yakından ile cümle

yakından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu da Budist manastırının yakından görünüşü.Dit is een close-up van het boeddhistische klooster.
Bu da Budist manastırının yakından görünüşü.Esta é uma imagem mais próxima do mosteiro budista.
Bu da Budist manastırının yakından görünüşü.Este es un primer plano del monasterio budista.
Bu da Budist manastırının yakından görünüşü.Ez egy közeli felvétel a Buddhista kolostorról.
Bu da Budist manastırının yakından görünüşü.Hier eine Nahaufnahme des buddhistischen Klosters.
Bu da Budist manastırının yakından görünüşü.Iată un prim-plan al mânăstirii budiste.
Bu da Budist manastırının yakından görünüşü.Inilah gambar biara Budha itu dari dekat.
Bu da Budist manastırının yakından görünüşü.불교 사원을 가까이서 본 것입니다.
Bu da Budist manastırının yakından görünüşü.Questo è un primo piano del monastero.
Bu da Budist manastırının yakından görünüşü.To zbliżenie buddyjskiego klasztoru.
Bu da Budist manastırının yakından görünüşü.Voici un gros plan du monastère bouddhiste.
Bu da Budist manastırının yakından görünüşü.Εδώ είναι μια κοντινή άποψη του βουδιστικού μοναστηριού.
Bu da Budist manastırının yakından görünüşü.Това е близък план на будисткия манастир.
Bu da Budist manastırının yakından görünüşü.Это более крупное фото буддийского монастыря.
Bu da Budist manastırının yakından görünüşü.זהו תקריב של המנזר.
Bu da Budist manastırının yakından görünüşü.هذه صورة مقربة للدير البوذي.
Bu da Budist manastırının yakından görünüşü.人間が持つ2つの巨大な領域が
Bu da neler olduğuna dair daha yakından bir görüntü. Burası Fransa.Quindi questa è una versione ingrandita di cosa stava succedendo qui.
Bu da neler olduğuna dair daha yakından bir görüntü. Burası Fransa.Ось більш детальна схема описаних подій.
Bu da neler olduğuna dair daha yakından bir görüntü.그래서 이게 여기서 일어나고 있는 일의 확대한 버전입니다.
Bu da neler olduğuna dair daha yakından bir görüntü.Tutaj jest w powiększeniu pokazane, co się tam działo..
Bu da neler olduğuna dair daha yakından bir görüntü.Но тя все още не е коалиция.
Bu deyim de "alışmak" deyimi, bir şeyi yakından tanımak, bir şeye alışmak.la parola 'meditazione' e l'espressione è: 'abituati ad essa', prendi familiarità con essa, abituati a essa.
Bu durum özellikle Rusya'nın internet trafiğini denetlemekle yakından ilgilendiğinin bir göstergesi.Esto ha sido particularmente evidente en el interés ruso por monitorear el tráfico de la red.
Bu genoma yakından bakacak olursanız, buradaki çift sarmal yapıyı görürsünüz.Así que si enfocamos en un primer plano a este genoma,
Bu genoma yakından bakacak olursanız, buradaki çift sarmal yapıyı görürsünüz.이 게놈을 확대해서 보면, 이런 이중 나선 구조가 나오죠--
Bu genoma yakından bakacak olursanız, buradaki çift sarmal yapıyı görürsünüz.Om man zoomar in på det här genomet så kommer man se den här strukturen, den dubbla helixen -
Bu genoma yakından bakacak olursanız, buradaki çift sarmal yapıyı görürsünüz.Si vous zoomez sur ce génome, vous voyez, bien sûr, la structure en double hélice;
Bu genoma yakından bakacak olursanız, buradaki çift sarmal yapıyı görürsünüz.אז אם נעשה זום לתוך הגנום, מה שתראו זה את מבנה הסליל הכפול -
Bu genoma yakından bakacak olursanız, buradaki çift sarmal yapıyı görürsünüz.وهكذا إن الرؤية لهذا الجينوم، ما ترونه آنذاك بالطبع، هو هذه البنية الحلزونية المزدوجة --
Bu genoma yakından bakacak olursanız, buradaki çift sarmal yapıyı görürsünüz.二重らせん構造が現れ 生命の情報が 4種類の遺伝記号
Bu gerçekten harika bir soru LeBron. Bu soruyu yanıtlamak için gelin, bir ter damlasına yakından bakalım.To świetne pytanie LeBron, i żeby na nie odpowiedzieć, powiększmy tę kroplę potu.
