Yabancı yatırımlar desteklendi.وتم رفض تقديم المعونات الأجنبية.
Bu fiyatlar bankanın yabancı parayı alış ve satış rakamlarıdır.إعلان أسعار بيع وشراء العملات الأجنبية.
Yabancı iş adamları uluslararası Samaralı şirketler ile beraber çalışır.5- العمل كممثل لجمعيات رجال الأعمال العربية عند التعامل مع مؤسسات أجنبية مماثلة.
Ama kuşaktan kuşağa Levantenler azaldı, yabancılar ülkelerine döndüler.نزل مجاهدون غرباء لكن يشعرون بأنهم في بيوتهم.
Varamyr Altıderi - 1 bölüm (Prolog) : Varg'dır ve Duvar'dan geçip kurtulan Yabanıllardan biridir.المُقدّمة: (ڤارامير), وْارج أحد الهمج الناجين وراء الجدار.
Bu okul yabancı dilde eğitim verdiği için, şehirde Gâvur Mektebi olarak anılıyordu.وهذه المدراس كان تسمى في المدينة مدرسة الكفار وذلك لأنها كانت تقدم التعليم باللغات الأجنبية.
İngiltere Brighton da yabancı dil eğitimini aldı.حمل نيوتن الجنسية الإنجليزية فقط.
Ama yaban sığırı gibi bir bir vurdular bizi.ولذلك فإنها ألقيت في الماء كالماشية الميتة..
Her takımın birer yabancı tenisçi oynatma hakkı vardır.يحق لكل فريق اشراك ثلاث لاعبين أجانب فقط.
Ancak yabancı sermayenin gelmesi solcuları Turistlerin gelmesi ise dincileri rahatsız ediyordu.من المهم أن نميز السياح من المقيمين الأجانب لأن السياح يأتون لقضاء عطلهم فقط.
Hindistanlılar Dubai emlâk piyasasında en başta gelen yabancı yatırımcılar olmaktadır.الهنود يليهم البريطانيون والباكستانيون هم كبار المستثمرين الأجانب في دبي العقارية.
Bazen ise yabancı din tarikatçılarının propagandası siyasi nitelik taşımıştır.كثيرا ما تقتبس الصحافة تصريحات دعبور النارية عن السياسة الخارجية.
Teşekkürü yabancı birisine edersiniz.Um fremde Schuld.
Yerli ve yabancı süreli yayınlarda çok sayıda makalesi yayımlanmıştır.ويكتب به عدد من الصحفيين العرب والأجانب مقالات لهم تنشر دوريا.
Ayrıca, fahişelerin yabancı olmaması gerekir.كذلك فإن الميل للابتعاد عن الغرباء من الأمور غير المألوفة.
Bölge, yıllar boyunca hem yerli hem yabancı yazarlara, müzisyenlere ve diğer sanatçılara ilhâm vermiştir.كانت المقاطعة مصدر إلهام لأجيال من الفنانين البريطانيين والاجانب والكتاب والموسيقيين.
Arkasında derin izler bırakan bu yabancı İsa mıdır, yoksa bir şeytan mı?وبطل هذه الملحمة، الملاك الساقط، وهو الشيطان.
Ülke genelinde zengin de bir yaban hayat bulunmaktadır.وكان في المدينة رجل غنى وثنى.
İngiltere, Azerbaycan'daki en büyük yabancı yatırımcıdır.لذا تعد بي بي أكبر مستثمر أجنبي في مصر.
Tanpınar'ın bu eseri ayrıca yabancı dillere de çevrilmiştir.وقد ترجمت بعض فصول هذا الزيج إلى اللغات الأجنبية.
Bu zaman diliminde şehir, yabancılara kapatılmaya çalışılmıştır.كان السكان الأصليون في ذلك الوقت معاديين للغرباء.
Yabanıl hayvan varlığı zengindir.تملك البلاد ثروة حيوانية ضخمة.
Müzede yalnız ulusal filmlere ait materyallar değil, ayrıca yabancı film materyalleri de sergilenmektedir.الأهم من ذلك ليس فقط محتوى الأفلام الفردية السياسية بل أيضا دور السينما نفسها.
Malkhasyants ayrıca bazı yabancı eserleri Ermeniceye çevirmiştir.قام هوميرين أيضاً نشر بعض من الترجمات الوحيدة لأعمال عائشة للإنجليزية.
Hükûmet yabancıların ülkeye girişini sınırlandırmıştır.تنظيم استخدام الأجانب داخل البلاد.
Fransızca, İspanyolca ve Latince en sık ikinci yabancı dil olarak alınan dillerdir.الألمانية والفرنسية والإسبانية تدرس عادة كلغة ثانية أو في أكثر الأحيان كلغة الثالثة.
Şiirleri 22’den fazla yabancı dile çevrildi, birçok uluslararası şiir antolojisinde yayınlandı.تُرجمت قصائده إلى أكثر من 22 لغة ، ونُشرت في بعض المختارات الأدبية العالمية .
Ülkedeki yaban hayat ise çok fazla çeşitlilik arz etmektedir.يمكن أن نلاحظ ضمن الكرة الحية على سطح الأرض تنوعات هائلة من أشكال الحياة.
Ertesi gün Yan Yaban köyü muhaliflerin eline geçmiştir.وفي اليوم التالي، عبرت الفيلة.
Terörle mücadele ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda 3'ü yabancı 13 kişi gözaltına alındı.ومع ذلك تفاجأ بالقبض على الرياضيين الستة من شقة 3 من قبل الإرهابيين.
