 그치게 하리라
Seçeceğim kişinin değneği filiz verecek. İsrail halkının sizden sürekli yakınmasına son vereceğim.››и кого Я изберу, того жезл расцветет; и так Я успокою ропот сынов Израилевых, которым они ропщут на вас.
Seçeceğim kişinin değneği filiz verecek. İsrail halkının sizden sürekli yakınmasına son vereceğim.››והיה האיש אשר אבחר בו מטהו יפרח והשכתי מעלי את תלנות בני ישראל אשר הם מלינם עליכם׃
Seçeceğim kişinin değneği filiz verecek. İsrail halkının sizden sürekli yakınmasına son vereceğim.››فالرجل الذي اختاره تفرخ عصاه فاسكن عني تذمرات بني اسرائيل التي يتذمرونها عليكما
Seçeceğim kişinin değneği filiz verecek. İsrail halkının sizden sürekli yakınmasına son vereceğim.››後 來 我 所 揀 選 的 那 人 、 他 的 杖 必 發 芽 、 這 樣 我 必 使 以 色 列 人 向 你 們 所 發 的 怨 言 止 息 、 不 再 達 到 我 耳 中
Seçeceğim kişinin değneği filiz verecek. İsrail halkının sizden sürekli yakınmasına son vereceğim.››後來 我 所 揀選 的 那人 、 他 的 杖必發芽 、 這樣 我 必 使 以色列人 向 你 們所發 的 怨言 止息 、 不 再 達 到 我 耳 中
Şimdi davamı dinleyin, Yakınmama kulak verin.Acum, ascultaţi, vă rog, apărarea mea, şi luaţi aminte la răspunsul buzelor mele!
Şimdi davamı dinleyin, Yakınmama kulak verin.Ascoltate dunque la mia riprensione e alla difesa delle mie labbra fate attenzione
Şimdi davamı dinleyin, Yakınmama kulak verin.Čujte, prosim, pravičenje moje in poslušajte dokaze mojih ustnic!
Şimdi davamı dinleyin, Yakınmama kulak verin.Écoutez, je vous prie, ma défense, Et soyez attentifs à la réplique de mes lèvres.
Şimdi davamı dinleyin, Yakınmama kulak verin.Escuchad, pues, mi razonamiento y estad atentos a los argumentos de mis labios
Şimdi davamı dinleyin, Yakınmama kulak verin.Halljátok meg, kérlek, az én feddõzésemet, és figyeljetek az én számnak pörlekedéseire.
Şimdi davamı dinleyin, Yakınmama kulak verin.Hør dog mit Klagemål, mærk mine Læbers Anklage!
Şimdi davamı dinleyin, Yakınmama kulak verin.Hören nu likväl mitt klagomål, och akten på mina läppars gensagor.
Şimdi davamı dinleyin, Yakınmama kulak verin.Höret doch meine Verantwortung und merket auf die Sache, davon ich rede!
Şimdi davamı dinleyin, Yakınmama kulak verin.Hør nu på min tilrettevisning og merk på refselsene fra mine leber!
Şimdi davamı dinleyin, Yakınmama kulak verin.너희는 나의 변론을 들으며 내 입술의 변명을 들어 보라

İlgili Sayfalar