yakınma ile cümle

yakınma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Nöbet yerinde, gözcü kulesinde durayım, Bakayım RAB bana ne diyecek, Yakınmalarıma ne yanıt verecek göreyim.على مرصدي اقف وعلى الحصن انتصب واراقب لارى ماذا يقول لي وماذا اجيب عن شكواي.
Nöbet yerinde, gözcü kulesinde durayım, Bakayım RAB bana ne diyecek, Yakınmalarıma ne yanıt verecek göreyim.我 要 站 在 守 望 所 、 立 在 望 樓 上 觀 看 、 看 耶 和 華 對 我 說 甚 麼 話 、 我 可 用 甚 麼 話 向 他 訴 冤 。 〔 向 他 訴 冤 或 作 回 答 所 疑 問 的
Nöbet yerinde, gözcü kulesinde durayım, Bakayım RAB bana ne diyecek, Yakınmalarıma ne yanıt verecek göreyim.我 要 站在 守望 所 、 立 在 望樓 上 觀看 、 看 耶和華 對 我 說甚麼話 、 我 可 用 甚 麼話 向 他 訴冤 。 〔 向 他 訴冤 或 作 回答 所 疑問的
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Da ich aber ihr Schreien und solche Worte hörte, ward ich sehr zornig.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Da jeg hørte deres Klager og disse deres Ord, blussede Vreden heftigt op i mig;
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Da jeg hørte deres klagerop og disse deres ord, blev jeg meget vred.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Felette nagy haragra gerjedtem azért, mikor kiáltásukat s e dolgokat hallottam;
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Je fus très irrité lorsque j`entendis leurs plaintes et ces paroles-là.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Khi tôi nghe các lời này và tiếng kêu la của họ, bèn lấy làm giận lắm.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Khi tôi nghe các lời này và tiếng kêu_la của họ , bèn lấy_làm giận lắm .
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.내가 백성의 부르짖음과 이런 말을 듣고 크게 노하여
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Ko sem pa slišal njih vpitje in take besede, sem se silno razsrdil.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Kun minä kuulin heidän valituksensa ja nämä puheet, vihastuin minä kovin.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.M'am supărat foarte tare cînd le-am auzit plîngerile şi cuvintele acestea.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Mendengar keluhan mereka itu, aku menjadi marah sekal
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.När jag nu hörde deras rop och hörde dessa ord, blev jag mycket vred.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Ouvindo eu, pois, o seu clamor, e estas palavras, muito me indignei.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Preto som sa veľmi rozhneval, keď som počul ich krik a tie slová.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Protož rozhněval jsem se velmi, když jsem slyšel křik jejich a slova taková.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Przetoż rozgniewałem się bardzo, gdym usłyszał wołanie ich, i słowa takowe.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Quando udii i loro lamenti e queste parole, ne fui molto indignato
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Yo me enojé muchísimo cuando escuché su clamor y estas palabras
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Και ηγανακτησα σφοδρα, ακουσας την κραυγην αυτων και τους λογους τουτους.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.И оскърбих се твърде много, като чух вика им и тия думи.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Когда я услышал ропот их и такие слова, я очень рассердился.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.ויחר לי מאד כאשר שמעתי את זעקתם ואת הדברים האלה׃
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.فغضبت جدا حين سمعت صراخهم وهذا الكلام.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.我 聽 見 他 們 呼 號 、 說 這 些 話 、 便 甚 發 怒
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.我 聽見 他 們呼號 、 說這 些話 、 便 甚 發怒
Onlar uzman sürücü gerekli olan bu surların içinde temelde koyun yakınma cazip danışın cennetin sesiGrunde legen Hauptbeschwerden verlockend konsultieren die Stimme des Himmels
Onlar uzman sürücü gerekli olan bu surların içinde temelde koyun yakınma cazip danışın cennetin sesi그들은 전문가를 운전 필수이 안에만 기본적으로 배치
Onlar uzman sürücü gerekli olan bu surların içinde temelde koyun yakınma cazip danışın cennetin sesiהם נוסעים מומחה בתוך הקירות הללו נדרש בעצם למקם
Onlar uzman sürücü gerekli olan bu surların içinde temelde koyun yakınma cazip danışın cennetin sesiوأنهم يؤدون خبير بين هذه الجدران مطلوب وضع الأساس
Onlar uzman sürücü gerekli olan bu surların içinde temelde koyun yakınma cazip danışın cennetin sesiこれらの壁内で必要 基本的に配置 相談する魅力的な主訴 天声
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.(141:2) излил пред Ним моление мое; печаль мою открыл Ему.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.(142:3) Je répands ma plainte devant lui, Je lui raconte ma détresse.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Con la mia voce al Signore grido aiuto, con la mia voce supplico il Signore
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Delante de él derramo mi lamento; delante de él expreso mi angustia
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Derramo perante ele a minha queixa; diante dele exponho a minha tribulação.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Di hadapan-Nya aku berkeluh kesah; kuberitahukan segala kesusahanku kepada-Nya
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Fenszóval hívom az Urat, fenszóval könyörgök az Úrhoz.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Głosem moim do Pana wołam; głosem moim Panu się modlę.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Hardop roep ik naar de HERE en ik smeek Hem naar mij te luisteren.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Hlasem svým k Hospodinu volám, hlasem svým Hospodinu pokorně se modlím.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.ich schütte meine Rede vor ihm aus und zeige an vor ihm meine Not.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Îmi vărs necazul înaintea Lui, şi-mi povestesc strîmtorarea înaintea Lui.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Jag höjer min röst och ropar till HERREN, jag höjer min röst och beder till HERREN.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.내가 내 원통함을 그 앞에 토하며 내 우환을 그 앞에 진술하는도다
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Med min røst roper jeg til Herren, med min røst beder jeg inderlig til Herren.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Minä korotan ääneni ja huudan Herraa, minä korotan ääneni ja rukoilen Herralta armoa.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Ở trước mặt Ngài tôi tuôn đổ sự than thở tôi, Bày tỏ sự gian nan tôi.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Ở trước mặt Ngài tôi tuôn đổ sự than_thở tôi , Bày_tỏ sự gian_nan tôi .
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.pred njim izlivam skrbi svoje, stisko svojo oznanjam pred njim.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.udøser min Klage for ham, udtaler min Nød for ham.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Volám na Hospodina a kričím. Volám na Hospodina a pokorne sa modlím.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Θελω εκχεει ενωπιον αυτου την δεησιν μου την θλιψιν μου ενωπιον αυτου θελω απαγγειλει.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.Изливам пред Него оплакването си, Скръбта си изповядвам пред Него.
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.אשפך לפניו שיחי צרתי לפניו אגיד׃
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.‎اسكب امامه شكواي. بضيقي قدامه اخبر
Önüne döküyorum yakınmalarımı, Önünde anlatıyorum sıkıntılarımı.我 在 他 面 前 吐 露 我 的 苦 情 . 陳 說 我 的 患 難

İlgili Sayfalar