Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşlanma ile cümle

yaşlanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun anlamı, bu alıcının normal fonksiyonu ... ... yaşlanmayı hızlandırır.ذلك يعني أن الوظيفة الطبيعية لمُستقبل الهرمون هو تسريع الشيخوخة
Bunun anlamı, bu alıcının normal fonksiyonu ... ... yaşlanmayı hızlandırır.老化を加速させる事なのです それがこの矢印の意味です
Burada verdiğim yaşlanmanın tanımıyla alakalı özetidir제가 지금 내리는 노화에 대한 정의에서 설명될 수 있습니다.
Burada verdiğim yaşlanmanın tanımıyla alakalı özetidirОчень простое определение.
Burada verdiğim yaşlanmanın tanımıyla alakalı özetidirמסוכמת בהגדרה של הזדקנות שאני אביא כאן.
Burada verdiğim yaşlanmanın tanımıyla alakalı özetidirيتلخص في تعريف الهرم على أنّه...
Burada verdiğim yaşlanmanın tanımıyla alakalı özetidirシンプルですね
Bu yüzden bu yaşlanma işini tam kavrayamadıysanız kendinize kızmayın.Als je dus ooit het gevoel hebt dat je geen vat hebt op dat verouderen, hoef je jezelf niks te verwijten.
Bu yüzden bu yaşlanma işini tam kavrayamadıysanız kendinize kızmayın.Dacă credeţi că nu v-aţi prins cum stă treaba cu îmbătrânirea, nu vă trageţi palme.
Bu yüzden bu yaşlanma işini tam kavrayamadıysanız kendinize kızmayın.Entonces, si sienten que no encajan con la vejez no se preocupen.
Bu yüzden bu yaşlanma işini tam kavrayamadıysanız kendinize kızmayın.그러니 당신이 나이드는것을 어느정도 익숙한것으로 받아들이지 못한다고 해서 자책하지 않아도 됩니다.
Bu yüzden bu yaşlanma işini tam kavrayamadıysanız kendinize kızmayın.Nie obwiniajcie się, jeśli nie całkiem rozumiecie sprawę starzenia.
Bu yüzden bu yaşlanma işini tam kavrayamadıysanız kendinize kızmayın.Por isso, se alguma vez sentirem que não têm esta coisa da idade bem interiorizada, não se martirizem.
Bu yüzden bu yaşlanma işini tam kavrayamadıysanız kendinize kızmayın.Vì vậy, nếu bạn từng cảm thấy sự lão hóa của mình không được đặt mốc, đừng tự trách mình.
Bu yüzden bu yaşlanma işini tam kavrayamadıysanız kendinize kızmayın.Αν κάποια στιγμή νιώσετε ότι δεν έχετε κατασταλάξει στο θέμα της γήρανση, μη τα βάλετε με τον εαυτό σας.
Bu yüzden bu yaşlanma işini tam kavrayamadıysanız kendinize kızmayın.Поэтому если вам кажется, что вам не очень ясна эта проблема старения, не расстраивайтесь.
Bu yüzden bu yaşlanma işini tam kavrayamadıysanız kendinize kızmayın.Така че ако някога се почувствате така, сякаш не сте напълно наясно с цялата тази идея, не се наказвайте.
Bu yüzden bu yaşlanma işini tam kavrayamadıysanız kendinize kızmayın.Тож, якщо вам коли-небудь здавалося, що вас ці розмови про вік не стосуються, не кусайте собі лікті.
Bu yüzden bu yaşlanma işini tam kavrayamadıysanız kendinize kızmayın.אז גם אם לדעתכן לא השתלטתן על עניין ההזדקנות, אל תכעסו על עצמכן.
Bu yüzden bu yaşlanma işini tam kavrayamadıysanız kendinize kızmayın.لذا، إن كنت قد شعرت قط أنك لا تقدر هذا الأمر المسمى الشيخوخة لا تقس على نفسك.
Bu yüzden bu yaşlanma işini tam kavrayamadıysanız kendinize kızmayın.嘆かなくても大丈夫です これは最新の出来事です
Bu yüzden evrensel yaşlanma diye bir şey vardır.Así que hay algo en el envejecimiento que es universal.
Bu yüzden evrensel yaşlanma diye bir şey vardır.C'est qu'il y a quelque chose dans le vieillissement qui est universel.
Bu yüzden evrensel yaşlanma diye bir şey vardır.Deci imbatrinirea este ceva universal.
Bu yüzden evrensel yaşlanma diye bir şey vardır.Dunque c'è qualcosa di universale nell'invecchiamento.
Bu yüzden evrensel yaşlanma diye bir şey vardır.Er is dus iets universeels aan veroudering.
Bu yüzden evrensel yaşlanma diye bir şey vardır.Hier ist nun etwas über das Altern, das universal ist.
Bu yüzden evrensel yaşlanma diye bir şey vardır.Jest coś w starzeniu się uniwersalnego.
Bu yüzden evrensel yaşlanma diye bir şey vardır.즉, 노화에 대해 일반적이라고 할 수 있는 뭔가가 있다는 것입니다
Bu yüzden evrensel yaşlanma diye bir şey vardır.Na stárnutí je něco univerzálního.
Bu yüzden evrensel yaşlanma diye bir şey vardır.Ora aqui está algo sobre o envelhecimento que é um pouco universal.
Bu yüzden evrensel yaşlanma diye bir şey vardır.Vậy là có điều gì đó về lão hoá mà gần như đúng trong mọi trường hợp nhỉ
Bu yüzden evrensel yaşlanma diye bir şey vardır.Οπότε υπάρχει κάτι σχετικά με την γήρανση το οποίο είναι κάπως καθολικό.
Bu yüzden evrensel yaşlanma diye bir şey vardır.В старении есть что-то универсальное.
Bu yüzden evrensel yaşlanma diye bir şey vardır.Отож, у старінні є щось універсальне.
Bu yüzden evrensel yaşlanma diye bir şey vardır.Така че има нещо в остаряването, което е универсално.
Bu yüzden evrensel yaşlanma diye bir şey vardır.כך שיש משהו בזיקנה שהוא אוניברסלי
Bu yüzden evrensel yaşlanma diye bir şey vardır.إذاً يوجد شيء متعلق بالشيخوخة يممكن اعتباره شامل
Bu yüzden evrensel yaşlanma diye bir şey vardır.そしてこちらがdaf-2変異体です
Dediğim gibi, bu ölümler korkunç. Yaşlanmak size çok zarar veriyor.E come ho detto, la maggior parte di loro muore molto orribilmente, 80 è molto male per te.
Dediğim gibi, bu ölümler korkunç. Yaşlanmak size çok zarar veriyor.В индустриализирания свят 90% от хората умират от старчески болести и както вече казах, по ужасен начин.
Dediğim gibi, bu ölümler korkunç. Yaşlanmak size çok zarar veriyor.つまり、なぜ死を解明すべきかという問い自体が奇妙なのです
Demek istediğim şu daha önce yaşlanmayan canlılar yoktur fazlaca basite indirgedik.Amit korábban mondtam, hogy minden faj öregszik, az leegyszerűsítés volt.
Demek istediğim şu daha önce yaşlanmayan canlılar yoktur fazlaca basite indirgedik.Apa yang saya katakan tentang menjadi spesies yang tidak menua sebelumya benar-benar terlalu sederhana.
Demek istediğim şu daha önce yaşlanmayan canlılar yoktur fazlaca basite indirgedik.Cái tôi vừa nói ko có lòai nào ko bị lão hóa thật ra là vơ đũa cả nắm.
Demek istediğim şu daha önce yaşlanmayan canlılar yoktur fazlaca basite indirgedik.Ceea ce am zis mai devreme despre faptul ca nu exista specii care nu imbatranesc era oarecum prea simplificat.
Demek istediğim şu daha önce yaşlanmayan canlılar yoktur fazlaca basite indirgedik.제가 앞에서 말했던 "나이를 먹지 않는 종"이라는 것은 조금 사실을 축소시켜서 말한 것입니다.
Demek istediğim şu daha önce yaşlanmayan canlılar yoktur fazlaca basite indirgedik.Mówiłem, że nie ma gatunków, które się nie starzeją, ale to zbytnie uproszczenie.
Demek istediğim şu daha önce yaşlanmayan canlılar yoktur fazlaca basite indirgedik.O que disse há pouco sobre não haver espécies que não envelhecem foi demasiado simplista.
Demek istediğim şu daha önce yaşlanmayan canlılar yoktur fazlaca basite indirgedik.Quand j'ai dit avant, qu'il n'y avait pas d'espèces qui ne vieillissent pas, j'ai un peu trop simplifié.
Demek istediğim şu daha önce yaşlanmayan canlılar yoktur fazlaca basite indirgedik.Was ich vorher über das Fehlen nicht-alternder Lebewesen sagte war nicht ganz richtig.
Demek istediğim şu daha önce yaşlanmayan canlılar yoktur fazlaca basite indirgedik.Wat ik eerder vertelde, dat er geen onsterfelijke soorten zijn, klopt niet helemaal.
Demek istediğim şu daha önce yaşlanmayan canlılar yoktur fazlaca basite indirgedik.Αυτό που είπα νωρίτερα σχετικά με τη μη ύπαρξη ειδών που δε γερνούν ήταν λίγο υπεραπλούστευση.
Demek istediğim şu daha önce yaşlanmayan canlılar yoktur fazlaca basite indirgedik.Онова, което казах по-рано - че няма неостаряващи видове, беше малко свръхопростенческо.
Demek istediğim şu daha önce yaşlanmayan canlılar yoktur fazlaca basite indirgedik.Я говорил ранее об отсутствии нестареющих видов - это было несколько чрезмерное упрощение.
Demek istediğim şu daha önce yaşlanmayan canlılar yoktur fazlaca basite indirgedik.מה שאמרתי קודם על זה שאין מינים שלא מזדקנים היה די סוג של הפשטה.
Demek istediğim şu daha önce yaşlanmayan canlılar yoktur fazlaca basite indirgedik.ما قلته بشأن عدم وجود كائنات لا تهرم من قبل كان يحاول تبسيط الأمور
Demek istediğim şu daha önce yaşlanmayan canlılar yoktur fazlaca basite indirgedik.少々 単純化が過ぎると思っています 老化しない種は 存在します 例えばヒドラ
Diğer bir deyişle, yaşlanıyoruz çünkü yaşlanmamak zor iştir;Anders formuliert, es gibt das Älterwerden weil es schwer ist es nicht zu haben;
Diğer bir deyişle, yaşlanıyoruz çünkü yaşlanmamak zor iştir;Dengan kata lain, kita menua karena sangat sulit untuk tidak menjadi tua,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod