Ana içeriğe geç
Sözlük

yabancı ile cümle

yabancı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
(Y) İnsanlarca getirilmiş 3 yabancı türü gösterir.Drie soorten zijn geïntroduceerd door de mens.
1946'da Royal Society yabancı üyesi olmuştur.Hij werd in 1966 ook buitenlands lid van de Royal Society.
Zamanla yabancı uyruklu öğrencilerin sayısı da artmaktadır.Het aandeel van de buitenlandse studenten zal naar verwachting nog verder toenemen.
Bütün yabancı okullar kapandı.Al zijn scholen werden gesloten.
Yabancı petrol şirketleri benzin satışını durdurdu.België heeft de petroleumleveringen stopgezet.
Âsîler lehinde yabancı müdahaleye de artık yer bırakmamakta idi.Daarbuiten hadden zij geen rechten meer.
Estonca ve Fincede sadece yabancı kelimelerde kullanılır.Het wordt ook in het Estisch en het Fins gebruikt voor leenwoorden.
Çok sayıda yabancıyı (Sotholar ve Şonalar) özümsemişlerdir.Er deden veel buitenlanders mee.
Yabancı iş adamları uluslararası Samaralı şirketler ile beraber çalışır.Nieuw-Zeelandse bedrijven werkten samen met buitenlandse bedrijven.
Aynı durumla kitabın yabancı dillere çevrilmesinde de karşılaşıyoruz.Ook hier deed zich het verschijnsel voor dat teksten in vreemde talen in de andere letterklasse werden gezet.
Aynı şekilde birçok yabancı firmanın temsilcileri de burada bulunur.Ook zijn er een aantal vakwerkhuizen te vinden.
Nicole öngörüsünde kendisini yabancı biri tarafından boğulurken görmüştür.In Nicoles flashforward wordt zij verdronken door een onbekende.
Ailesine çok bağlıdır, ancak yabancılara karşı mesafeli davranır.De Nebelung is gericht op zijn eigen gezin en terughoudend tegenover vreemden.
17 yaşında evinden kaçtı ve Fransız yabancı lejyonuna girdi.Als jongeman liep hij van huis weg en nam dienst in het Frans Vreemdelingenlegioen.
Yabancılar ise doğrudan geri çevrilirler.Vervolgens komen de buitenaardsen zelf naar buiten.
Zaten yabancı kontenjanı sınırı var.Er bevindt zich nog wel een grenspost.
Sözel/dilsel zekâya sahip kişiler yabancı dilleri çok kolay öğrenebilmektedir.Iemand die daar een knobbel heeft, leert dan zogezegd gemakkelijk (vreemde) talen.
İlçeyi, yabancı turistlerden ziyade, yerliler ziyaret etmektedir.Een deel, of zo niet allen, zijn voor toeristen te bezoeken.
Bu nedenle yabancı devletlerin ve en çok İngiltere’nin yardımının sağlanmasını gerekli görmekte idi.Het werd dus zaak zich van de steun van de bondgenoten, met name de Verenigde Staten, te verzekeren.
Zamanında kervansarayın misafirleri özellikle yabancı tüccarlarmış.Zulke bezoekers zijn nu eens vreemde hovelingen, dan weer handelaars.
Bu yıl televizyonda ilk kez "Bedava Dünya Gezisi" adlı yabancı dizi Türkçe seslendirildi.In 1972 werd er voor het eerst een buitenlands product, "Free world trip", in het Turks uitgezonden.
Biraz yabancı dil öğrendim.De nieuwe taal heb ik gevonden.
99,775 adet kayıtlı yabancı vardır.Hier liggen 9.475 soldaten begraven.
Bugünkü raporlara göre 3.500 yabancının öldüğü yönünde.Geschat wordt dat rond 3500 dwangarbeiders hierbij zijn omgekomen.
Trendeki Yabancılar (Strangers on a Train), 1951 yapımı bir Alfred Hitchcock filmidir.Strangers on a Train is een Amerikaanse film uit 1951 van regisseur Alfred Hitchcock.
Nasıl öğrenmek için bir yabancı dil.Op deze wijze is een taal aanleren onmogelijk.
Dış istihbarat ise yabancı devletlerin siyasi ya da ekonomik faaliyetlerine ilişkin bilgi toplama içerir.'Verzamelen' betekent het opzoeken van gegevens bij economische of sociale actoren.
Burada yabancı tüccara satılmaktadır.Vnl. koper wordt verhandeld.
Ak aynaklar bölgelerini yabancılara karşı korurlar.Hengsten verdedigen hun territorium tegen andere hengsten.
Yabancılara karşı ise çok acımasızdırlar.Hij is onvriendelijk tegenover vreemden.
Doğrudan yabancı yatırımlar, çok uluslu şirketler aracılığı ile gerçekleşmektedir.Een groot deel bestond daarbij uit directe buitenlandse investeringen door multinationals.
Eserlerin çoğu Hollandalı sanatçılara ait olmakla birlikte, yabancı sanatçıların eserleri de bulunur.Naast Nederlandse traden ook buitenlandse artiesten op.
Yabancı değiş tokuşlar artar; seyyahlar gittikçe çoğalır.Het onderlinge contact nam af; de varianten begonnen steeds meer uit elkaar te groeien.
Eserleri 10'dan fazla yabancı dile tercüme edilmiştir (Rusça, Arapça, Çince ve Japonca dahil).Zijn werk is vertaald in 28 talen (waaronder Engels, Russisch, Duits, Chinees en Japans).
1964-1965 yılından itibaren ise yabancı dil olarak Fransızcanın yanı sıra İngilizce de öğretilmeye başlandı.Sinds 1945 heeft het Frans als wereldtaal echter veel terrein verloren, vooral aan het Engels.
Avrupalılar ilk başta Büyük Zimbabve'nin yabancılar tarafından inşa edildiğini düşünüyorlardı.Daarbinnen vormt het het eerste grote bouwwerk dat door Europeanen in tropisch Afrika is gebouwd.
1944'te Abwehr Yabancı İstihbarat şefliğine yükselmiştir.In 1924 werd hij overgeplaatst naar de Abwehr (de militaire inlichtingendienst).
Film ayrıca "En iyi yabancı dilde film" dalında Altın Küre'ye aday gösterildi.De film werd tevens genomineerd voor de beste film in een vreemde taal.
Herkes bu yüzünü gizleyen genç hanımın bir yabancı olmadığını hissederler.Zij weten echter niet dat de agent die de leiding heeft over deze missie zelf een alien is.
Birçok yabancı Japonya'ya Japonca öğrenmek için gelir.Veel buitenlanders komen naar Japan om Japans te leren.
Gözlerimi tekrar açtığımda, aniden karşımda yabancı bir bayan buldum.Toen ik mijn ogen weer open deed, stond er ineens een onbekende dame voor mijn neus.
Yabancı bir dil öğrenirken, hata yapmaktan korkmamalısın.Je mag niet bang zijn om fouten te maken als je een vreemde taal leert.
Yabancı dil öğrenmek zordur.Het is moeilijk om een vreemde taal te leren.
Yabancılardan şeker almama annem tarafından müsaadeli değilim.Ik mag van mijn moeder geen snoep aannemen van vreemden.
Buranın yabancısıyım.Ik ben hier niet bekend.
Kendimi artık yabancı hissetmiyorum.Ik voel me geen allochtoon meer.
Çoğu yabancılar, burada sokaklarda yürümenin tehlikeli olduğunu düşünüyorlar.De meeste buitenlanders denken dat het gevaarlijk is om hier in de straten te lopen.
Allah'ı Bilen İnsanlar (Ehl ul-Ma`rife Billah) dünyada birer yabancı olup ahireti arzularlar" dedi.Niechże walczą na drodze Boga ci, którzy za życie tego świata kupują życie ostateczne!
Yabancılara karşı utangaç ve şüphecidir.Pozostaje powściągliwy i podejrzliwy w stosunku do obcych.
Modern İzlandacada skrælingi, barbar veya yabancı anlamına gelmektedir.We współczesnym języku islandzkim oznacza barbarzyńcę lub obcokrajowca.
Piyasamıza egemen olan yabancıları böylece ortadan kaldırarak, Türk piyasasını Türklerin eline vereceğiz."W ten sposób wyeliminujemy obcych , którzy kontrolują nasz rynek i oddamy go Turkom.”
Nasıl öğrenmek için bir yabancı dil."Jak nauczyć się obcego języka?".
Dört yabancı dil bilmektedir.Zna cztery języki obce.
Onlardan 140’ı yabancı üyedir.100 tys. to turyści zagraniczni.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Przyczyną anafilaksji może być reakcja organizmu na niemal każdą obcą substancję.
Le Boudin (), Fransa'nın Yabancı Lejyonunun resmî marşı.Le Boudin - oficjalny marsz Legii Cudzoziemskiej.
(Rance, Minnie: Laggiù nel Soledad) Bir yabancı salona gelir ve bir viski ile şu ısmarlar.Do salonu wchodzi nieznajomy i prosi o whisky i wodę.
Prospero bu yabancıyla yüzleştiği anda düşüp ölür.Gdy tylko Prospero staje oko w oko z nieznajomym, natychmiast umiera.
"Ben bir yabancıyım.Zawsze był obcym.
Yabancılara karşı genellikle şüpheyle yaklaşır, kendine son derece güvenlidir.Zazwyczaj przejawia nieufność w stosunku do obcych, bywa szczekliwy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod