Yabancıların arabalarına binmeyin.Don't take rides from strangers.
Köpeğim yabancıları sevmiyor.My dog doesn't like strangers.
Yabancı olduğumu fark etttiği için bana daha yüksek bir fiyat verdi.He charged me a higher price because he noticed I was a foreigner.
Yaban domuzu bütün patateslerimizi yedi.Wild boar have eaten up all of our potatoes.
Yaban domuzları bütün patateslerimizi yedi.Wild boars have eaten all of our potatoes.
Yaban domuzları bahçemi kazdı.Wild boars have dug up my garden.
Yabanarıları neden vızıldar?Why do bumblebees buzz?
Bir yabancı dil biliyor musun?Do you speak a foreign language?
Herhangi bir yabancı dil biliyor musun?Do you speak any foreign languages?
Ben o aksana yabancıyım.I'm unfamiliar with that accent.
Ben yabancı düşmanı değilim çünkü kendi etnik grubumdan da nefret ediyorum.I'm not a xenophobe, because I also hate my own ethnic group.
Hem yabancılardan hem de vatandaşlarımdan nefret ediyorum.I hate both foreigners and my countrymen.
Onlar yabancılardan nefret ediyorlar; ben herkesten nefret ediyorum.They hate foreigners; I hate everybody.
Ben herkesten nefret ederken onlar sadece yabancılardan nefret ediyorlar.They only hate foreigners, while I hate everybody.
Yanlış yapmaktan korkmuyorsanız yabancı bir dili konuşmak daha kolaydır.It is easier to speak a foreign langauge if you're not afraid of making mistakes.
Hatalar yapmaktan korkmazsanız bir yabancı dili daha hızlı konuşabilirsiniz.You can speak a foreign language more quickly if you're not afraid of making mistakes.
Yabancı bir dil öğrenirken hata yapmaktan korkmayın.When learning a foreign language, don't be afraid to make mistakes.
Yabancıları küçümserler.They despise foreigners.
Çok yabancı düşmanılar.They are very xenophobic.
Yabancı diller ilgini çekmiyor mu?Aren't you interested in foreign languages?
Pek çok yabancı dili anlayabiliyorum ama onlardan hiçbirini konuşamıyorum.I can understand many foreign languages, but I can't speak any of them.
Leyla saldırıya uğradı ve yabani köpekler tarafından yenildi.Layla was attacked and eaten by wild dogs.
Sami mükemmel bir yabancıydı.Sami was a perfect stranger.
Sami tam bir yabancıydı.Sami was a perfect stranger.
Tom bir yaban hayatı sığınma evi yaratmak için mülkünü bağışladı.Tom donated his estate to create a wildlife sanctuary.
Bunun bir yaban arısı ve onun bir bal arısı olduğunu sandım.I thought this was a wasp and that was a bee.
Tom bir dilbilimcisi olmasına rağmen herhangi bir yabancı dili konuşmaz.Although Tom is a linguist, he does not speak any foreign language.
Tom bir dilbilimci olmasına rağmen herhangi bir yabancı dili konuşmaz.Even though Tom is a linguist, he does not speak any foreign languages.
Kızartma sığır eti, yabanturpu sosu ile lezzetliydi.The roast beef was delicious with horseradish sauce.
Bu web sitesi, özellikle yabancı dil öğrenmek isteyenler için hazırlandı.This website was created specifically for people who want to learn foreign languages.
Tom'un yaban mersini dolu bir sepeti var.Tom has a basket full of blueberries.
Tom kaçak bir yabancı.Tom is an illegal alien.
Tom'un bir sürü yabancı pulu var.Tom has a lot of foreign stamps.
Tom, Mary'ye asla yabani bir mantar yemeyeceğini söyledi.Tom told Mary he'd never eat any wild mushroom.
Bir yabancı dili iyi konuşmak o kadar kolay değil.Speaking a foreign language well isn't so easy.
Yabancı bir dili iyi konuşmak kolay değil.Speaking a foreign language well isn't easy.
Tom yabancılarla konuşmaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like to talk to strangers.
Tom sık sık yabancılarla konuşmaz.Tom doesn't often talk to strangers.
Tom yabancılara karşı çok kibar değil.Tom isn't very nice to strangers.
Tom yabancılarla konuşmayı seviyor.Tom likes to talk to strangers.
Tom herhangi bir yabancı dil bilmiyor.Tom doesn't speak any foreign languages.
Tom bir yabancıya benziyor.Tom looks like a foreigner.
Tom bir yabancı gibi görünüyor.Tom looks like a foreigner.
Yabancılarla genellikle konuşmam.I don't often talk to strangers.
Çayır, yabani çiçeklerle doluydu.The meadow was filled with wildflowers.
Yabancı bir dilde uzmanlaşmak zordur.It's difficult to master a foreign language.
Sami, ürünün yabancı olduğunu iddia etti.Sami claimed that the product was foreign.
Sami yabancılar için kapısını açtı.Sami opened his door to strangers.
Sami kapısını yabancılara açtı.Sami opened his door to strangers.
Yabani kunduzlar beş yüz yıllık bir yokluğun ardından İngiltere'ye geri dönüyor.Wild beavers are returning to England after a five hundred year absence.
Tom ve Mary balaylarını yabancı bir ülkede geçirdiler.Tom and Mary had their honeymoon in a foreign land.
Sami yabancılara fazla güveniyordu.Sami was too trusting with strangers.
Profesyonel öğretmenlerle yabancı dil öğren!Learn foreign languages with professional teachers!
Profesyonel öğretmenlerle yabancı diller öğrenin!Learn foreign languages with professional teachers!
Kahkahanın hiçbir yabancı aksanı yoktur.Laughter has no foreign accent.
Tom yabancıya adını söylemedi.Tom didn't tell the stranger his name.
Bu yasa sadece yabancılara uygulanır.This law only applies to foreigners.
Tom yabancılarla konuşmaktan hoşlanır.Tom likes talking to strangers.
Hangi yabancı dilleri biliyorsun?What foreign languages do you know?
Hangi yabancı dilleri biliyorsunuz?What foreign languages do you know?