Ana içeriğe geç
Sözlük

yabancı ile cümle

yabancı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Senin ülkende yaşayan herhangi bir yabancı tanıyor musunuz?Do you know any foreigners living in your country?
Onlar yabancı.They're foreigners.
O yabancı, sanki ana diliymiş gibi Japonca konuştu.That foreigner spoke Japanese as if it were his native language.
Birçok yabancı, çalışmak için Japonya'ya geliyor.Many foreigners come to Japan to work.
Yabancılara güvenme.Do not trust strangers.
Yabancılara güvenmiyoruz.We don't trust strangers.
Yabancılara güvenmiyorum.I don't trust strangers.
Buralarda yabancılara güvenmiyoruz.We don't trust strangers around here.
Yabancılarla konuşma.Don't talk to strangers.
O, yabancı bir üniversitede okudu.He studied at a foreign university.
Onun yabancılara karşı bir önyargısı var.He has a prejudice against foreigners.
O, Yabancı Lejyonuna yazıldı.He enlisted in the Foreign Legion.
Yetişkin eğitimi projemizde yabancı dil dersleri vardır.There are classes in foreign languages in our adult education project.
Otel yabancılarla dolu.The hotel's full of foreigners.
Tom bir yabancı.Tom is a foreigner.
O yabancı gelmiyor.That doesn't ring a bell.
Kendimi bir yabancı gibi hissediyorum.I feel like an outsider.
Yabancı turistler otobüse oturup pencereden dışarı baktılar.The foreign tourists sat on the bus and looked out the window.
Az çok gerçekten yabancı hissediyorum.I'm really feeling kind of strange.
Yabancılara asla güvenmedim.I've never trusted strangers.
Tom yabancılarla konuşmayı sevmez.Tom doesn't like talking to strangers.
Omegle yabancı insanlarla sohbet etmekten hoşlanan kişiler için harika bir web sitesidir.Omegle is a great website for people who like chatting with foreign people.
Çocuklar yabancı diller öğrenmek zorundalar.Children have to learn foreign languages.
Onun dilini bilmiyorsan, bir yabancının sessizliğini asla anlayamazsın.If you do not know his language, you will never understand a foreigner's silence.
Tom her zaman bir yabancı olacak.Tom will always be an outsider.
Ben bu terime yabancıyım.I'm unfamiliar with that term.
Tom bir yabancıydı.Tom was a stranger.
Japonya petrol için yabancı ülkelere bağımlıdır.Japan is dependent on foreign countries for oil.
Sen bir yabancı mısın?Are you a foreigner?
Yabancılarla arkadaşlar edinmek ilginçtir.Making friends with foreigners is interesting.
Mary eve dönerken bir yabancı onun göğüslerini okşadı.A stranger felt up Mary's breasts as she was returning home.
Eve dönerken bir yabancı, Mary'nin göğüslerini okşadı.A stranger groped Mary's breasts as she was returning home.
Caddede yürüyen iki yabancı var.There are two strangers walking on the street.
Sokakta yürüyen iki yabancı var.There are two strangers walking on the street.
Burada çok sayıda yabancı var mıdır?Are there many foreigners here?
Bir sürü yabancı dil çalışmam gerekiyor.I need to study a lot of foreign languages.
Yabancı dil de çalışıyor musun?Are you studying languages, too?
Neden yalnızca yabancıları durdurdunuz?Why did you stop only the foreigners?
İngilizceden başka yabancı diller öğrenmenin anlamı nedir?What's the point of studying foreign languages besides English?
İngilizceden başka bir yabancı dili öğrenerek ne kazanacaksın?What will you gain by studying a foreign language other than English?
Ben iki tane yabancı dil konuşuyorum.I speak two foreign languages.
İki yabancı dil biliyorsunuz, değil mi?You speak two foreign languages, don't you?
İki yabancı dil biliyorsun, değil mi?You speak two foreign languages, don't you?
O iki yabancı dil konuşuyor.He speaks two foreign languages.
İki yabancı dil konuşur.She speaks two foreign languages.
Mary iki yabancı dil konuşuyor.Mary speaks two foreign languages.
İki yabancı dil konuşuyoruz.We speak two foreign languages.
Onlar iki tane yabancı dil konuşurlar.They speak two foreign languages.
Yabancı bir dil öğrenmek için en iyi yol nedir?What's the best way to learn a foreign language?
Okulunda hangi yabancı dil öğreniyorsun?What foreign language do you study in your school?
O bana sanki bir yabancıymışım gibi davranır.She treats me as if I were a stranger.
Yüzyıllar boyunca yabancı dil öğretimi okuma ve yazma üzerine odaklandı.For centuries, foreign language teaching focused on reading and writing.
Sessizlik altın değerindedir ama sen bir yabancı dil öğrenmeye çalışırken değil.Silence is worth gold, but not when you're trying to learn a foreign language.
Tom yabancı aksanını kaybetti.Tom lost his foreign accent.
Sizin vatan uzun zaman önce size yabancı oldu.Your homeland became foreign to you long ago.
Yabancı kadının bir İtalyan ismi yok.The foreign woman does not have an Italian name.
Onu bir yabancı olarak görüyorum.I see him as a stranger.
Tom benim için tam bir yabancı.Tom is a perfect stranger to me.
O, yabancı bir araba almak için yeterince zengin.He is rich enough to buy a foreign car.
Ben yabancı değilim.I'm not strange.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod