yakından ile cümle
yakından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu harika bir şey. Kuzey Amerikalılar varsa aranızda Kral Kelebeği'ni yakından tanırlar.Онези от вас, които са от Северна Америка, ще са запознати с пеперудата монарх.
Bu harikaydı. Bu tecrübe ile modern sanata daha yakından bakmaya başladım.매우 좋았죠. 이 경험을 통해 전 현대 미술을 좀 더 가까이 보게 되었어요.
Bu harikaydı. Bu tecrübe ile modern sanata daha yakından bakmaya başladım.זה היה יופי, ואחרי ההתנסות הזו התחלתי להתבונן יותר מקרוב
Bu harikaydı. Bu tecrübe ile modern sanata daha yakından bakmaya başladım.وكانت تجربة عظيمة. وبهذه التجربة، بدأت أنظر بشكل أدق
Bu harikaydı. Bu tecrübe ile modern sanata daha yakından bakmaya başladım.注意深く観察することにしました。現代美術というのは
Bu hücrede istediğim bir yere yakından bakabilirim Çünkü bu hücrenin miyelin kılıfı yokAku bisa zoom in pada titik manapun pada ini sel yang tidak ditutupi oleh selubung myelin.
- Bu hücrede istediğim bir yere yakından bakabilirim Çünkü bu hücrenin miyelin kılıfı yokEu poderia ter aumentado qualquer ponto da célula que não fosse coberto pela bainha de mielina.
Bu hücrede istediğim bir yere yakından bakabilirim Çünkü bu hücrenin miyelin kılıfı yokMógłbym zrobić powiększenie dowolnego miejsca, które nie jest pokryte otoczką mielinową.
- Bu hücrede istediğim bir yere yakından bakabilirim Çünkü bu hücrenin miyelin kılıfı yokMohu přiblížit každou část buňky, pokud není pokrytá myelinovou pochvou.
Bu hücrede istediğim bir yere yakından bakabilirim Çünkü bu hücrenin miyelin kılıfı yokPodía acercar a cualquier punto de esta celda que no es cubierto por una vaina de mielina.
Bu hücrede istediğim bir yere yakından bakabilirimيمكنني ان اقربها في اي نقطه في الخليه ليست
Bu iletişimin çok yakından gerçekleştiği bir şekli.Aceasta este o foarte intimă formă de conexiune.
Bu iletişimin çok yakından gerçekleştiği bir şekli.C'est une forme de connexion très intime.
Bu iletişimin çok yakından gerçekleştiği bir şekli.Det här är en väldigt intim form av kontakt.
Bu iletişimin çok yakından gerçekleştiği bir şekli.Dette er en meget intim form for forbindelse.
Bu iletişimin çok yakından gerçekleştiği bir şekli.Dies ist eine sehr intime Art von Verbindung.
Bu iletişimin çok yakından gerçekleştiği bir şekli.Dit is een zeer intieme vorm van contact.
Bu iletişimin çok yakından gerçekleştiği bir şekli.Es una forma de conexión muy íntima
Bu iletişimin çok yakından gerçekleştiği bir şekli.É uma forma muito íntima de ligação.
Bu iletişimin çok yakından gerçekleştiği bir şekli.Ini adalah bentuk koneksi yang sangat intim.
Bu iletişimin çok yakından gerçekleştiği bir şekli.Jest to bardzo bliska forma kontaktu.
Bu iletişimin çok yakından gerçekleştiği bir şekli.이것은 대단히 직접적인 접촉의 형태입니다.
Bu iletişimin çok yakından gerçekleştiği bir şekli.Nagyon közvetlen a kapcsolat.
Bu iletişimin çok yakından gerçekleştiği bir şekli.Πρόκειται για μια πολύ στενή σχέση.
Bu iletişimin çok yakından gerçekleştiği bir şekli.Това е много интимна форма на връзка.
Bu iletişimin çok yakından gerçekleştiği bir şekli.Это - очень интимная форма контакта.
Bu iletişimin çok yakından gerçekleştiği bir şekli.מגע מאוד אינטימי.
Bu iletişimin çok yakından gerçekleştiği bir şekli.شكل حميم جدا من الاتصال.
Bu iletişimin çok yakından gerçekleştiği bir şekli.ウイルスのお喋りを調査するなら
Bu insanları ve ailelerini yakından tanıyorum.Ich kenne diese Leute und ich kenne ihre Familien.
Bu kesinlikle bizim için anahtar nokta. Bu iletişimin çok yakından gerçekleştiği bir şekli.Đây là chìa khóa cho chúng tôi, một cách tiếp xúc rất gần gũi.
Bu kesinlikle bizim için anahtar nokta. Bu iletişimin çok yakından gerçekleştiği bir şekli.Questo aspetto era molto importante per noi, perché strettamente connesso al nostro studio.
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.Alors j'ai soigneusement examiné ce type.
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.Also sah ich mir diesen Menschen näher an.
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.Aşa că l-am privit cu atenţie pe acest tip.
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.Do đó tôi quan sát ông ta rất kĩ.
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.Então eu olhei atentamente para este sujeito.
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.Examiné con cuidado a este sujeto.
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.Ik bestudeerde de man aandachtig.
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.Jadi saya melihat orang ini dengan teliti.
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.Katsoin tarkemmin tätä kaveria.
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.전 그를 자세히 주시했죠.
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.Megnéztem alaposabban ezt a fickót.
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.Natančno sem si ogledal tega tipa.
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.Preto som sa pozorne pozrel na tohto chlapa.
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.Quindi ho osservato attentamente quella persona.
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.Så jag tittade närmare på denna man.
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.Så jeg kiggede omhyggeligt på denne fyr.
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.Tak jsem se na tohoto člověka podíval "zblízka".
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.Więc dokładnie przyjrzałem się temu gościowi.
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.Οπότε, έψαξα προσεκτικά αυτόν τον τύπο.
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.Така че аз се вгледах внимателно в този човек.
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.Я внимательно посмотрел на этого парня.
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.Я прискіпливо подивився на нього.
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.אז בחנתי אותו בקפדנות.
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.وبالتالي نظرت بعناية لهذا الشخص.
Bu kişiyle ilgili bilgileri yakından inceledim.彼は被験者の中で最高齢 20代でした
Bu mekânda onların yaşadıkları anla yakından ilgili bir tarih duygusu var.Ada nuansa sejarah di tempat ini, yang relevan dengan masa mereka hidup.
Bu mekânda onların yaşadıkları anla yakından ilgili bir tarih duygusu var.Czuć w tym miejscu ducha historii, który wciąż unosi się w ich teraźniejszości.
Bu mekânda onların yaşadıkları anla yakından ilgili bir tarih duygusu var.Een gevoel van de geschiedenis hangt hier in de lucht, relevant voor hun heden.