Ana içeriğe geç
Sözlük

yaban ile cümle

yaban kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bana sanki bir yabancıymışım gibi davrandı.He treats me as if I am a stranger.
O, bana tamamen yabancı.He is a total stranger to me.
Onun yabancı işçilerin çalıştırılmasıyla ilgili çok sayıda fikirleri vardır.He has a lot of ideas about running foreign workers.
O bir yabancı ile konuşmak için cesaretini topladı.He mustered up his courage to talk to a foreigner.
Onların fikirleri bizim için tamamen yabancı görünüyor.Their ideas seem totally alien to us.
Onların düşünceleri bize tamamen yabancı görünüyor.Their ideas seem totally alien to us.
Onlar onu bir yabancı olarak damgaladılar.They branded him as a liar.
O, ormanda yürüdüğünü, yabani çiçekler aradığını söyledi.She said she was walking through the woods, looking for wild flowers.
Üç yabancı dil konuşabilir.She can speak three foreign languages.
O, bana karşı tamamen yabancı.She is a total stranger to me.
Yabancıya kuşkuyla baktı.She eyed the stranger suspiciously.
O bir yabancı ile evli.She is married to a foreigner.
O, bir yabancıyla evli.She is married to a foreigner.
O İngilizceyi yabancı aksanıyla konuşur.She speaks English with a foreign accent.
O bir yabancı idi ve bu şekilde tedavi edildi.She was a foreigner and was treated as such.
O bana yabancı değil.She is no stranger to me.
O bir yabancı ile konuşmaya başladı.She started talking with a stranger.
O şimdi bana tamamen yabancıdır.She is now an utter stranger to me.
O, yabancı dil yeteneğinden faydalanabileceği bir iş arıyor.She is looking for a job where she can make use of her foreign language ability.
O, yabancılardan utanır.She is shy of strangers.
O, bana tamamen yabancıdır.She is an utter stranger to me.
Yabancılarla birlikte nadiren rahattır.She is seldom at ease with strangers.
Bahçenin yabani otlarını temizledi.She weeded the garden.
O, ebeveynlerinin isteklerine karşı çıktı ve yabancı ile evlendi.She went against her parent's wishes, and married the foreigner.
Yabancıların girmesine izin verilmez.No outsiders are allowed to enter.
Anlıyor musun? Bir yabancı dil öğrenmelisin.You see? You must study a foreign language.
Eğer kitapların listesi çok uzunsa lütfen bütün yabancı kitapları dışarıda bırak.If the list of books is too long, please leave out all foreign books.
Her yıl bir sürü yabancı Japonya'yı ziyaret eder.A lot of foreigners visit Japan every year.
Bir kütüğün altında bazı yabani mantarlar buldum.I found some wild mushrooms under the log.
Yabani hayvanlar ormanda yaşar.Wild animals live in the forest.
Yabani kuşları izliyorum.I am watching wild birds.
Yabani kuşları izlemek çok eğlenceli.Watching wild birds is great fun.
Yuko bir yabancı ile asla konuşmadı.Yuko has never spoken with a foreigner.
Yabancı öğrenciler bu klübe girebilirler mi?Can foreign students be in the club?
Yabancı pirinç sert ve tatsızdır ve de Japon damak tadına hitap etmez.Foreign rice is hard and tasteless, and doesn't appeal to the Japanese palate.
Yabancı insanlar eğlenceli.Foreign people are amusing.
Yabancılar beni şaşırtır.Foreigners astound me.
O, yabancı bir araba almak için çok çalıştı.In order to buy a foreign car, he worked very hard.
O yabancı bir araba alabilmek için çok çalıştı.He worked very hard so he could buy a foreign car.
Biz yabani otları çekmek zorundayız.We have to pull the weeds.
Tilkiler yabani hayvanlardır.Foxes are wild animals.
Onun yabancı bir arabası var.He has a foreign car.
Otobüste bir yabancı benimle konuştu.A stranger spoke to me on the bus.
Ben yabancı filmleri izlemek için sinemaya gitmek isterim.I like to go to the movies to see foreign films.
Yabancı bir biran var mı?Do you have a foreign beer?
Yabancı bir dil öğrenmek kolaydır.It is easy to learn a foreign language.
Japonya'da bulamayacağın cinsten onun yabancı kitapları var.He has foreign books of a kind you can't find in Japan.
Yabancı bir dil öğrenmek eğlencelidir.It's fun to learn a foreign language.
Anlıyor musun? Sen bir yabancı dil öğrenmek zorundasın.Get it? You've got to study a foreign language.
Yabancı dildeki bir şiiri çevirmek kolay değildir.It's not easy to translate a poem in a foreign language.
Tam yabancı dillerden söz ederken, Fransızca konuşur musun?Speaking of foreign languages, do you speak French?
Yabancı dillerde argo kelimeler öğrenmek eğlencelidir.It's fun to learn slang words in foreign languages.
Yabancı bir dili iyi konuşmak zaman alır.It takes time to speak a foreign language well.
Şu şirket bir yabancı tarafından yönetilmektedir.That company is managed by a foreigner.
Bana sanki bir yabancıymışım gibi davranıyor.He treats me as if I were a stranger.
Bu mağaza her türlü yabancı dil dergilerine sahiptir.This shop has all kinds of foreign-language magazines.
Japonya'yı her yıl binlerce yabancı ziyaret eder.Thousands of foreigners visit Japan each year.
Evin önünde bir yabancı var.There is a stranger in front of the house.
Yabancı bir dil öğrenmek ilginçtir.Learning a foreign language is interesting.
Bir yabancı, sadece sizin henüz tanışmadığınız bir arkadaştır.A stranger is a friend you just haven't met yet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yaban ile cümle - Sayfa 5 - yaban kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App