Bu gerçekten harika bir soru LeBron. Bu soruyu yanıtlamak için gelin, bir ter damlasına yakından bakalım.Гарне запитання, Леброн, і, щоб відповісти на нього, давайте збільшимо краплину поту.
Bu gerçekten harika bir soru LeBron. Bu soruyu yanıtlamak için gelin, bir ter damlasına yakından bakalım.Това е отличен въпрос, ЛеБрон, и в отговор, нека разгледаме отблизо една малка капка пот.
Bu, gezegenlerin tektonik ve volkanik aktiviteleriyle yakından alakalı.C'est étroitement lié à l'activité tectonique et volcanique des planètes.
Bu, gezegenlerin tektonik ve volkanik aktiviteleriyle yakından alakalı.Das hängt stark zusammen mit der tektonischen und vulkanischen Aktivität von Planeten.
Bu, gezegenlerin tektonik ve volkanik aktiviteleriyle yakından alakalı.Dit hangt nauw samen met tektonische en vulkanische activiteit van de planeten.
Bu, gezegenlerin tektonik ve volkanik aktiviteleriyle yakından alakalı.Está estrechamente relacionado con la actividad tectónica y volcánica de los planetas.
Bu, gezegenlerin tektonik ve volkanik aktiviteleriyle yakından alakalı.Ez szorosan összefügg a bolygók tektonikus és vulkanikus aktivitásával.
Bu, gezegenlerin tektonik ve volkanik aktiviteleriyle yakından alakalı.그것은 행성의 지각변동과 화산활동의 정도와 관계가 있습니다.
Bu, gezegenlerin tektonik ve volkanik aktiviteleriyle yakından alakalı.Questo è strettamente collegato all'attività tettonica e vulcanica dei pianeti
Bu, gezegenlerin tektonik ve volkanik aktiviteleriyle yakından alakalı.Răspunsul este strâns legat de activitatea vulcanică şi tectonică a planetelor.
Bu, gezegenlerin tektonik ve volkanik aktiviteleriyle yakından alakalı.Wiąże się to w istotny sposób z aktywnością tektoniczną i wulkaniczną planet.
Bu, gezegenlerin tektonik ve volkanik aktiviteleriyle yakından alakalı.Това е тясно свързано с тектоничната и вулканична дейност на планетите.
Bu, gezegenlerin tektonik ve volkanik aktiviteleriyle yakından alakalı.זה קשור קשר הדוק לפעילות טקטונית ווולקנית בכוכבי-לכת.
Bu, gezegenlerin tektonik ve volkanik aktiviteleriyle yakından alakalı.يرتبط ذلك مباشرةً بالنشاطات البنائية (التكتونية) والبركانية للكواكب.
Bu, gezegenlerin tektonik ve volkanik aktiviteleriyle yakından alakalı.火山活動の程度に関係しています 生命と
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.Aceste prezentュri publice sunt urmュrite cu interes sporit de cュtre presa interna゙io-nalュ.
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.Ces présentations publiques sont suivies avec intérêt parla presse internationale.
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.Deninternationale presse følger den offentlige forelæggelse af Rettens årsberetning meget nøje.
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.Dessa offentliga presentationer följs ingående av internationell press.
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.Deze openbare presentaties worden op de voet gevolgd door de internationale pers.
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.Estas apresentações públicas são acompanhadas de perto pela comunicação social internacional.
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.Estas presentaciones públicas son seguidas atentamente por la prensa internacional.
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.In der anschließenden Debatte wird der Standpunkt der Kommission ebenfalls gehört.
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.Kansainvälinen lehdistö seuraa tarkasti näitä julkisia esittelyitä.
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.Tali presentazioni pubbliche sono seguite con vivo interessedalla stampa internazionale.
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.Te javne predstavitve podrobnospremlja mednarodni tisk.
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.Tieto verejné prezentácie sú starostlivo sledované medzinárodnou tlačou.
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.Tyto veřejnéprezentace pečlivě sleduje mezinárodní tisk.

İlgili Sayfalar