Ana içeriğe geç
Sözlük

yabancı ile cümle

yabancı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yabancı bana doğru geldi.The stranger came toward me.
Yabancılardan sakınmak zorundasınız.You have to beware of strangers.
Oteli yabancı turistlerle dolu buldum.I found the hotel crowded with foreign tourists.
Bu sabah okula giderken bir grup yabancı gördüm.I saw a group of foreigners on my way to school this morning.
Benim sol kulağımda yabancı bir cisim var.I have a foreign object in my left ear.
Son zamanlarda, Japonya'da çalışan ya da okuyan yabancıların sayısı arttı.Recently, the number of foreigners working or studying in Japan has increased.
Dün bir yabancı bana telefon etti.A stranger phoned me yesterday.
Dün gelen kız bana bir yabancıydı.The girl that came yesterday was a stranger to me.
Çocuklar genellikle yabancı dil öğrenme konusunda çok iyidirler.Children are often very good at learning foreign languages.
Pazar yabancı malların akınına uğradı.The market was flooded with foreign goods.
Pazar yabancı mallarla dolup taşıyordu.The market was flooded with foreign goods.
Bir yabancı olsaydım, çiğ balık yiyemezdim.Were I a foreigner, I could not eat raw fish.
Yabancı bir dilde uzmanlaşmamız uzun zaman alır.It takes us a long time to master a foreign language.
Bir yabancının eve girdiğini gördük.We saw a stranger enter the house.
Biz bazı yabancı pullar alabildik.We managed to get some foreign stamps.
İki yabancı arkadaşım var.I have two foreign friends.
Hobim yabancı pullar toplamaktır.My hobby is collecting foreign stamps.
Ebeveynlerim kız kardeşimin bir yabancıyla evlenmesine karşı.My parents are opposed to my sister marrying a foreigner.
Bir gün yabancı ülkeleri ziyaret edeceğim.I will visit foreign countries someday.
Bu tür şeylere tamamen yabancıyım.I'm a total stranger to things of this kind.
Ben hâlâ burada bir yabancıyım.I am still a stranger here.
Buralarda bir yabancıyım.I'm a stranger in these parts.
Daha önce bir yabancı ile hiç konuşmamıştım.I have never been spoken to by a foreigner before.
Şimdiye kadar ondan fazla yabancı ülkeye gittim.I have been to more than ten foreign countries so far.
Ben bir yabancıyla otel odasını paylaşmak istemiyorum.I don't want to share the hotel room with a stranger.
Yabancı bir ülkede yapayalnızım.I am all alone in a foreign country.
Yabancı ülkelerde bir sürü arkadaşım var.I have many friends in foreign countries.
İngiliz arabalarını yabancı olanlara tercih ederim.I prefer English cars to foreign ones.
Ben, iki yabancı dil öğreniyorum.I am learning two foreign languages.
Ben bir yabancı olduğum için, şakayı anlayamadım.Being a foreigner, I couldn't catch on to the joke.
Bana bir yabancı tarafından İngilizce öğretildi.I was taught English by a foreigner.
Yabancı ürünler yerine yerli ürünler almayı için tercih ederim.I prefer to buy domestic rather than foreign products.
Bir yabancının o eve girdiğini gördüm.I saw a stranger enter that house.
Kapıda duran bir yabancı gördüm.I saw a stranger standing at the door.
Yabancılar arasında oldukça rahat hissediyorum.I feel quite at ease among strangers.
Bahçemdeki tüm yabancı otlardan kurtulmak için etkili bir yöntem arıyorum.I am looking for an effective method to get rid of all the weeds in my yard.
O benim için bir yabancıdır.She is a stranger to me.
Ben bir yabancıydım.I was an outsider.
Ben yabancı yemekten hoşlanmam.I don't care for foreign food.
Ben kendim burada bir yabancıyım.I'm a stranger here myself.
Ben kendim buraya yabancıyım. Korkarım size yardım edemem.I'm a stranger here myself. I'm afraid I can't help you.
Bizim köpek yabancıları ısırır.Our dog will bite strangers.
Biz bir yabancı gördüğümüzde İngilizce kullanmaya eğilimliyiz.We tend to use English when we see a foreigner.
Bir yabancı tarafından konuşulmaya alışık değiliz.We aren't used to being spoken to by a foreigner.
Bir yabancının dışarıda yürüdüğünü gördük.We saw a stranger walking outside.
Biz hepimiz diğer ülkelerde yabancıyız.We are all foreigners in other countries.
Gerçek kurgudan daha yabancıdır.Fact is stranger than fiction.
Etrafta duran insanlar tamamen yabancıydı.The people standing around were all strangers.
Ormanda, iki yabancı ile karşılaştı.In the woods, she met with two strangers.
Özür dilerim. Ben bu çevreye yabancıyım.I'm sorry. I'm a stranger around here.
Bir yabancıya asla güvenme.Never trust a stranger.
İnsanlara güven, ama yabancılardan şeker alma.Trust people, but don't take candy from strangers.
Hükümet yasadışı yabancıları yasaklamanın bir parçası olarak kovuyor.The government is expelling illegal aliens as part of a crackdown.
Asakusa'da çok sayıda yabancı turist var.There are many foreign tourists in Asakusa.
Köylüler yabancıyı düşmanları olarak göz önüne aldı.The villagers regarded the stranger as their enemy.
Çok sayıda yabancı insan çalışmak için Japonya'ya gelir.Many foreign people come to Japan to work.
Çok sayıda yabancı iyi Japonca konuşuyor.Many foreigners speak good Japanese.
Eğer üniversiteye girebilirsem, iki yabancı dil konuşmayı öğrenmeyi umuyorum.If I can get into university, I am hoping to learn to speak two foreign languages.
Elçilik, yabancı mültecilere siyasi sığınmayı reddetti.The embassy denied political asylum to foreign refugees.
Yabancı köpeklerden sakınmalısın.You must beware of strange dogs.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod