Ana içeriğe geç
Sözlük

yabancı ile cümle

yabancı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu sebeple pek çok resmi yabancı heyet, Ermenistan ziyaretine buradan başlamaktadır.De este modo comenzaron a aparecer en la escena política egipcia un buen número de partidos políticos nuevos​.
İngiltere, Azerbaycan'daki en büyük yabancı yatırımcıdır.La UE es el mayor inversor externo de Cuba.
Tokyo'ya geldiğinde etrafa çok yabancı kalır.Además en su viaje a Japón se le forja una katana especial.
Yabancı dillerden geçen sözcüklerde de genelde yine asıl dilindeki karşılığındaki vurgu alınır.Es muy usual, al utilizar palabras extranjeras, restringir el significado que tienen en el idioma original.
Yabancı paralı askerler de bulunduruluyordu.Llegaron incluso delegaciones extranjeras invitadas.
Ayrıca Londra ve Edinburgh'dan sonra yabancılar tarafından en çok ziyaret edilen üçüncü şehirdir.Es el tercer destino turístico más visitado del Reino Unido después de Londres y Edimburgo.
Herkes bu yüzünü gizleyen genç hanımın bir yabancı olmadığını hissederler.Todo aquel que visite esta romería no se sentirá forastero.
Míster Danger: Yabancıların Venezuelalılara karşı beslediği aşağılama duygusunu temsil eder.Proviene de Alaska y representa el desprecio de los extranjeros hacia los venezolanos.
Yabancılara karşı ise çok acımasızdırlar.Son en extremo cautelosos respecto a los extranjeros.
Yabancı uyruklu bir adamla evlenmiştir.Está comprometida con un príncipe extranjero.
Bir yabancı kitap satıcısı Tahsin Özgüç eserleri listesinde 33 kitap sıralamaktadr.Así, el Salón de Otoño expone 33 lienzos suyos.
Başkan, tek başına yabancı ülkelerle antlaşmalar imzalayabilir.El presidente negocia los tratados con naciones extranjeras.
Sektör, yabancı bankalara açıktır.Cierre de todos los bancos privados.
Ak aynaklar bölgelerini yabancılara karşı korurlar.También protegen sus territorios frente a los extraños.
Yabancı bir motiftir.Motivación extrínseca.
Bağımsız Yabancı Kurgucu Ödülü'ne aday gösterildi.También fue nominada para el premio Independent Spirit.
Yabancı ajanlar tarafından casusluk faaliyetlerine karşı mücadele.Funciones de contraespionaje contra enemigos extranjeros.
Yabancı uyrukluların otomobilleri de hususi otomobil­lerden alınan vergilere tabıydı.Los Imp también fueron coches de carreras exitosos.
Çok sayıda yerli ve yabancı oyun sahneye koydu.Ha jugado en varios equipos españoles y extranjeros.
1995-2004 yılları arası, 1.278.424 yabancı vatandaş Alman vatandaşlığı almıştır.Entre 1972 y 2005 cerca de 415.019 turcos obtuvieron la nacionalidad alemana.
Yüksek sayıda halk, yabancı vatandaşlıklar kazanınca Hindistan'a sadakatten uzaklaşacaktır".Más allá de salarios que cambian la vida, él les brinda lealtad más allá del terreno.”
Ayrıca, fahişelerin yabancı olmaması gerekir.De igual modo, las órdenes no serían dados a extranjeros.
Her yıl artmakla beraber, 450 den fazla yabancı öğrenci UIST'de eğitim alıyor.Cada año, entre 400 y 500 estudiantes de Luther estudian en el extranjero.
Yabancı besteciler kabul edilmemiştir.No son aceptados cheques de bancos extranjeros.
Yabancılara hoşgörüyle davranabilir.Ellos pueden ser agresivos con extraños.
"MARAŞ KATLİAMI ZEMİNİNDE YABANCILAŞMA".«"La ingrata conducta del pueblo catalán..."».
Sonuç olarak bedelsiz olarak yabancı ve genç oyuncular transfer etti.En tales ocasiones no fueron entregados premios a los mejores actores y actrices nacionales y extranjeros.
Fransız diplomatlık servisine 1899'da girdi ve yabancı şubeye 1904'te katıldı.Mecánico de profesión, se unió al servicio exterior húngaro en 1949.
Devlet binaları ve yabancı temsilcilikler buradadır.Oficinas regionales de los departamentos y agencias nacionales son ubican aquí.
1968 yılından itibaren yabancı klasikleşmiş çizgi diziler yayınlanırdı.Hasta 2016 no se permitían equipos de categoría Profesional Continental extranjeros.
Yabancı sermaye kaynakları da artmıştır.También se ha incrementado la inmigración extranjera.
Beş birinciliğinin beşi de yabancı sanatçılar vasıtasıyla kazanılmıştır.De los cinco primeros premios Nobel en Química que se concedieron, tres fueron ganados por estudiantes suyos.
1990'lı yıllardan beri, kentte yabancı yatırımların artmaya başladığı görülmektedir.Desde la década de 1980 se crearon zonas económicas especiales donde se fomenta la inversión extranjera.
Bu durum yabancı kavimleri kıskandırıyordu.Este traspaso causó el descontento de los aficionados celestes.
Filipinler'de yabancı (örn.Sinonimia Arachnis philippinensis (Lindl.)
Görünüşte bu sakin ve huzurlu kasaba “El Deseo” bazı yabancılar yüzünden değişir.Con un estilo ambiental, bastante atmosférico “Pueblo” recrea distintos estados de calma.
Üniversitenin tüm öğrenciler bir veya iki yabancı dile mükemmel yiyələnirlər.Todos los estudiantes tienen que aprender latín, sea como primera o segunda lengua extranjera.
Tanpınar'ın bu eseri ayrıca yabancı dillere de çevrilmiştir.Destacaba, además, en lenguas extranjeras.
O bir yabancı idi ve bu şekilde tedavi edildi.Era uno straniero e così è stato trattato.
Bir pasaport sizi bir ülkenin bir vatandaşı olarak tanımlar ve yabancı ülkelere seyahat etmene imkan verir.Un passaporto vi identifica come cittadini di un Paese e vi permette di viaggiare all'estero.
O, bir yabancı dili öğrenmede hızlıdır.È veloce nell'imparare una lingua straniera.
Bir yabancıya asla güvenme.Non fidarti mai di un estraneo.
O tam olarak bir yabancı değildi.Non era proprio uno straniero.
O, bana tamamen yabancıdır.È un perfetto estraneo per me.
Üç yabancı dil konuşabilir.Conosce tre lingue straniere.
Ben yabancı değilim.Non sono straniero.
Onun dilini bilmiyorsan, bir yabancının sessizliğini asla anlayamazsın.Se non conosci la sua lingua, non potrai mai capire il silenzio di uno straniero.
Yabancılara güvenme.Non fidarti degli estranei.
Yabancı bir ülkede yapayalnızım.Sono tutto solo in un paese straniero.
Bazı Japonlar ülkelerinin yabancıların gözünde nasıl göründüğü hakkında endişeli.Alcuni giapponesi si preoccupano di come il loro paese appaia agli occhi degli stranieri.
Film, Tommy Lee Wallace'ın yönettiği ilk yapımdır ancak Wallace, Cadılar Bayramı serisine yabancı değildi.Il film era l'esordio alla regia di Tommy Lee Wallace, ma non era nuovo alla saga di Halloween.
Nubya gibi yabancı toprakların fethi, ülke dışında sürekli bir garnizon tutmayı gerektirmiştir.Le conquiste di territori stranieri, come la Nubia, imponevano una forza permanente da stanziare all'estero.
Burada oturan yabancıların %37'sini Avrupa Birliği'inden gelenler oluşturur.Il 37% degli stranieri proviene dall'Unione europea.
Bunların çoğu yabancı kökenliydi.La maggior parte di loro erano stranieri.
Çek gönüllülerinin Fransız Yabancı Lejyonuna katılmaları 21 Ağustos 1914 günü Paris’de başlar.L'arruolamento di volontari Cecoslovacchi nella Legione Straniera francese iniziò a Parigi il 21 agosto 1914.
İzlanda, savaş esnasında, yabancı bankaların hesaplarında hatırı sayılır miktarda para biriktirdi.L'Islanda prosperò nel corso della guerra, ammassando considerevoli riserve di valuta in banche estere.
Kızlarını eğitmek için yabancı özel öğretmenlerle sözleşme yaptı.Ha incaricato docenti stranieri di educare le sue figlie.
İkimiz de yalnız ve yabancıydık.Sono entrambi soli e insoddisfatti.
Veritabanı, U.S. BGN tarafından onaylanan yabancı yer-adı kararlarının resmi deposudur.La base di dati è il repertorio ufficiale delle decisioni sui toponimi stranieri approvate dallo US BGN.
Ben bir yabancı olarak bu sorundan muzdaribim lütfen bu soruna beraberce bir çözüm bulalam.Benvenuti, mi facciano la cortesia di riempire questo modulo, per piacere.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod