Kendinden olmayanlar ise yabancı moleküller olarak tanımlanabilir.Al contrario, le molecole non-self, sono quelle riconosciute come molecole estranee.
Başka yerlerde tiranlar yabancı politik düşmanlardan ele geçirdikleri toprakların yönetimini yüklenmişlerdir.Altrove, i tiranni intrapresero redistribuzioni di terreni sequestrati ai nemici politici ricchi.
İleri, Yabancı boyunduruğuna karşı!Avanti, contro il gioco straniero!
2009 yılında 115 ülkeden yabancı ve Türk asıllı öğrenciler katılmaktadır.Oggi conta circa 500 soci italiani e stranieri.
Bu döneme kadar son 400 yıl boyunca hiçbir yabancı ordu Paris’e girememişti.Sino a questa battaglia Parigi non aveva subito un'invasione da 400 anni.
Bu ödülü alan ilk yabancı oldu (2006).Vincitore del Premio Lo Straniero nel 2006.
Sabaha doğru evden bir yabancı gibi çıkar.Saturday Morning esce come singolo.
Ayrıca yabancı yatırımlar da teşvik edildi.Si cercano di attirare anche gli investimenti esteri.
Yabancılara karşı utangaç ve şüphecidir.Diffidente e riservato verso gli estranei.
İfade pek yabancı değil, değil mi?Base: non molto pronunciata.
Aynı zamanda okuldaki yabancı öğrenci sayısı da önemli bir yüzdeye sahiptir.Anche i professori del liceo sembrano avere una vita abbastanza complicata.
Kötüleşen sağlığı Türk ve yabancı doktorların tedavilerine sonuç vermedi.Da buon medico non poneva nessuna differenza nel curare il povero o il ricco.
Teşekkürü yabancı birisine edersiniz.Che gli estranei facciano la loro comparsa.
Günün birinde tren durur ve bir yabancı iner.È notte e lo straniero si è messo in cammino.
Trendeki Yabancılar (Strangers on a Train), 1951 yapımı bir Alfred Hitchcock filmidir.L'altro uomo (Strangers on a Train) è un film del 1951 diretto da Alfred Hitchcock.
1983'te Yabancı Wizard Video tarafından Atari 2600 için video oyununa uyarlanmıştır.Nel 1983, Halloween fu adattato a videogioco per l'Atari 2600 dalla Wizard Video.
Yardımcı oyuncuların iki tanesi, Cadılar Bayramı serisine yabancı değildir.Due membri del cast non erano estranei alla saga di Halloween.
Üniversitenin tüm öğrenciler bir veya iki yabancı dile mükemmel yiyələnirlər.La maggior parte degli studenti della scuola secondaria sceglie uno o due lingue straniere da imparare.
Birçok TUSAŞ üretimi F-16 ise yabancı ülkelere satıldı.L'F-6 fu anche venduto ad un certo numero di nazioni africane.
Yabancı gözlemciler serbest ve adil olarak seçimi onayladı.Le elezioni sono state considerate libere e giuste dalle organizzazioni internazionali.
Tatil yöreleri olan Las Vegas, Reno, Lake Tahoe ve Laughlin yerli ve yabancı turistlerin çekim merkezleridir.Aree Resort come Las Vegas, Reno, Lake Tahoe e Laughlin attirano visitatori da tutto il paese e oltre.
Bu yabancılar arasında bir İngiliz askeri de vardır.Un ufficiale britannico tra i partigiani.
Jane ise yabancıyla çıkarken onunla beraber olmuş ve hamile kalmıştır.Successivamente, la donna si congiunse al marito e restò incinta.
3. Liga'da ise %15'i kaplayan yabancı futbolcu oranı bulunmaktadır.Buona anche la percentuale della componente extra-comunitaria che si attesta al 12 %.
Dergi her hafta yerli ve yabancı şarkıların listesini yayınlamıştır.La radio presenta ogni settimana una selezione di generi poeti e poesie.
Bunların dışında çok sayıda özel banka ve yabancı banka bulunur.Figurano inoltre numerose altre banche e gruppi finanziari di proporzioni inferiori.
(Y) İnsanlarca getirilmiş 3 yabancı türü gösterir.Offre perciò denaro a tre sconosciuti.
Biraz yabancı dil öğrendim.Volete una lingua straniera?
Son yıllarda yerli ve yabancı turistler tarafından büyük bir ilgiyle gezilmektedir.Negli ultimi anni è diventata popolare tra i turisti stranieri.
1990'lı yıllardan beri, kentte yabancı yatırımların artmaya başladığı görülmektedir.Dalla seconda metà degli anni novanta nella città vi è stata una forte crescita di investimenti stranieri.
1978 yılında Hill ve Carpenter, Yabancı (Cadılar Bayramı) filminin senaryosunu birlikte yazmıştır.Nel 1978, lei ed il regista Carpenter stesero la sceneggiatura di Halloween - La notte delle streghe.
(Yabancı kaptan: "Zaman geldi ve tekrar yedi yıl geçti.")("Non tornerai più?") mentre i tedeschi avanzavano.
Sektörün toplam yabancı sermaye içindeki payı ise % 0.01 gibi oldukça düşük bir düzeydedir.È leggermente diminuita, invece, la permanenza media dei turisti stranieri di 0,1 punti percentuali.
Yerli ve yabancı turistler tarafından ziyaret edilmektedir.Da qui scappano italiani e stranieri".
Bu sayının % 26 sını yabancı turistler oluşturmaktadır.Il 70% dei turisti è costituito da stranieri.
Başlangıçta, bütün yabancı varış yerli postalar Şanghay içinden gidiyordu.Inizialmente la posta internazionale veniva smistata solamente a Shanghai.
Burada tam 8 sene forma giymiş ve Almanya'da 100'den fazla gol atan yabancı oyuncular arasına girmiştir.Egli tiene più di 800 discorsi l'anno e trascorre più di 100 giorni all'estero in oltre 22 paesi stranieri.
Müzikli oyunların çoğu yabancı yapıtlardan uyarlanmaktaydı.La maggior parte degli artisti e della musica eseguita era straniera.
Tüm yabancıların ülkeden çıkartılması hedeflenmiştir.Tuttavia, in conseguenza di ciò, tutti gli uomini vengono espulsi dal pianeta.
İçindeki Yabancı 2007 ABD-Avustralya ortak yapımı filmdir.Meno male che c'è papà - My Father è un film australiano del 2007.
Yaklaşık 600 adet tablo, Türk ve yabancı ressamlar tarafından yapılmıştır.I dipinti sono stati realizzati da pittori italiani e stranieri.
2009 yılında AVN "Yılın En İyi Yabancı Kadın Yıldızı" ödülünü kazandı.Nel 2009 ha vinto l'AVN Award for Female Foreign Performer of the Year.
Ülkede en popüler yabancı diller Rusça ve İngilizce'dir.Le lingue germaniche più diffuse sono l'inglese e il tedesco.
Turnuvaya yerli-yabancı 40 takım ve yaklaşık 200 sporcu öğrenci katılmıştır.All'opera collaborarono circa 200 studiosi italiani e quasi 400 stranieri.
Yabancı Damat, Doktorlar gibi dizilerde konuk oyuncu olarak rol aldı.Nota al pubblico italiano, come attrice, per il ruolo della dr.
Alanda izleyiciler ile birlikte yerli ve yabancı basın mensupları da bulunmaktaydı.Attualmente ospita la stampa o qualche delegazione estera in visita.
2013 yılında "Evdeki Yabancılar" isimli filmde ise Yaşar olarak rol almıştır.Nel 2013 ha lavorato al film The Stranger Within.
İki Yeni Yabancı, Gökhan Özen'in 7. albümü olan Milyoner albümündeki 14. şarkısıdır.È il ventiduesimo dei volumi pubblicati della saga Lupo Solitario.
Yabancılara karşı mesafelidir.Distanza a cui teniamo gli estranei.
Ülkedeki yabancılar genellikle Fransız veya İtalyan'dır.I coscritti del gruppo sono principalmente italiani, francesi e spagnoli.
Yabancı işçilere karşı bir önyargım yok.У меня нет предрассудков против иностранных рабочих.
Bir yabancı omzuma arkadan dokundu. Beni başka birisiyle karıştırmış olmalı.Незнакомец похлопал меня по плечу сзади. Он, должно быть, принял меня за кого-то другого.
Yabancı dilleri severim.Я люблю иностранные языки.
O, ebeveynlerinin isteklerine karşı çıktı ve yabancı ile evlendi.Она пошла против воли своих родителей и вышла замуж за иностранца.
Dün bir yabancı bana telefon etti.Мне вчера позвонил незнакомец.
O, yabancı dil yeteneğinden faydalanabileceği bir iş arıyor.Она ищет работу, где сможет применить своё знание иностранных языков.
Bu insanlar, bütün yabancılardan nefret ederler.Эти люди ненавидят всех иностранцев.
Köpek bir yabancının üzerine atladı.Собака бросилась на незнакомого человека.
Bir yabancının dışarıda yürüdüğünü gördük.На улице мы видели прогуливающегося незнакомца.
Yabancı ülkelerde bir sürü arkadaşım var.У меня много друзей в других странах.