Yabancı bir ses duydum.I heard a strange noise.
Ben sadece bir yabancı dilde yeni bir şarkı öğrendim.I've just learned a new song in a foreign language.
Soru zamirleri, yabancı bir dilde ustalaşmak için zor olabilir.Interrogative pronouns can be difficult to master in a foreign language.
Bir yabancı dil öğrenmek azim gerektirir.Learning a foreign language requires perseverance.
Bu köpek yabancılara havlamak için eğitiliyor.This dog is trained to bark at strangers.
O, korkuya yabancıdır.He is a stranger to fear.
Yabancı beni yakındaki bir kafeye davet etti.The stranger invited me to a nearby café.
Ben yabancı bir dil konuşuyorum.I'm speaking a foreign language.
Yabancı bir dil öğrenmek ilgi çekicidir.It's interesting to learn a foreign language.
Bu köpeğe yabancılara havlaması öğretilir.This dog is taught to bark at strangers.
Tom ve ben yabancı değiliz.Tom and I aren't strangers.
Tom oldukça yabancı hissetti.Tom felt terribly out of place.
Tom yabancıların etrafında utangaç.Tom is shy around strangers.
Yabancı ülkedeki bir geziye nasıl hazırlanmalıyım?How should I prepare for a trip to a foreign country?
Bu yasa sadece yabancıları etkiler.This law only affects foreigners.
Sonunda yabancı dillerin önemini anladım.I finally understood the importance of foreign languages.
O köpek yabancılara havlamaya eğitildi.That dog is trained to bark at strangers.
Tamamen yabancı biriyle akşam yemeği yedim.I had dinner with a total stranger.
Tom'un burada bir yabancı olduğunu anlamak kolay.It's easy to see Tom is a stranger here.
O yabancı kim?Who is that stranger?
Ben yabancıymışım gibi davranmayı seviyorum çünkü komiktir!I like to pretend that I'm a foreigner because it's funny!
Ben yabancıyla evlendim.I married foreigners.
Tom yabancılarla konuşmaya alışkın.Tom is used to talking to strangers.
Dikkatsizce bir yabancıya eposta adresimi verdim.I carelessly gave my email address to a stranger.
Adresimi bir yabancıya verdiğimde dikkatli olurum.I am careful when I give my address to a stranger.
Tom yabancıya gerçekten kim olduğunu söylemedi.Tom didn't tell the stranger who he really was.
Yabancı dil bilgisi, beyin etkinliğini uyarır.Knowledge of foreign languages stimulates brain activity.
Bütün yabancı ülke büyükelçilikleri Paris'tedir.The embassies of all the foreign countries are in Paris.
Ofisim Yabancı Diller Bölümünde.My office is in the Foreign Languages Department.
Yabancı dil öğrenmek yararlıdır.It's useful to study foreign languages.
O, Fransızca bilmeyen bir yabancıdır.He is a foreigner who does not speak French.
Tom yabancılara güvenmez.Tom doesn't trust strangers.
Tom bir yabancı ile evli.Tom is married to a foreigner.
Tom bahçeyi yabancı otlardan temizledi.Tom weeded the garden.
Yabancı dil öğrenmek için seni ne motive ediyor.What motivates you to learn foreign languages?
Yabancı dil öğrenmeye başlamak için asla çok geç değildir.It's never too late to start learning foreign languages.
Yabancı bir dil öğrenmen önemlidir.It is important that you learn a foreign language.
Yabancı uzun, anlamsız bir cümle ile cevap verdi.The foreigner answered with a long, incoherent sentence.
Bu üç yabancı Ukrayna'nın kurtarılabilip kurtarılamayacağını görmek için dünyaya geldi.These three extraterrestrials have come to earth to see if Ukraine can be saved.
Neden benimle sürekli İngilizce konuşuyorsun? Bir yabancı olduğum için mi?Why do you always speak to me in English? Is it because I'm a foreigner?
Hangi yabancı dilleri öğrendin?What foreign languages have you studied?
Yabancıları yaklaştırmamak için bir bekçi köpeği aldı.He bought a guard dog to keep out intruders.
İki yabancıyla tanıştım: bir Kanadalı ve bir Britanyalı.I met two foreigners: a Canadian and a Brit.
Herkesin bir yabancı dil eğitimi yapması gerektiğini düşünüyorum.I think that everyone should study a foreign language.
İngilizceden sonra, Almanca Rusya'da en popüler yabancı dildir.After English, German is the most popular foreign language in Russia.
O bir yabancı. O ne dediğimizi anlamıyor.He's a foreigner. He doesn't understand what we're saying.
Tüm yabancılar kötü değildir.Not all aliens are bad.
Sen tam olarak bir yabancı değilsin.You're not exactly an outsider.
Tom tam bir yabancı.Tom is a complete stranger.
Tom mükemmel bir yabancı değildi.Tom wasn't a perfect stranger.
Biz yabancılar gibi değiliz.It's not like we're strangers.
Tom yabancılarla konuşmaktan korkuyor.Tom is terrified of talking to strangers.
Ben yabancılarla konuşamam.I can't talk to strangers.
Yabancılar Tom'u geriyor.Outsiders make Tom nervous.
Ben bir yabancıymışım gibi davran.Pretend I'm a stranger.
Yabancılaşma yirminci yüzyıl edebiyatının ortak bir teması.Alienation is a common theme of twentieth-century literature.
Yabancılara asla güvenmezdim.I'd never trust strangers.
Yabancılardan gezinti kabul etmeyin.Don't accept rides from strangers.
Tom bir yabancıyla bir otel odasını paylaşmak zorunda kaldığını söyledi.Tom said he had to share a hotel room with a stranger.
Senin görevin ülkeni bir yabancı işgalinden kurtarmak.Your duty is to save your country from a foreign invasion.