Yabancı gözlemciler serbest ve adil olarak seçimi onayladı.من ناحيةٍ أخرى، طالب النشطاء بالإقتراع العام و العادل.
Ardından yabancı tüccarlar ve müslümanlar geliyordu.و كان يتم به تجهيز موتى المسلمين الغرباء و أبناء السبيل.
Yabancı ülkelerde yatırım yapacak yatırımcılar tarafından kullanılır.وتجذب المستثمرين الاجانب.
Aynı zamanda birçok çeşitli yabancı etki benimsemiştir.وكان مع كل محور عدد من الخبراء الأجانب.
Allah'ı Bilen İnsanlar (Ehl ul-Ma`rife Billah) dünyada birer yabancı olup ahireti arzularlar" dedi.« من أراد أن يعرف معرفته بالله، فلينظر إلى ما وعده الله ووعده الناس، بأيهما قلبه أوثق ».
Yaban tavşanı, sülün ve bıldırcın avında uzmanlaşmıştır.ذكره الشهرستاني في كتابه الملل والنحل.
Bu devletlerin bazılarının başında ise, yabancı hanedanlar hüküm sürmekteydi.حيث رفض بعض سكان القرى الباقيه حمل هذه الجنسية.
Fakat avın aile ve akrabalar ile ihtiyacı olan yabancılar arasında paylaşımı yalnızca kadınlarca yapılır.تعتمد بعض الطفيليات الخارجية، مثل الديدان المفلطحة وحيدة العائل، على الاتصال المباشر بين العوائل.
Ortaya çıkarılan yaban domuzu heykellerinin çoğunluğu bu yapıdan çıkarılmıştır.تقع معظم الفيلات البالادية المتبقية خارج الموقع.
Son yabani sürü 1967'de görüldü ve son yabani at 1969'da vuruldu.تم العثور على ذئب ذئب في الآونة الأخيرة في كاتالونيا ، حيث قتل آخر ذئب أصلي في عام 1929.
Yabancı dil öğrenmek zordur.تعلم لغة أجنبية صعب.
Yabancı dillere çalışmayı severim.أنا أحبُّ أنْ أدرسَ اللغاتَ الأجنبيةَ.
O, beş yabancı dil konuşur ama o küfretmek istediğinde annesinin dilinde konuşur.هو يتكلم خمس لغات اجنبية , لكن اذا اراد ان يشتم يتحدث بلغته الام
Yaklaşık 1.3 milyon yabancı turist her yıl Jamaika'yı ziyaret eder.Estima-se que 1,3 milhões de turistas estrangeiros visitam Jamaica a cada ano.
1969'da Yemen hükümeti tüm yabancıları sınır dışı etmiş ve Mahmudnizhad ailesi İran'a dönmüştür.Em 1969 o governo do Iémen expulsou todos os estrangeiros e a familia Mahmudnizhad retornou ao Irã.
Annesi Turar Shabarbayeva (1931-2000) Alma-Ata Yabancı Diller Enstitüsü'nde çalıştı.Sua mãe, Turar Shabarbayeva (1931-2000), trabalhou no Instituto de Línguas Estrangeiras de Alma-Ata.
Yaban hayatı tüm ekosistemde bulunabilir.A vida selvagem pode ser encontrada em todos os ecossiostemas.
2000-01 döneminde, Premier League'deki yabancı oyuncu sayısı toplam oyuncu sayısının %36'sıydı.Em 2000–01, o número de jogadores estrangeiros que participam da Premier League era de 36% do total.
Ayrıca yabancı yatırımlar da teşvik edildi.Espera-se também atrair investimentos estrangeiros.
Feuerbach'ın yabancılaşma teorisi daha sonraları Karl Marx tarafından kullanılacaktır.A teoria feuerbachiana da alienação seria usada mais tarde por Karl Marx.
Ayrıca Justin Timberlake koreografı ve birkaç yabancı öğretmen ile çalıştı.Ela também trabalhou com um dos coreógrafos de Justin Timberlake e alguns professores estrangeiros.
Yabancı sermaye kaynakları da artmıştır.As fontes de capital estrangeiro também aumentaram.
İzlanda, savaş esnasında, yabancı bankaların hesaplarında hatırı sayılır miktarda para biriktirdi.A Islândia prosperou durante a guerra, reunindo reservas financeiras consideráveis em bancos estrangeiros.
Marx için yabancılaşmanın ana nedeni paranın tiranlaşmasıdır.Para Marx, a alienação existe principalmente por causa da tirania do dinheiro.
2010 nüfus sayımı, Çin'de yaşayan yabancı vatandaşların sayısını 593.832 olarak kaydetti.O censo de 2010 registrou um total de 593 832 cidadãos estrangeiros que viviam na China.
Yabancı kaynaklı yaklaşık 10.000 Taliban savaşçısı teslim olmayı reddetti ve inatla direnmeye devam ettiler.Cerca de 10.000 combatentes talibãs, liderados por combatentes estrangeiros, continuaram a resistir.
Yabancılara karşı utangaç ve şüphecidir.É reservado e desconfiado com estranhos.
Bu grubun üyeleri yaban arıları ve karıncalardır.Os membros deste grupo são vespas e formigas.
Yabancıların banka hisseleri satın almaları veya holdinglerin birçoğunu elde etmeleri yasak değildir.Os estrangeiros não são proibidos de comprarem ações dos bancos ou de tornaram-se seus sócios majoritários.
BAFTA En İyi Yabancı Oyuncu Ödülü - Cary Grant.Indicado na categoria de Melhor Ator Estrangeiro (Cary Grant).