yakından ile cümle
yakından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Üyeleri hem ulusal medya hem de uluslararası siyaset gözlemcileri tarafından yakından izlenmektedir.Its membership is closely watched by both the national media as well as political watchers abroad.
Bu dönem boyunca birbiriyle yakından bağlantılı ama bağımsız üç hanedan olarak hüküm sürdüler.During this period, they ruled as three closely related, but individual dynasties.
Sandalyemi alırken ilk defa onu yakından inceledim, oturduğum zaman sağlam bir fikrim vardı."When I first looked upon him, I was afraid; but the fear soon left me."
Aynı şekilde teknoloji, ampirik gerçeğin araştırılmasıyla yakından ilişkili ancak açıkça farklıdır.Technology is likewise closely related to but clearly differs from the search for empirical truth.
Tarafsızlık ve doğruluk gibi problemler, gerçekle ilgili problemlerle yakından ilişkilidir.Questions of objectivity and truth are closely associated with questions of fact.
Sosyal zeka, biliş ve duygusal zeka ile yakından ilişkilidir.Social intelligence is closely related to cognition and emotional intelligence.
İçişleri bakanımız konuyu yakından takip ediyor.The Minister of Internal Affairs oversees it.
Sadece biraz daha yakından bakmak gerekiyor."You just have to look closely."
Farklı ancak yakından ilişkili tanımları vardır.There are a number of different but closely related definitions.
Okyanus sağkalımı ve gelgit ısısı bu nedenle yakından bağlantılıdır.Ocean survival and tidal heating are thus intimately linked.
Sayılar teorisinde, p-sel sayılar kavramı da aynı zamanda kuvvet serileriyle yakından alakalıdır.In number theory, the concept of p-adic numbers is also closely related to that of a power series.
MSL tensör bozunması ile yakından ilgilidir .It is closely related to Rubroboletus pulcherrimus.
Uzmanlık bildiren Uz sözcüğüyle de yakından ilgilidir.Hence, rhetoric is also closely related to knowledge.
Sparrso, çevresel ve meteorolojik araştırmalarda JAXA, NASA ve ESA ile yakından çalışır.Sparrso works closely with JAXA, NASA and the ESA in environmental and meteorological research.
Denizyıldızı ile yakından bağlantılıdır.It orbits very close to the star.
Isının atomik ve moleküler özellikleri ve basınç yakından ilişkilidir.The atomic or molecular properties of heat and pressure response are closely related.
(Kendisini biraz yakından izleyerek kendimi ondan soğuttum...)(I alienate myself from her a little by inspecting her so closely ...)
Bu resim tamamen insan davranışının yakından incelenmesiyle ilgilidir.He managed this achievement through close observation of human behavior.
Başka kişiler için adayı yakından görmenin tek yolu bir hava taşıdı kullanmaktır.The most common way for travellers to enter the country seems to be by air.
Tarihin büyük bölümünde mistik ve felsefi düşünce birbirleriyle yakından ilişkili olmuştur.According to him today, intellectual history and philosophy hardly talk to each other.
Bellek uydumculuğu, günümüz reklamcılık dünyasıyla da yakından ilintilidir.Discussion of memory conformity is also particularly relevant in today's age of mass advertisement.
Kan kelimesi ile yakından ilgilidir.The word actually means related by blood.
Tuva kişisi olarak yakından tanımıştır.Tupã was known for his personality.
Öte yandan Theodosius ise İznik itikatına yakından bağlıydı.Theodosius himself might have been a little scared of his lover.
Ayrıca moda ile yakından ilgileniyorum.Sedia is also very interested in fashion.
Bu iki savaşın da I. Dünya Savaşı'nın statik siper harbiyle yakından uzaktan ilgisi yoktu.Both of these conflicts had little in common with the static trench warfare of the First World War.
Genel Sekreter, NATO'nun gelişmeleri yakından izlediğini bildirmiştir.He added that the Netherlands is closely monitoring the situation.
Yakından ilgili bir paradoks ise karıştırma paradoksudur.The unexpected hanging paradox is a paradox related to backward induction.
Uzun süreli hafıza ve anlamlandırma ile yakından ilişkilidir.They are associated with long-term and short-term memory.
Güney Afrika Sınır Savaşı ile yakından bağlantılıdır.The South African Border War was closely linked to the Angolan Civil War.
İstatistik: Bu kestirim için kullanılan momentler yöntemine yakından bağlıdır.Summary statistics This is closely related to the method of moments for estimation.
Cinsel kimlik, cinsel yönelimden çok cinsel davranışla yakından bağlantılıdır.Sexual identity is more closely related to sexual behavior than sexual orientation is.
Bendenizi yakından tanırsınız.They understand each other perfectly.
Pali’nin Budizm’le yakından ilişkisi vardır.It has strong connection with buddhism.
Markanın tarihi, Romanov Hanedanı ile yakından ilişkilidir.The history of the village is intrinsically linked to that of the family of the manor.
Bazı cemiyetlerin faaliyetlerinin yakından takip etti.Their progress was monitored closely by members of the company.
Theta fonksiyonu modular formlar da dahil yakından ilgilidir.Modus tollens is closely related to modus ponens.
Ve anlam olarak da bu kelimelerle yakından bağlantılıdır.These signs are closely linked with words.
Silezya dili, Lehçe ile yakından bağlantılıdır.All Yucatecan languages are closely linked with each other.
Bölgeye yakınlığı sebebiyle İsrail gelişmeleri yakından izlemektedir.The reason given was to improve Israeli visibility into the area.
Biyonik ile yakından ilgili bir konudur.A closely related field is bionics.
Kitabın başlarında, bilimle yakından ilgili bir Natüralist ve Darvinist olarak tanıtılır.Early in the novel he is described both as a casual naturalist and a Darwinist.
Bu dönem içerisinde işçi sınıfının çetin yaşam koşullarını yakından tanıdı.The subject was that of the harsh reality of life in the working class.
Elektrik potansiyeli konsepti, elektrik alan ile çok yakından alakalıdır.The concept of electric potential is closely linked with potential energy.
Cadılık, büyücülük ile yakından ilişkilidir.Magic was closely associated with the priesthood.
Stigmata, Roma Katolik inancıyla yakından ilişkilidir.Stigmata are primarily associated with the Roman Catholic faith.
Klasik sanata yakından ilgi duymaktadır.Conservatism is closely linked to Classicism.
Yöneylem araştırması endüstri mühendisliği ile yakından ilişkilidir.Materials science is closely related to civil engineering.
Uzaysal sorgulama etrafımızdaki dünyayı nasıl anladığımızla yakından ilişkili.Spatial reasoning is deeply connected to how we understand a lot of the world around us.
Size yakından göstereyim.Let me give you good close look at this.
Bu, gezegenlerin tektonik ve volkanik aktiviteleriyle yakından alakalı.This is closely related to tectonic and volcanic activity of planets.
"Ben yakından takip ediyorum," diye yanıtladı."I am following you closely," I answered.
Daha yakından bakınca göreceğiniz Bertie County, eyaletin doğu tarafında yer alıyor.Bertie County is in the eastern part of the state.
Ama, görüldü ki -- işte 2001'de yakından çekilmiş bir fotoğraf.Here's the close-up of it from 2001.
Biz de daha yakından inceledik.We went down and investigated.
Zeplini park ediyor, halatı aşağı atıyor içeriye daha yakından göz atmak için aşağı iniyor.She parks her dirigible, lowers the anchor rope and climbs down for a closer look inside.
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?Is God intimately involved in our suffering, so that He feels it in His own being?
Ve bir şeye ne kadar yakından bakarsak, o şey o kadar kayboluyor.And the closer we look at anything, the more it disappears.
Daha yakından bir göz atalım...Lets take a closer look...
Eğer yakından bakarsanız, gece giysisiyle olduğunu farkedeceksiniz.If you look closely, it's clear that he's in his night shirt.