Diğer bir deyişle, yaşlanıyoruz çünkü yaşlanmamak zor iştir;Innymi słowy - ciężej jest się nie starzeć niż starzeć.
Diğer bir deyişle, yaşlanıyoruz çünkü yaşlanmamak zor iştir;다른 말로, 노화가 진행되는 이유는 노화하지 않는 것이 어렵기 때문인 것이지요.
Diğer bir deyişle, yaşlanıyoruz çünkü yaşlanmamak zor iştir;Másszóval azért öregszünk, mert nehéz nem öregedni.
Diğer bir deyişle, yaşlanıyoruz çünkü yaşlanmamak zor iştir;Por outras palavras, envelhecemos porque dá muito trabalho não envelhecermos.
Diğer bir deyişle, yaşlanıyoruz çünkü yaşlanmamak zor iştir;Με άλλα λόγια, έχουμε τη γήρανση γιατί είναι δύσκολη δουλειά να μην έχουμε γήρανση.
Diğer bir deyişle, yaşlanıyoruz çünkü yaşlanmamak zor iştir;במילים אחרות, יש לנו הזדקנות מפני שזו עבודה קשה כדי שלא תהייה לנו הזדקנות;
Diğer bir deyişle, yaşlanıyoruz çünkü yaşlanmamak zor iştir;أي أنّنا اخترنا الهرم لأنّه الخيار الأسهل...
Diğer bir deyişle, yaşlanıyoruz çünkü yaşlanmamak zor iştir;より多くの遺伝的な通り道を求め 多くの複雑性を遺伝の中に求めます
Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beriAnnak ellenére, hogy az öregedés megállításáról beszélt, miért néz ki úgy, mint egy öreg ember?
Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beriAudiencia: Ya que has estado hablando acerca del envejecimiento y tratar de derrotarlo,
Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beriJá que falou do envelhecimento e de tentar vencê-lo, porque é que você parece um velho?
Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beri관객: 지금까지 노화에 대해서 말씀하시고, 그 노화를 어떻게 방지할지에 대해 말씀하셨으면서
Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beriÔng đã nói về lão hóa và cố gắng đánh bại nó, vậy sao ông lại làm mình trông già vậy?
Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beriPubliek:
Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beriWidz:
Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beriΚοινό:
Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beriАудитория: Вы говорите о старении и о попытках победить его.
Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beriЩом говорите за остаряване и опити за побеждаването му, защо се преструвате, че изглеждате като старец?
Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beriקהל: מאחר ודיברת על זקנה והניסיון להביס אותה,
Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beriالجمهور: كنت تتكلّم عن التّقدّم في العمر وكيفيّة تجاوزه،
Dinleyici: yaşlanmayla ilgili konuştuğunuzdan ve onu savunduğunuzdan beriなぜ博士は 老人のような外見を装うのですか?
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Cô ấy nói " Bộ phim nói về một người phụ nữ chấp nhận với viễn cảnh trở nên già đi."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi."Der Film handelt über eine Frau, die sich mit dem Älterwerden auseinandersetzt."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Dia bilang, "Tentang seorang wanita yang dalam proses berdamai dengan umurnya."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Ea a spus: "Filmul este despre o femeie care ajunge să accepte faptul că îmbătrâneşte."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Ellle a répondu "Le film parle d'une femme qui accepte de vieillir."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi."Filmen handler om en kvinde der affinder sig med at blive ældre".
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.그녀가 말하길 나이가 들어가는 어떤 여자에 대한 영화라고 했어요.
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi."La película trata de una mujer que está aceptando envejecer".
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Mi ha detto, "Il film tratta di una donna che accetta il fatto di diventare vecchia"
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi."O filme é sobre uma mulher "a aceitar o facto de estar a envelhecer."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Powiedziała: "Film jest o kobiecie, która próbuje się pogodzić z tym, że się starzeje."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Ze antwoordde: "De film gaat over een vrouw die in het reine probeert te komen met het ouder worden. "
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Και εκείνη απάντησε: "Η ταινία είναι για μια γυναίκα που συμβιβάζεται με το γεγονός ότι μεγαλώνει."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.Она ответила: "Фильм о женщине, которая примиряется с возрастом".
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi."Филмът е за една жена, примиряваща се с остаряването."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.היא אמרה, "זהו סרט על אישה המתפייסת עם העובדה שהיא מזדקנת."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.قالت: "الفيلم عن امراة تقبل واقع أنها تقدمت بالسن."
"Film yaşlanmaya alışmaya çalışan bir kadın hakkında" dedi.女性についての映画よ」と答えました 心理学的な答えです
Genlerimiz tarafından kontrol edilen bu durumun ... ... yaşlanmaya neden olduğu söylenir.Cela signifie que le vieillissement peut être contrôlé par les gènes, et plus précisément par les hormones.
Genlerimiz tarafından kontrol edilen bu durumun ... ... yaşlanmaya neden olduğu söylenir.Ci dice the l'invecchiamento è controllato dai geni, in particolare dagli ormoni.
Genlerimiz tarafından kontrol edilen bu durumun ... ... yaşlanmaya neden olduğu söylenir.Das heisst, dass das Altern von Genen kontrolliert wird, und spezifisch von Hormonen.
Genlerimiz tarafından kontrol edilen bu durumun ... ... yaşlanmaya neden olduğu söylenir.Diz-nos que o envelhecimento está sujeito ao controlo dos genes, e especificamente das hormonas.
Genlerimiz tarafından kontrol edilen bu durumun ... ... yaşlanmaya neden olduğu söylenir.Dowiadujemy się, że starzenie jest procesem kontrolowanym przez geny, a dokładniej przez hormony.
Genlerimiz tarafından kontrol edilen bu durumun ... ... yaşlanmaya neden olduğu söylenir.Het zegt dat veroudering onderworpen is aan controle door de genen, en wel specifiek door hormonen.
Genlerimiz tarafından kontrol edilen bu durumun ... ... yaşlanmaya neden olduğu söylenir.이는 노화가 유전자, 특히 호르몬에 의해 통제되기 쉽다는 것을 보여줍니다
Genlerimiz tarafından kontrol edilen bu durumun ... ... yaşlanmaya neden olduğu söylenir.Nó nói rằng quá trình lão hoá phụ thuộc vào sự kiểm soát của các gen. và các hóc môn cụ thể.
Genlerimiz tarafından kontrol edilen bu durumun ... ... yaşlanmaya neden olduğu söylenir.Nos dice que el envejecimiento está sujeto al control genético, y especialmente por hormonas.
Genlerimiz tarafından kontrol edilen bu durumun ... ... yaşlanmaya neden olduğu söylenir.Si ne spune ca imbatranirea este in parte controlata de gene, mai exact de hormoni.
Genlerimiz tarafından kontrol edilen bu durumun ... ... yaşlanmaya neden olduğu söylenir.Znamená to, že stárnutí je řízeno geny a zejména hormony.
Genlerimiz tarafından kontrol edilen bu durumun ... ... yaşlanmaya neden olduğu söylenir.Λένε ότι η γήρανση εξαρτάται από τον έλεγχο των γονιδίων, και συγκεκριμένα των ορμονών.
Genlerimiz tarafından kontrol edilen bu durumun ... ... yaşlanmaya neden olduğu söylenir.Она показывает, что старение контролируется генами, и, в частности, гормонами.
Genlerimiz tarafından kontrol edilen bu durumun ... ... yaşlanmaya neden olduğu söylenir.Подсказва ни, че остаряването се контролира от гените и по-специално, хормоните.
Genlerimiz tarafından kontrol edilen bu durumun ... ... yaşlanmaya neden olduğu söylenir.נאמר שהזדקנות כפופה לשליטה בידי הגנים, וביחוד בידי ההורמונים.
Genlerimiz tarafından kontrol edilen bu durumun ... ... yaşlanmaya neden olduğu söylenir.انه يقول ان الشيخوخة مُتحمكم بها من قبل الجينات وبخاصة الهرمونات
Genlerimiz tarafından kontrol edilen bu durumun ... ... yaşlanmaya neden olduğu söylenir.とりわけホルモンによって 制御されるという事を示しています ではどんな種類のホルモンなのでしょうか?
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göre노화의 진행속도를 느리게하기 위해서는 2가지를 모두 잡아야한다고 사람들은 생각합니다.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreDan ada dua pendapat menurut kebanyakan orang, berhubungan dengan menunda penuaan.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreE davvero, ci sono due punti di vista, secondo molte persone, a proposito del ritardare l'invecchiamento.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreEn er twee spelletjes zijn, over het uitstellen van veroudering volgens de meeste mensen.