Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşlanma ile cümle

yaşlanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreEt en fait il y a deux approches, selon la plupart des gens, en ce qui concerne le report du vieillissement
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreKétféleképpen közelíthetjük, a közvélekedés szerint, az öregedés kitolását.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreNa realidade, para a maioria das pessoas, há duas coisas em jogo, quanto a adiar o envelhecimento.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreSi nu exista decat doua variante, in opinia majoritatii oamenilor, in ce priveste amanarea imbatranirii.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreUnd es gibt zwei Betrachtungsweisen wie nach Meinung der meisten Älterwerden verzögert werden kann.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreVà có hai phương pháp được biết, theo như nhiều người nói, về trì hoãn sự lão hóa.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreСпоред повечето хора има две насоки с оглед на отлагането на стареенето.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreבעצם קיימות שתי גישות, על פי רוב האנשים, בנוגע לדחיית הזקנה.
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göreوهناك مدرستين للتعامل معها حتّى الآن... لتأخير الهرم...
Gerçekten kasabada iki oyun vardır. yaşlanmayı ertelemeyle alakalı bir çok insana göre老化を遅らせるための戦いです それらを「老年学」的アプローチと「老年医学」的アプローチと呼んでいますが
Gerçekten yaşlanmanın üstesinden gelinebileceği mantıklıdırAté é uma maneira sensata de lidar com a inevitabilidade do envelhecimento.
Gerçekten yaşlanmanın üstesinden gelinebileceği mantıklıdırDe fapt, este o metoda de bun simt pentru a face fata iminentei imbatranirii.
Gerçekten yaşlanmanın üstesinden gelinebileceği mantıklıdırE' in realtà un modo sensato di fare i conti con l'inevitabilità dell'invecchiamento.
Gerçekten yaşlanmanın üstesinden gelinebileceği mantıklıdırEn fait, c'est une façon censée d'affronter l'inéluctabilité du vieillissement.
Gerçekten yaşlanmanın üstesinden gelinebileceği mantıklıdırEs ist schwierig mit der Unvermeidbarkeit des Älterwerdens zurechtzukommen.
Gerçekten yaşlanmanın üstesinden gelinebileceği mantıklıdırEs realmente una forma razonable de sobrellevar lo inevitable de envejecer.
Gerçekten yaşlanmanın üstesinden gelinebileceği mantıklıdırHet is zelfs een redelijke manier van omgaan met de onvermijdelijkheid van veroudering.
Gerçekten yaşlanmanın üstesinden gelinebileceği mantıklıdırItu sebenarnya cara masuk akal untuk menghadapi penuaan yang tidak terelakkan.
Gerçekten yaşlanmanın üstesinden gelinebileceği mantıklıdır그렇게 생각하는게 어쩔 수 없이 노화하는 우리가 가장 편하게 살아갈 수 있는 방법입니다.
Gerçekten yaşlanmanın üstesinden gelinebileceği mantıklıdırNóthật ra là một cách nhạy cảm để lý giải sự không thể tránh khỏi của lão hóa.
Gerçekten yaşlanmanın üstesinden gelinebileceği mantıklıdırValójában egy értelmes módja, hogy elviseljük a gondolatot.
Gerçekten yaşlanmanın üstesinden gelinebileceği mantıklıdırW istocie, to dość rozsądny sposób radzenia sobie z nieuchronnością starzenia.
Gerçekten yaşlanmanın üstesinden gelinebileceği mantıklıdırΕίναι στην πραγματικότητα ένας λογικός τρόπος να αντιμετωπιστεί το αναπόφευκτο της γήρανσης.
Gerçekten yaşlanmanın üstesinden gelinebileceği mantıklıdır- вполне здравый способ смириться с неизбежностью старения.
Gerçekten yaşlanmanın üstesinden gelinebileceği mantıklıdırТова всъщност е здравомислещ начин за справяне с неизбежността на остаряването.
Gerçekten yaşlanmanın üstesinden gelinebileceği mantıklıdırזוהי למעשה דרך הגיונית להתמודד עם היותה של ההזדקנות בלתי נמנעת.
Gerçekten yaşlanmanın üstesinden gelinebileceği mantıklıdırإنّها طريقة منطقيّة للتّعامل مع التّقدّم بالعمر،
Gerçekten yaşlanmanın üstesinden gelinebileceği mantıklıdır老化はいやだ でも老化は避けられない だからこそ
Gözlerimi kaparım ve hiç yaşlanmamayı dilerim,Chiudo gli occhi e non vorrei mai piu' invecchiare
Gözlerimi kaparım ve hiç yaşlanmamayı dilerim,Eu fecho os meus olhos e ali mesmo desejo nunca envelhecer.
