yaslanma

noun
C2 seviye
TR → EN
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)yaslanmayı
Yönelme (-e)yaslanmaya
Bulunma (-de)yaslanmada
Çıkma (-den)yaslanmadan
Tamlayan (-in)yaslanmanın
Çoğul (-ler)yaslanmalar
Tanım
•isim: Yaslanmak işi
•isim: Yaşlanmak durumu; ihtiyarlama, karıma, kocama, kocalma, moruklama, moruklaşma
Atasözü & Deyim
“Kara yaslanma kar erir, ere yaslanma er ölür”
Diğer Dillerde
Rusçaстарение, усталость, утомление, утомлённость (nötr) /stɐˈrʲenʲɪje/
ageing/aging (process of becoming older)
çekim: çoğul старе́ния · tamlayan старе́ния
köken: старе́ть (starétʹ) + -е́ние (-énije)
Выходит, не постарели. — Ayrıca yaşlanmazlar.
Korece노화 /ˈno̞(ː)βwa̠/
aging, senescence
köken: Sino-Korean word from 老化, from 老 (“old”) + 化 (“change”)
aile: 노화하다
나이는 다음을 가리킨다. — Yaşlanmayı geciktirir.
Örnek Cümleler
Yapay yaşlanma
Artificial aging
Duvara yaslanma.
Don't lean against the wall.
O asla yaşlanmaz.
That never gets old.
Bu asla yaşlanmaz.
This never gets old.
Yaşlanma Apoptozis
Ageing Apoptosis Biological immortality HeLa cells Induced stem cells
Masama yaslanmayın.
Don't lean on my desk.
Sandalyeme yaslanma.
Don't lean on my chair.
Ayrıca yaşlanmazlar.
And he hasn’t aged.
Tom biraz yaşlanmadı.
Tom hasn't aged one bit.
O şey asla yaşlanmaz.
That thing never gets old.
Kapılara yaslanmayınız.
Don't lean against the doors.
Yaşlanmak istemiyorlar.
They don't want to grow old.
yaslanma ile daha fazla örnek cümle →