Yaşlanmaktan daha kötü bir şey düşünemiyorum.Jag kan inte tänka mig nåt värre än att bli gammal.
Yaşlanmaktan daha kötü bir şey düşünemiyorum.No me puedo imaginar nada más terrible que envejecer.
Yaşlanmaktan daha kötü bir şey düşünemiyorum.Nu-mi pot imagina ceva mai îngrozitor decât sã îmbãtrâneºti.
Yaşlanmamızın ilk sebebi, DNA'mızın bozulması.DNAは常に脅威にさらされています
Yaşlanmamızın ilk sebebi, DNA'mızın bozulması.Il primo motivo di invecchiamo è a causa dei danni del DNA.
Yaşlanmamızın ilk sebebi, DNA'mızın bozulması.La primera forma en que envejecemos es debido al daño en el ADN.
Yaşlanmamızın ilk sebebi, DNA'mızın bozulması.Увреждане на ДНК
Yaşlanmamızın üçüncü sebebi de hücrelerdeki mitokondri denen yapılar.La tercera forma en que envejecemos está relacionada con estructuras celulares llamadas mitocondrias.
Yaşlanmamızın üçüncü sebebi de hücrelerdeki mitokondri denen yapılar.ミトコンドリアは、食べ物の炭水化物や脂肪や蛋白質を
Yaşlanmanın daha hızlı olmasını sağlar.Er macht, dass es schneller geht.
Yaşlanmanın daha hızlı olmasını sağlar.Faz com que ande mais rápido.
Yaşlanmanın daha hızlı olmasını sağlar.Hace que sea más rápido.
Yaşlanmanın daha hızlı olmasını sağlar.Hij doet het sneller gaan.
Yaşlanmanın daha hızlı olmasını sağlar.Il le fait aller plus vite.
Yaşlanmanın daha hızlı olmasını sağlar.Khiến nó diễn ra nhanh hơn.
Yaşlanmanın daha hızlı olmasını sağlar.Την κάνει να πηγαίνει γρηγορότερα.
Yaşlanmanın daha hızlı olmasını sağlar.Ускоряет его ход.
Yaşlanma normal solucanın bir gününü alırken ... ... bu solucanın iki gününü alır.2日かけて老化していきます この事を人に話すと
Yaşlanma normal solucanın bir gününü alırken ... ... bu solucanın iki gününü alır.A questo verme servono due giorni per invecchiare tanto quanto un verme comune invecchia in un giorno.
Yaşlanma normal solucanın bir gününü alırken ... ... bu solucanın iki gününü alır.A un gusano le lleva dos días envejecer tanto como el gusano normal en un día.
Yaşlanma normal solucanın bir gününü alırken ... ... bu solucanın iki gününü alır.Cela prend deux jours à ce ver pour vieillir autant que le ver normal en un jour.
Yaşlanma normal solucanın bir gününü alırken ... ... bu solucanın iki gününü alır.Chú sâu này mất 2 ngày để trở nên già được bằng chú sâu bình thường kia già đi trong một ngày.
Yaşlanma normal solucanın bir gününü alırken ... ... bu solucanın iki gününü alır.Deze worm veroudert in twee dagen zo veel als een normale worm in één dag.
Yaşlanma normal solucanın bir gününü alırken ... ... bu solucanın iki gününü alır.Dieser Wurm braucht zwei Tage, um so viel zu altern, wie der normale Wurm an einem Tag.
Yaşlanma normal solucanın bir gününü alırken ... ... bu solucanın iki gününü alır.Este verme demora dois dias a envelhecer tanto como o verme normal envelhece num dia.
Yaşlanma normal solucanın bir gününü alırken ... ... bu solucanın iki gününü alır.Ii ia acestui vierme doua zile sa imbatraneasca la fel de mult ca celui normal intr-o zi.
Yaşlanma normal solucanın bir gününü alırken ... ... bu solucanın iki gününü alır.보통의 선충이 하루에 진행되는 노화만큼 진행되려면 이 선충은 이틀이 지나야합니다
Yaşlanma normal solucanın bir gününü alırken ... ... bu solucanın iki gününü alır.Temu nicieniowi zabiera dwa dni, by postarzeć się jak zwykły niecien starzeje się w jeden dzień.
Yaşlanma normal solucanın bir gününü alırken ... ... bu solucanın iki gününü alır.Tomuto červu trvá dva dny, aby zestárnul stejně jako běžný červ za jeden den.
Yaşlanma normal solucanın bir gününü alırken ... ... bu solucanın iki gününü alır.Παίρνει σε αυτό το σκουλήκι δύο μέρες να γεράσει το ίδιο όσο ένα φυσιολογικό σκουλήκι θα γερνούσε σε μία μέρα.
Yaşlanma normal solucanın bir gününü alırken ... ... bu solucanın iki gününü alır.За два дні черв"як старіє на стільки, на скільки звичайні черв"яки старіють за один день.
Yaşlanma normal solucanın bir gününü alırken ... ... bu solucanın iki gününü alır.Този червей за два дни остарява толкова, колкото нормания червей за един ден.
Yaşlanma normal solucanın bir gününü alırken ... ... bu solucanın iki gününü alır.Этот червь стареет за два дня так же, как обычный червь стареет за день.
Yaşlanma normal solucanın bir gününü alırken ... ... bu solucanın iki gününü alır.לוקח לתולעת הזו יומיים להזדקן בזמן שלוקח לתולעת הרגילה ביום.
Yaşlanma normal solucanın bir gününü alırken ... ... bu solucanın iki gününü alır.تحتاج هذه الدودة يومان لتكون في نفس العمر الذي تكون عليه الدودة الطبيعية في يوم واحد
Yaşlanma tanımıma ufak şeyler ilave edeceğim.저는 노화에 대한 저만의 설명을 덧붙이겠습니다.
Yaşlanma tanımıma ufak şeyler ilave edeceğim.Tôi sẽ thêm một chút vào định nghĩa lão hóa của mình.
Yaşlanma tanımıma ufak şeyler ilave edeceğim.אני עומד להוסיף מעט לתאור שלי על הזדקנות.
Yaşlanma tanımıma ufak şeyler ilave edeceğim.سأشرح أكثر، عن ما أعنيه بالتّقدّم في السّن أو الهرم
Yaşlanma tanımıma ufak şeyler ilave edeceğim.「ダメージ」という言葉です
Yaşlanmaya başladım, yaşıma göre mi davranmalıyım?J'ai enfin atteint cet âge. Je dois vraiment faire ça ?
Yaşlanmaya başladım, yaşıma göre mi davranmalıyım?Végre megértem ezt a kort, így is kellene viselkednem?
Yaşlanmaya başladım, yaşıma göre mi davranmalıyım?Είναι νομίζω καιρός να αρχίσω να φέρομαι για την ηλικία μου, έ;
Yaşlanmaya başladım, yaşıma göre mi davranmalıyım?لقد حان الوقت لاتصرف كعمري, هاه؟
Yaşlanmaya karşı neden direnmemiz gerekiyor sorusu çok garip bir soru.Ciò significa, che è davvero bizzarra la domanda "perché dovremmo sfidare l'invecchiamento."
Yaşlanmaya karşı neden direnmemiz gerekiyor sorusu çok garip bir soru.Това е доста необичайно, ако зададете въпроса: "Защо трябва да се борим срещу стареенето?".
Yaşlanmaya karşı neden direnmemiz gerekiyor sorusu çok garip bir soru.癌、アテローム性動脈硬化症、アルツハイマー症
Yaşlanmaya karşı savaşta size en iyi çözümü sunduğumuz için gururluyuz.Dengan bangga kami mempersembahkan solusi terbaik dalam memerangi penuaan dini.
Yaşlanmaya karşı savaşta size en iyi çözümü sunduğumuz için gururluyuz.Nos enorgullece presentarle la mejor solución contra el envejecimiento.
Yaşlanmaya karşı savaşta size en iyi çözümü sunduğumuz için gururluyuz.Nous sommes fiers de vous présenter la meilleure arme dans la lutte contre le vieillissement.
Yaşlanmaya karşı savaşta size en iyi çözümü sunduğumuz için gururluyuz.Temos o prazer de apresentar a melhor solução na luta contra o envelhecimento.
Yaşlanmaya karşı savaşta size en iyi çözümü sunduğumuz için gururluyuz.نفخر بأن نقدم إليك الحل الأفضل في مقاومة الشيخوخة.
Yaşlanmaya karşı yürüttüğünüz araştırmaları ne tür kurumlar destekliyor?Quali tipi di organizzazioni appoggiano studi anti-invecchiamento?
Yaşlanmaya karşı yürüttüğünüz araştırmaları ne tür kurumlar destekliyor?¿Qué tipo de organizaciones apoyan los estudios anti envejecimiento?
Yaşlanmaya karşı yürüttüğünüz araştırmaları ne tür kurumlar destekliyor?Какви организации подкрепят изследванията против стареенето?
Yaşlanmaya karşı yürüttüğünüz araştırmaları ne tür kurumlar destekliyor?今のところ、研究を支援する団体は十分にあるとは言えません
Yaşlanmaya ve hastalıklara yol açan bir başka süreç de genetik düzenleyicilerin aktive olması.Otro proceso que lleva al envejecimiento así como a enfermedades es la activación de reguladores genéticos
Yaşlanmaya ve hastalıklara yol açan bir başka süreç de genetik düzenleyicilerin aktive olması.「調節遺伝子」の活性化があります 「転写因子」としても知られているものです
Yaşlanmayı hızlandıran ölüm meleği ... ... bir hayvan gibi içimizdedir.C'est comme si l'animal avait la grande faucheuse à l'intérieur de lui-même, accélérant le vieillissement.
Yaşlanmayı hızlandıran ölüm meleği ... ... bir hayvan gibi içimizdedir.E' come se l'animale contenesse la morte al suo interno, che gli accelera l'invecchiamento.