Gözlerimi kaparım ve hiç yaşlanmamayı dilerim,I close my eyes right there and wish I never grow older
Gözlerimi kaparım ve hiç yaşlanmamayı dilerim,I close my eyes right there and wish I never grow older
Gözlerimi kaparım ve hiç yaşlanmamayı dilerim,Închid ochii şi-mi doresc să nu îmbătrânesc niciodată
Gözlerimi kaparım ve hiç yaşlanmamayı dilerim,Je ferme mes yeux et ne veux jamais vieillir.
Gözlerimi kaparım ve hiç yaşlanmamayı dilerim,Suljen silmäni ja toivon etten siitä koskaan ikääntyisi
Gözlerimi kaparım ve hiç yaşlanmamayı dilerim,絶対に離れない 彼の問題さえ私の物
Hangisidir, hayır, yaşlanma seçiminin ürünü değildir; Evrim basitçe evrimsel ihmalin bir ürünüdür;Đó là, không, lão hóa ko phải sản phẩm của chọn lọc tự nhiên; nó chỉ là một bỏ quên của tiến hóa.
Hangisidir, hayır, yaşlanma seçiminin ürünü değildir; Evrim basitçe evrimsel ihmalin bir ürünüdür;És ez az, hogy nem, a korosodás nem az evolúció eredménye, hanem az evolúció nemtörődömségének eredménye.
Hangisidir, hayır, yaşlanma seçiminin ürünü değildir; Evrim basitçe evrimsel ihmalin bir ürünüdür;O envelhecimento não é um produto da seleção, da evolução, é simplesmente um produto da negligência evolutiva.
Hangisidir, hayır, yaşlanma seçiminin ürünü değildir; Evrim basitçe evrimsel ihmalin bir ürünüdür;Si anume ca nu, imbatranirea nu este rezultatul unei selectii, ci este un act de neglijenta evolutionara.
Hangisidir, hayır, yaşlanma seçiminin ürünü değildir; Evrim basitçe evrimsel ihmalin bir ürünüdür;Starzenie nie płynie z selekcji naturalnej czy ewolucji, ale z ewolucyjnego zaniedbania.
Hangisidir, hayır, yaşlanma seçiminin ürünü değildir;노화라는 것은 선택의 결과가 아니고,
Hangisidir, hayır, yaşlanma seçiminin ürünü değildir;Y es, no, envejecer no es un producto de la selección;
Hangisidir, hayır, yaşlanma seçiminin ürünü değildir;- это не продукт естественного отбора, эволюции.
Hangisidir, hayır, yaşlanma seçiminin ürünü değildir;והיא זו, לא, הזדקנות היא לא תוצר של בחירה, אבולוציה;
Hangisidir, hayır, yaşlanma seçiminin ürünü değildir;وهو أنّ التّقدّم في العمر، ليس نتاج الاختيار الطّبيعي للكائنات
Hangisidir, hayır, yaşlanma seçiminin ürünü değildir;進化は単純に 怠慢な進化の結果に過ぎません
Harika olan şey: daha yavaş yaşlanmadır.C'est ça qui est vraiment super : il vieillit plus lentement.
Harika olan şey: daha yavaş yaşlanmadır.Cu adevarat remarcabil este ca imbatraneste mai incet.
Harika olan şey: daha yavaş yaşlanmadır.Das ist, was richtig cool ist: Es altert langsamer.
Harika olan şey: daha yavaş yaşlanmadır.Đây là điều thú vị: nó già đi chậm hơn.
Harika olan şey: daha yavaş yaşlanmadır.Dit is er echt cool aan: hij veroudert minder snel.
Harika olan şey: daha yavaş yaşlanmadır.Ecco la cosa interessante: invecchia più lentamente.
Harika olan şey: daha yavaş yaşlanmadır.É isto que é realmente interessante: está a envelhecer mais lentamente.
Harika olan şey: daha yavaş yaşlanmadır.Esto es realmente genial: está envejeciendo lentamente.
Harika olan şey: daha yavaş yaşlanmadır.I to jest naprawdę super: starzeje się znacznie wolniej.
Harika olan şey: daha yavaş yaşlanmadır.이게 바로 멋진 점이죠 : 더 느리게 나이를 먹는 것이요
Harika olan şey: daha yavaş yaşlanmadır.To je to skvělé: stárne pomaleji.
Harika olan şey: daha yavaş yaşlanmadır.Τώρα αυτό είναι το πραγματικά έξοχο: γερνάει πιο αργά.
Harika olan şey: daha yavaş yaşlanmadır.Вот это действительно классно: он стареет медленнее.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod