Ana içeriğe geç
Sözlük

yabancı ile cümle

yabancı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yeni Malatyaspor tarihinin ilk yabancı transferi olmustur.Nasce a primeira softhouse terceirizada da história.
Pattison test öncesinde roman serisi ile yabancıydı ancak kitapları daha sonra okudu.Pattinson não estava familiarizado como a série, mas, após o teste, leu todos os livros.
Ayrıca Londra ve Edinburgh'dan sonra yabancılar tarafından en çok ziyaret edilen üçüncü şehirdir.Edimburgo é também a segunda cidade mais visitada de toda Grã-Bretanha, atrás apenas de Londres.
Almanya'da üniversite okumak isteyen her yabancı öğrenci direkt yüksekokula alınmaz.Na Alemanha, todos os estudantes estrangeiros tem que ter fluência no alemão para a graduação.
Britanyalı ve Yabancı Şövalyelik Nişanları.Cavaleiro Aos demais militares nacionais e estrangeiros.
Onlardan 140’ı yabancı üyedir.Destes, cerca de 80% são estrangeiros.
Ama kasabada yaşayan bir yabancı gider polislere tüm durumu anlatır ve tuzak işe yaramaz.Um assassino á solta na cidade espalha o pânico e a policía é ineficiente em sua captura.
Yabancı dil olarak Arapça da okutulmaktadır.Também é considerado ilícito vender este livro em idioma árabe.
30.000 öğrencinin 2100 kadarı yabancı uyrukludur.Existem mais de 230 associações estudantis de todos os tipos.
Yabancı sinemadan sonra VHS, lazer disk, DVD, UMD ve Blu-Ray HD formatlarında yayınlanmıştır.Anos após o lançamento do filme tem sido lançado em VHS, Laserdisc, DVD, e Blu-ray.
Şu ana kadar Japonya’da iki, Meksika’da dört albüm yabancı plak şirketleri tarafından yayınlandı.O álbum foi lançado no Japão em duas edições.
Bu kayıt, yılın "En Başarılı Yabancı Kaydı'" seçilmiştir.Esse sucesso culmina com a obtenção do título de 'Melhor Disco do Ano'.
Malezya'daki yabancı öğrencilerin çoğunluğunu Arap ülkelerinden gelenler oluşturur.A maioria dos estrangeiros, contudo, vinha de países árabes.
Yaz aylarında yerli ve yabancı turistler ile nüfus artışı yaşanır.Sua população duplica no verão com os trabalhadores sazonais e turistas.
Hem yerli hem de yabancı akademiler, Humboldt'u üyeleri arasına katabilmek için yarışıyordu.Academias, nacionais e estrangeiras, estavam ansiosas para tê-lo entre seus membros.
Burada bir yabancıyım.Eu sou um estranho aqui.
Hadi biz yabancıymışız gibi rol yapalım.Vamos fingir que somos estrangeiros.
Yabancı dillere çalışmak bana kendi ana dilimi daha iyi kullanmama yardımcı oluyor.O estudo de idiomas estrangeiros ajuda-me a melhor usar minha própria língua.
Yabancı Üyeler (ForMemRS)Foreign Members of the Royal Society (ForMemRS)
"Ben bir yabancıyım.‘Ik ben een vreemdeling.
(O döneme ait yabancı kaynaklar da benzer rakamlardan bahsetmektedirler).De bronnen spreken daar verschillend over).
Elvino birden bu yabancıyı Amina'ya ilgi gösterdiği için kıskanmıştır.Elvino is jaloers vanwege de bewondering van de vreemdeling voor Amina.
Yabancı ve Senta birbirlerine hiç sessizce bakakalmışlardır.Senta en de vreemdeling kijken elkaar in stilte in de ogen.
Teşekkürü yabancı birisine edersiniz.Heb de vreemdeling lief.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Anafylaxie kan worden veroorzaakt door een reactie van het lichaam op vrijwel elke vreemde stof.
Başka kavimleride yaşadığı dönemlerde siz bize ilsiniz (yabancısınız) denilmiş.In het meervoud: (1) wij, (2) jullie en u en (3) zij.
Türk dilini en iyi bilen yabancı.Dat is wel de enige vreemde taal die hij lijkt te kennen.
İkimiz de yalnız ve yabancıydık.Hij voelt zich eenzaam en een buitenstaander.
En çok bilinen yabancı dil nüfusun %51'inin konuşabildiği İngilizedir.Het Engels is met 51% de meest gekende taal.
Yabancılara karşı mesafelidir.Hij is afstandelijk tegen vreemden.
Bu durum yabancı kavimleri kıskandırıyordu.Deze opstelling wekte de ergernis van zionistische leiders.
Yabancı gözlemciler serbest ve adil olarak seçimi onayladı.Volgens de buitenlandse waarnemers zijn de verkiezingen vrij en eerlijk verlopen.
Kadınlar, çocuklar, yabancılar ve esirler vatandaş sayılmazdı.Vrouwen, slaven en vreemdelingen hadden geen inspraak.
Zamansal ve coğrafi yabancılaştırmalar yasaktır.Vervreemding in tijd en plaats is verboden.
Ayrıca Macar, Fransız ve Rus Bilimler Akademileri'nin de yabancı üyesidir.Verder is hij buitenlands lid van de Hongaarse, Franse en Russische Wetenschap Academies.
Düşmanlarının çoğu, robota nefret eden insanlar, çılgına dönmüş robotlar ya da yabancı işgalcilerdir.Veel van zijn tegenstanders zijn aliens, vijandige robots en robothatende mensen.
Yabancılara karşı utangaç ve şüphecidir.Hij is waaks en tegenover vreemden wantrouwig.
Bunların çoğu yabancı kökenliydi.Het waren vrijwel allemaal aliens.
Bu süre içerisinde İngilizceye pek çok yabancı sözcük girmiştir.Recent zijn ook talrijke Engelse leenwoorden in de taal binnengekomen.
Tüm yabancıların ülkeden çıkartılması hedeflenmiştir.De ontvoerders eisen het vertrek van alle buitenlanders uit het land.
Köyün sakinleri bu silahlı yabancılardan endişelenir.De indianen van de stam zijn nieuwsgierig naar die blanke vreemdeling.
Bir diğer eleştirilen konu ise yabancı transferlerindeki problemlerdi.Een ander punt van kritiek waren de special effects.
Yabancılar silahları arabadan çıkartır çıkartmaz da tutuklanacaklardır.Verdachten zullen hun wapens oppakken als ze nog niet gearresteerd zijn.
Bunun sonucu olarak insan kendi doğasına yabancılaşır.Zo'n mens vervreemdt van zijn eigen natuur.
Fakat geri döndüğü sırada orada başka bir yabancı adam daha görür.Zij ontmoeten daar een andere vreemdeling.
Yabancı paralı askerler de bulunduruluyordu.Er waren wel buitenlandse soldaten gelegerd.
Devlet binaları ve yabancı temsilcilikler buradadır.De overheids- en regeringsgebouwen bevinden zich hier.
Ayrıca, fahişelerin yabancı olmaması gerekir.Ook vreemdelingen worden niet als gelijkwaardige mensen beschouwd.
Bu büyüme büyük ölçüde hem yabancı hem de yerli yatırımlar tarafından finanse edildi.Deze omvang was vooral uitzonderlijk omdat alles gefinancierd werd met giften uit binnen- en buitenland.
2003'te AVN en iyi yabancı kadın oyuncu ödülünü almıştır.In 2003 won ze de AVN Award voor beste vrouwelijke buitenlandse actrice.
1978 yılında Hill ve Carpenter, Yabancı (Cadılar Bayramı) filminin senaryosunu birlikte yazmıştır.In 1978 schreef ze samen met regisseur Carpenter de horrorfilm Halloween.
Bu zaman diliminde şehir, yabancılara kapatılmaya çalışılmıştır.In verband hiermee was de stad voor lange tijd verboden voor buitenlanders.
Görünüşe göre bu yerleşimler yabancılar tarafından iskan edildi.In het verwoeste gebied worden ze aangevallen door de Buitenstaanders.
Daland denizden yabancı ile birlikte gelir.Inderdaad arriveert Daland daarna met de vreemdeling.
Bu nedenle yabancı misafirlerini ağırlayacağı gösterişli bir otel yaptırmak niyetindeydi.Hier werd ook een hotel gesticht, dat diende om de buitenlandse gasten van het bedrijf in onder te brengen.
İstatistiklere göre şehirde sadece 80 tane yabancı yaşıyor.Geschat werd dat er ongeveer 300 buitenlanders in de stad waren.
San Francisco Film Festivali, yabancı yapım filmleri Amerikalı seyirciye tanıtmada önemli rol oynar.Het festival speelde een grote rol bij het introduceren van buitenlandse films bij het Amerikaanse publiek.
Yabancı besteciler kabul edilmemiştir.Andersdenkenden bekeren was niet toegelaten.
Bugün Katakana yabancı kelimelerin yazılımı için kullanılmaktadır.Voor het translitereren van buitenlandse woorden wordt katakana gebruikt.
Örneğin yabancı ülkelerle ilgili yanlış enformasyon eğitim sisteminde desteklenebilir.Hierbij zal nauw worden samengewerkt met de afluisterdiensten van buitenlandse bondgenoten.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod