Ana içeriğe geç
Sözlük

yabancı ile cümle

yabancı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu öğrencilerin 20'si yabancıdır.Près de la moitié des 80 étudiants sont étrangers.
Anne: Hayır, sana söylüyorum, hayır. Tanımadığımız yabancı bir kızı bu eve yemeğe getiremezsin anladın mı?Il se contente désormais d’inviter à dîner des inconnus, moins à même de reconnaitre la jeune fille.
Görünüşte bu sakin ve huzurlu kasaba “El Deseo” bazı yabancılar yüzünden değişir.Cette culture et ce goût « classiques » s’accompagnent de beaucoup de curiosité pour les « modernes ».
İspanyolca konuşulan Güney Amerika'nın bazı büyük üniversitelerinde bu dil yabancı dil olarak öğretilir.Dans la version originale américaine, la série enseigne comme langue étrangère l'espagnol.
Akıl retoriğe yabancıdır.Il est spécialiste de la rhétorique.
400'den fazla yabancı akademik ve devlet kurumuyla bağlantılıdır.Elle correspond avec plus de deux cents sociétés et académies françaises et étrangères.
Yabancı Sinema KuşağıMeilleur film étranger.
Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü Komitesi, adaylık sürecinde bütün filmleri inceler.Le Comité du Prix du film en langue étrangère supervise le processus et examine tous les films soumis.
Yaklaşan yabancıları tam zamanında haber verir.Les favoris arrivent au compte-goutte dans la même minute.
Prens, bu hırslı ve güzel Yabancı Prenses'le ilgilenmeye başlar.Elle cherche désespérément son prince charmant.
1946'da Royal Society yabancı üyesi olmuştur.En 1933, il est fait membre étranger de la Royal Society.
Kendi ailemleyken bile biraz yabancı hissedebiliyorum.Il est donc impossible de s'expatrier en famille.
Bazı Realschule`lerde öğrencilerin İngilizcenin yanında ikinci bir yabancı dil seçme hakları da vardır.Mis à part une formation intensive en anglais, ces étudiants choisissent une deuxième langue étrangère.
Biraz yabancı dil öğrendim.Parler une langue étrangère.
Yabancı öğrenci oranı %15.5'dir.Les étudiants étrangers représentent 15 % des effectifs.
Her yıl artmakla beraber, 450 den fazla yabancı öğrenci UIST'de eğitim alıyor.Plus de 450 étudiants locaux et étrangers font leurs études à l'UIST.
Aynı şekilde birçok yabancı firmanın temsilcileri de burada bulunur.On trouve aussi plusieurs groupes d'étrangers.
Aynı zamanda birçok çeşitli yabancı etki benimsemiştir.Il a influencé aussi un certain nombre de linguistes étrangers.
Bölgenin kendine özgü doğası ve kültürel yapısı, çok sayıda yerli ve yabancı turisti çekmektedir.La biodiversité, très riche et singulière de cette région attire beaucoup de touristes étrangers.
İngilizce 2. yabancı dil olarak öğretilmektedir.L'anglais est enseigné comme langue étrangère dans le secondaire.
Yabancı ülkelere dostluk ziyaretlerinde bulundu.Ils obtiennent un suivi médical après la visite de diplomates étrangers.
1929 yılından sonra neredeyse 50 yıl yabancı sermayeli banka kurulmamıştır.Aucun autre auteur allemand né après 1950 n'a atteint autant de ventes.
Tokyo'ya geldiğinde etrafa çok yabancı kalır.À son retour au Japon, il a une brève période figurative.
Hükümet yabancıların ülkeye girişini sınırlandırmıştır.Les journalistes étrangers sont interdits d'entrée dans le pays.
Zamanla artan yabancı karşıtlığı, 1900'da Boxer Ayaklanması'na önayak olmuştur.Ces événements augmentent le sentiment anti-étranger en Chine qui aboutit à la révolte des Boxers de 1900.
Yabancı üzerine bir değerlendirmeMéxico. voir étrangère
Kurosava, ilk yabancı yapımlı projesinin hikâyesi için Life dergisinin bir makalesinden yola çıktı.Pour son premier projet étranger, Kurosawa s'inspire d'un article du magazine Life.
JVC, 2. Dünya Savaşı sırasında yabancı ortakları ile ilişkilerini kopardı.JVC coupa ses liens avec RCA au début de la Seconde Guerre mondiale.
Dört yabancı dil bilmektedir.Il parle 6 langues étrangères.
Yabancı sermaye kaynakları da artmıştır.Les marchés étrangers ont aussi vu une hausse.
Herkes bu yüzünü gizleyen genç hanımın bir yabancı olmadığını hissederler.Certains affirment avoir vu le visage déformé de cet être qui ne semblerait pas être humain.
Yabancı Diller Yayınevi (Pekin): Çin'de 1949 yılında kurulan yayınevi.Pyongyang: Foreign Languages Publishing House 1989.
Başlangıçta, bütün yabancı varış yerli postalar Şanghay içinden gidiyordu.Quand l'Étranger arriva à Channelwood, tous les aborigènes étaient partis.
Nasyonal sosyalistler, yabancı ırklardan ayrılan saf kan topluma bir onur bahşetmişlerdi.Les frères Saint relevèrent le défi de la concurrence étrangère.
Ben burada bir yabancıyım.Soy un extraño aquí.
Bu insanlar, bütün yabancılardan nefret ederler.Esta gente odia a todos los extranjeros.
O bir yabancı ile evli.Ella está casada con un extranjero.
Binaya bir yabancı girdi.Un extraño entró en el edificio.
Üzgünüm, burada bir yabancıyım.Lo siento, soy extranjero aquí.
Yabancı bir dil öğrenmek kolay değildir.No es fácil aprender una lengua extranjera.
Bu benim ilk yabancı ülke ziyaretimdi.Ésta fue mi primera visita a un país en el extranjero.
Tom iki yabancı dil konuşur.Tom habla dos lenguas extranjeras.
Yuko bir yabancı ile asla konuşmadı.Yuko nunca ha hablado con un extranjero.
Bu benim yabancılar arasındaki ilk gecemdi.Fue mi primera noche entre extranjeros.
Yabancı mısın? Nerelisiniz?¿Eres extranjero? ¿De dónde eres?
Bir yabancı benimle konuştu.Un extranjero habló conmigo.
Bir yabancıya asla güvenme.Nunca confíes en un extranjero.
Bir yabancının eve girdiğini gördük.Vimos a un extraño entrar en la casa.
Yabancı bir dilde ustalaşmak uzun süre çalışmayı gerektirir.Dominar un idioma extranjero requiere mucho trabajo duro.
Köpek bir yabancıya havlar.El perro le ladra a un extraño.
Yabancılarla asla konuşma.Nunca hables con extraños.
Hangi yabancı dili öğreniyorsun?¿Qué lengua extranjera estás aprendiendo?
Ben bir yabancıyım.Soy un extranjero.
Yabancı bir ülkeyi ziyaret etmek pahalı olmalı.Visitar un país extranjero debe de ser caro.
Bir yabancı bana doğru geldi ve bana saati sordu.Un extranjero vino directamente hasta mí y me preguntó la hora.
Yabancı dilleri severim.Me gustan las lenguas extranjeras.
Biz yabancı değiliz.No somos extranjeros.
Birçok yabancı Japonya'ya Japonca öğrenmek için gelir.Muchos extranjeros vienen a Japón a aprender japonés.
Yabancı bir dil öğrenirken, hata yapmaktan korkmamalısın.No deberías tener miedo a cometer errores cuando aprendes una lengua extranjera.
Daha önce bir yabancı ile hiç konuşmamıştım.Nunca antes me había hablado un extranjero.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod