Ana içeriğe geç
Sözlük

yabancı ile cümle

yabancı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yabancı bir dil öğrenen birçok kişi bir yerli gibi asla konuşanaz.Most people studying a foreign language will never be able to speak like a native speaker.
Tom, bir yabancı dil öğrenmenin zor olduğunu söylüyor.Tom says that learning a foreign language is hard.
Tom'un sadece hafif bir yabancı aksanı var.Tom only has a slight foreign accent.
Tom burada bir yabancıdır.Tom is a stranger here.
Yabancı, anadiliymiş gibi Japonca konuşuyor.The foreigner speaks Japanese as if it were his native language.
Bu kural sadece yabancılar için geçerlidir.The rule only applies to foreigners.
Yakında yaşayan bir yabancı uzakta yaşayan bir akrabadan daha iyidir.A stranger living nearby is better than a relative living far away.
Yakındaki yabancılar uzaktaki aileden daha iyidir.Strangers close by are better than family far away.
Şimdiye kadar bir yabancıyla konuşmadım.Until now, I've never been spoken to by a foreigner.
Tom bu kasabada bir yabancıdır.Tom is a stranger in this town.
Bir yabancı dili konuşmak kolay değil.It's not easy to speak a foreign language.
Tom köpeğini yabancılara havlamaya koşullandırdı.Tom conditioned his dog to bark at strangers.
Hangi yabancı dili öğreniyorsun?Which foreign language are you learning?
Yabancı bir dilde yazılmış bir şiiri çevirmek zordur.It's difficult to translate a poem written in a foreign language.
Bir grup yabancı Edo'ya başka bir deyişle Tokyo'ya geldi.A group of foreigners arrived in Edo, in other words Tokyo.
Bildiğim kadarıyla o tam bir yabancı.As far as I'm concerned, she's a complete stranger.
O bana göre tam bir yabancı.She's a complete stranger to me.
Yabancıların iyiliği için minnettarım.I am thankful for the kindness of strangers.
Karısı bir yabancı gibi görünüyor.His wife seems to be a foreigner.
Yabancı yatırımcılar paralarını ABD'den çekti.Foreign investors withdrew their money from the United States.
Benim çocuk yabancılarla etrafında utangaç ve her zaman benim arkamda saklanır.My kid is shy around strangers and always hides behind me.
O, Brezilyalı medyasına ve yedi yabancı medyaya on beş tane röportaj verdi.She gave fifteen interviews to Brazilian media, and seven to foreign media.
Mary yabancılarla online konuşmaktan hoşlanır.Mary likes to talk to strangers online.
Yabancı dilleri öğrenme sıkıcıdır.Learning foreign languages is boring.
Yabancı diller öğrenmek sıkıcıdır.Learning foreign languages is boring.
Esperanto yabancı dil öğretimi için bir yardımcıdır.Esperanto is an aid for teaching foreign languages.
Yabancı bir ülkede onunla görüşeceğini hiç hayal etmemişti.She never dreamed she'd meet him in a foreign country.
Palmiye ağaçları gibi yabancı bitkilerin tanıtımı ekosistemlere zarar verebilir.Introducing foreign plants, such as palm trees can damage ecosystems.
Yabancı bitkilerin ve hayvanların tanıtımı ekosistemler için ciddi hasara sebep olabilir.The introduction of foreign plants and animals can cause severe damage to ecosystems.
Yabancılar ilginçtir, değil mi?Foreigners are interesting, aren't they?
Hatta yabancı topraklara asla ayak basmadı.He has never even set foot on foreign soil.
Yabancı dil öğrenmek için çok zaman gerekir.To learn a foreign language requires a lot of time.
O bir yabancı ama Çince'yi mükemmel bir şekilde konuşuyor.She’s a foreigner, but speaks Chinese excellently.
Yabancılarla asla konuşma.Never talk to strangers.
Edatlar yabancı dil öğrencileri için genellikle sorunlara neden olurlar.Prepositions generally cause problems for foreign language students.
İsmin yabancı gelmiyor.Your name sounds familiar to me.
Selamlar, yabancı.Greetings, stranger.
Tatilimi yabancı bir ülkede geçirdim.I spent my vacation in a foreign country.
Toplantı odasında bir yabancı var.There is a stranger in the meeting room.
Tom hükümetin yabancılar hakkındaki gerçeği gizlemek istediğine inanıyor.Tom believes that the government wants to hide the truth about aliens.
O bir yabancı değişim öğrencisi.He's a foreign exchange student.
Mary yabancılarla konuşuyor.Mary is speaking to strangers.
Yabancılık hissediyorum.I felt out of place.
Sen hiç yabancı bir ülkede alışveriş yaptın mı?Have you ever done shopping in a foreign country?
Hiç yabancı işçileri işe aldın mı?Have you ever recruited foreign workers?
Yabancı diller hakkında konuşurken, Fransızca konuşuyor musunuz?Speaking about foreign languages, do you speak French?
Hiç yabancılara Çince öğrettin mi?Have you ever taught Chinese to foreigners?
Tatoeba yabancı dil öğrenen öğrencilere yardımcı olabilir mi?Can Tatoeba help students who learn foreign languages?
Tatoeba yabancı dil öğrenmene yardımcı olabilir mi?Can Tatoeba help you to learn foreign languages?
Ermenistan'da çok yabancı var mı?Are there a lot of foreigners in Armenia?
Yabancıların bir tenis turnuvası var. Gelip izlemek ister misin?The foreigners are having a tennis tournament. Would you like to come and watch it?
Tom bir yabancı değil.Tom isn't a stranger.
Bir yabancı onun yanına yaklaştı ve saati sordu.A stranger came up to her and asked her the time.
O bir yabancı düşmanı.She's a xenophobe.
Hiç bir yabancıya sarıldın mı?Have you ever hugged a stranger?
Biz yabancı değiliz.We're not strangers.
Birkaç hafta içinde yabancı bir dil öğrenemezsiniz.You can't learn a foreign language in just a couple of weeks.
Yabancının söylediği hiçbir şeyi anlayamıyorum.I can't understand anything that foreigner says.
Yabancı olsam, muhtemelen çiğ balık yiyemem.If I were a foreigner, I probably couldn't eat raw fish.
Bir yabancı olsam, muhtemelen çiğ balık yiyemem.If I were a foreigner, I probably wouldn't be able to eat raw fish.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod