BSU birçok yabancı ülkelerin yüksek okulları ile çok yönlü ilişkiler kurmuştur.У Паритека множество партнерских соглашений с другими иностранными университетами.
Çok havlamazlar ayrıca yabancılara çabuk alışırlar.Неприхотливы и быстро привыкают к человеку.
Ama yaban sığırı gibi bir bir vurdular bizi.Люди падали, как скошенная трава.
Hava kuvvetlerinin 7.000 kadar personeli ve 5.000 kadarda yabancı danışmanı vardı.Датчане имели 6000 обученных солдат и ещё 5000 ополченцев .
Yabancı tüccarlar yerli tüccarlarla aynı haklara sahip oldu.Торгующие крестьяне получили сравнимые с купечеством торговые права.
1983'te Yabancı Wizard Video tarafından Atari 2600 için video oyununa uyarlanmıştır.В 1983 году вышла игра для приставки Atari 2600 под названием Halloween (компания Wizard Video).
Tokyo'ya geldiğinde etrafa çok yabancı kalır.По пути в Лондон он сталкивается с множеством приключений.
2006'da İran en iyi yabancı film dalında adaylık gösterildi.В 2006 году вид был отнесён к наиболее опасным чужеродным видам.
İnsanlarca getirilmiş yabancı türler (Y) ile gösterilmiştir.У кумыков ырчи (йырчи) — народный сказитель (обязательно мужчина).
Yerli ve yabancı dergilerde yazıları yayımlandı.Публикуется в отечественных и зарубежных журналах.
Sabaha doğru evden bir yabancı gibi çıkar.Наутро в парке он приносит извинения незнакомцу.
Böylece, Almanya’da faaliyet gösteren her dört yabancı işletmeden biri Kuzey Ren Vestfalya’dadır.Каждая четвёртая иностранная компания Германии расположена в земле Северный Рейн — Вестфалия.
Her yıl artmakla beraber, 450 den fazla yabancı öğrenci UIST'de eğitim alıyor.Ежегодно в вузе проходят обучение более 5 тысяч учащихся, в том числе иностранных.
Jon, yabaniler tarafından çiğnenir ancak ayağa kalkar.Джона чуть не затоптали Одичалые, но ему удаётся встать на ноги.
Aynı zamanda birçok çeşitli yabancı etki benimsemiştir.Она также была подвержена различным иноземным влияниям.
"Ne demek çekil?" demiş yaban domuzu.«Скажите мне откровенно, что все это значит?» — спросил его Муравьёв.
Yabancı sermayeyi teşvik yasası çıkarıldı.Запрещается коллективная высылка иностранцев.
Yaklaşık 150.000 yabancı kökenlinin ikamet ettiği bu kentte 60.000'den fazla Türk kökenli insan yasamakta.Из 1,5 млн семей, живущих в этих штатах, более 390 тыс. семей имели рабов.
İncir bir yana bırakılırsa ilk kültürlenen bitkilerin yabani tahıllar olduğu kabul ediliyor.В некоторых культурах сорорат также допускается в том случае, если первая жена оказывается бесплодной.
Yaban hayatı tüm ekosistemde bulunabilir.يمكن العثور على الحياة البرية في كافة النظم البيئية.
Marx için yabancılaşmanın ana nedeni paranın tiranlaşmasıdır.بالنسبة لماركس سبب وجود الاغتراب هو بالأساس طغيان المال.
Kendi havaalanı yoktur, bu nedenle yabancı ziyaretçiler Kolombo havaalanını kullanmaktadırlar.ليس لديها مطارها الخاص، ومسافروها الأجانب يجب أن يأتوا من مطار كولومبو.
Saltanat Kapısı, yabancı ziyaretçilerin de ilgisini çekmektedir.وتجذب بوابة السلطنة اهتمام الزوار الأجانب.
Yabancı vatandaşların sayısı 58.216'tır, bunların 22.249'u diğer Avrupa Birliği ülkelerinin vatandaşıdır.وعدد المواطنين الأجانب 58,216 , ومنهم 22,249 مواطنين لدول الاتحاد الأوروبي الآخر .
Burası kuş gözlemcileri ve yaban hayat tutkunları için bir cennettir.كما تعد جنة لمراقبي الطيور وعاشقي البرية.
Annesi Turar Shabarbayeva (1931-2000) Alma-Ata Yabancı Diller Enstitüsü'nde çalıştı.والدته – تورار شاباربايفا (1931-2000) عملت في معهد ألماطي التربوي للغات الأجنبية.
(Arya: "Peace and I are strangers grown (Huzur ve ben birbirimizin yabancısı olduk artık)".روى عنه: سعيد بن المسيب وأبو الزناد وعلي زين العابدين.
Almanlara, yabancı düşmanlara ve Yahudi yıkımına karşı mücadele hatırlatıldı.فالألمان يذكرون بالنضال ضد الأعداء الأجانب وتخريب اليهود.
Diğer bir önemli ilke ise yabancı sermayenin teşvik edilmesiydi.أما المبدأ الأخر الهام كان تشجيع روؤس الأموال الاجنبية.
Ayrıca şehirde Alman pasaportu taşıyan 60.392 yabancı kökenli insan yaşamaktadır.وعلاوة علي ذلك يقطن المدينة حوالي 60,392 نسمة ذو اصول غريبة و يحملون جواز سفر ألماني .
İlk döneminde kullandığı yabancı sözcük ve kalıplar nedeniyle dili oldukça ağırdır.كانت لغته كثيفه بسبب الكلمات والعبارات الأجنبيه التي استخدمها في الفتره الأولي.
"Ben bir yabancıyım."كلّنا غرباء".
Almanya hayvanat bahçeleri, yabani yaşam parkları , sualtı parkları, ve kuş parkları ile ünlüdür.ألمانيا معروفة بامتلاكها العديد من حدائق الحيوان، محميات الحياة البرية، الأحواض المائية وحدائق الطيور.
People's Daily, onu, modern Çin'i şekillendiren 50 yabancı arasında gösterdi.صنفته صحيفة الشعب اليومية الصينية بين خمسين أجنبي الذين ساهموا في صياغة الصين الحديثة.
Yabancı ajanlar tarafından casusluk faaliyetlerine karşı mücadele.مكافحة عمليات التجسس الأجنبية .
Sözcü, intikam sözü verdi ve saldırının ayaklanmada yabancı katılımın kanıtı olduğunu iddia etti.وتوعد المتحدث بالانتقام وادعى أن الهجوم كان دليلا على تورط أجنبي في الانتفاضة.
Yaklaşık 600 adet tablo, Türk ve yabancı ressamlar tarafından yapılmıştır.ورسمت ما يقرب من ستمائة لوحة على يد فنانين أتراك وأجانب.
İlk görüldüğü zaman yabani zannedilmiştir.وهي أول شدة رأوها.
İsviçre yüksek öğrenim düzeyinde yabancı öğrenci oranı açısından Avustralya'dan sonra ikinci sırada gelir.تملك سويسرا ثاني أكبر عدد من الطلاب الأجانب في التعليم العالي بعد النمسا.
1995-2004 yılları arası, 1.278.424 yabancı vatandaş Alman vatandaşlığı almıştır.وفي الفترة بين عامي 1995 و 2004 حصل 424 278 1 مليون شخصا على الجنسية الألمانية عن طريق التجنيس.
"Ne demek çekil?" demiş yaban domuzu.فقلت من هذا؟ قالوا الدجال."
Tang Shengzhi yabancı gazetecilere yaptığı basın açıklamasında, şehrin teslim olmayacağını söyler.في بيان صحفي للصحفيين الأجانب، أعلن تانغ شينجزي أن المدينة لن تستسلم وستقاتل حتّى الموت.
Bu okullarda okuyan 29.446 öğrencinin 5.261'i yabancıdır.يتلقى العلم في هذه المدارس حوالى 29,446 طالب و5,261 أجنبي .
1994’ten itibaren İstanbul'un çeşitli canlı müzik mekanlarında yabancı coverlar söyledi.واعتبارا من عام 1994 قامت بالغناء في العديد من صالات الموسيقي الحية المتنوعة في أسطنبول.
Marks yabancılaşmanın komünizm öncesi tüm toplumun bir özelliği olacağına inanır.يعتقد ماركس أن الاغتراب سوف يكون سمة من سمات كل مجتمع قبل الشيوعية.
Organize ve Lübnan'da yaşayan Filistinli mülteciler için veya yabancı ülkelerden seyahat belgeleri vermek.تنظيم وإصدار وثائق سفر اللاجئين الفلسطينيين في لبنان أو الواردة من الخارج.
Lübnan topraklarında yabancıların kontrolünü sağlamak.مراقبة الأجانب على الأراضي اللبنانية.
Yabancı sözü ile bağlantılıdır.لفظ أجنبي.
Halen çok sayıda yabancı yayınevinden teklif almaktadır .ولا يزالد يصُدر عن العديد من دار النشر الأجنبية.
1978'de Brown Tazmanya Yaban Hayat Topluluğu'nun müdürü olarak atandı.في عام 1978 عين بروان مدير لجمعية الحياة البرية في تاسمانيا.
Asya yaban köpeğinin insanların haricinde pek düşmanı yoktur.لا يوجد له أعداء في البرية باستثناء البشر.
En etkili romanı ise köylü ve aydın çelişkisini anlatan Yaban (1932) oldu.أما عن أكثر رواياته تأثيراً والتي وضحت الاضطرابات بين الفلاح والمفكر فهي رواية البري 1932.
İsrail ayrıca 2010 yılındaki 3.45 milyon yabancı turist ziyaretiyle dünya turizminde de iyi bir yerdedir.إسرائيل هي أيضا وجهة سياحية رئيسية، مع 3.5 مليون سائح أجنبي زاروها في عام 2012.
1975 ve 1976 yıllarında Küba dışında çok az yabancı kuvvet Angola’da kalır.في عامي 1975 و1976، انسحبت معظم القوات الأجنبية باستثناء الكوبية.
Bu nedenle bu bölgenin yabancısı değildi.ليس هذا هو الشيء الغريب في هذه الجزيرة.
Teşekkürü yabancı birisine edersiniz.أن يكون الفاعل أجنبياً.
En son yabani olarak yaşayanların 2000 yıl evvel yok olduğu tahmin edilir.لذلك، يقال إن انقراض الإنسان من غير المحتمل في غضون آلاف السنين القادمة.
Yabancı paralı askerler de bulunduruluyordu.كما جاء السفراء الأجانب أيضا.
Uzak ve yabancı ülkelerin efsanelerinden yararlanırlar.وهي تشهد إقبالاً كثيفاً من قبل السواح اللبنانيين والأجانب.
Ayrıca yabancı yatırımlar da teşvik edildi.كما شجّعت الدولة الاستثمارات الخارجية.