Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşlanma ile cümle

yaşlanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sosyologlar bu durumu yaşlanma paradoksu olarak tanımlıyorlar.사회과학자들은 이것을 노화의 패러독스라고 부릅니다.
Sosyologlar bu durumu yaşlanma paradoksu olarak tanımlıyorlar.Les sociologues appellent ça le paradoxe du vieillissement.
Sosyologlar bu durumu yaşlanma paradoksu olarak tanımlıyorlar.Los sociólogos lo llaman: la paradoja de la vejez.
Sosyologlar bu durumu yaşlanma paradoksu olarak tanımlıyorlar.Nauki społecznie nazywają to paradoksem starzenia.
Sosyologlar bu durumu yaşlanma paradoksu olarak tanımlıyorlar.Os cientistas sociais chamam a isto o paradoxo do envelhecimento.
Sosyologlar bu durumu yaşlanma paradoksu olarak tanımlıyorlar.Sociale wetenschappers noemen dat de paradox van het verouderen.
Sosyologlar bu durumu yaşlanma paradoksu olarak tanımlıyorlar.Sociologii numesc acest lucru paradoxul îmbătrânirii.
Sosyologlar bu durumu yaşlanma paradoksu olarak tanımlıyorlar.Sozialwissenschaftler nennen das "Paradox des Alterns".
Sosyologlar bu durumu yaşlanma paradoksu olarak tanımlıyorlar.Οι κοινωνικοί επιστήμονες αποκαλούν αυτό το φαινόμενο το παράδοξο της προχωρημένης ηλικίας.
Sosyologlar bu durumu yaşlanma paradoksu olarak tanımlıyorlar.Вчені соціальної галузі називають це парадоксом старіння.
Sosyologlar bu durumu yaşlanma paradoksu olarak tanımlıyorlar.Социологи называют это "парадоксом старения".
Sosyologlar bu durumu yaşlanma paradoksu olarak tanımlıyorlar.Социолозите наричат това парадокс на стареенето.
Sosyologlar bu durumu yaşlanma paradoksu olarak tanımlıyorlar.אנשי מדעי החברה מכנים זאת "פרדוקס ההזדקנות".
Sosyologlar bu durumu yaşlanma paradoksu olarak tanımlıyorlar.الآن، يطلق علماء الاجتماع على هذا الأمر اسم مفارقة الشيخوخة.
Sosyologlar bu durumu yaşlanma paradoksu olarak tanımlıyorlar.つまり高齢化は単純な話ではないのです
Şöyle bir düşünürseniz, yaşlanmamıza neden olabilecek 99 tane şey var.오히려, 인간을 늙게 하는 요소들은 99개나 있을 수 있습니다.
Şöyle bir düşünürseniz, yaşlanmamıza neden olabilecek 99 tane şey var.Als je er over nadenkt, zijn er 99 dingen waarvan we ouder worden.
Şöyle bir düşünürseniz, yaşlanmamıza neden olabilecek 99 tane şey var.Daca va ganditi, sunt o mie şi unu de lucruri care ne pot imbatrani.
Şöyle bir düşünürseniz, yaşlanmamıza neden olabilecek 99 tane şey var.Ha jobban belegondolunk, 99 dolog van, ami öregíteni tud.
Şöyle bir düşünürseniz, yaşlanmamıza neden olabilecek 99 tane şey var.Hãy nghĩ xem, có 99 điều làm ta lão hóa.
Şöyle bir düşünürseniz, yaşlanmamıza neden olabilecek 99 tane şey var.Jeżeli się dobrze zastanowić, znajdziemy 99 czynników, które nas postarzają.
Şöyle bir düşünürseniz, yaşlanmamıza neden olabilecek 99 tane şey var.Jika Anda berpikir, ada 99 hal yang dapat membuat kita menjadi tua.
Şöyle bir düşünürseniz, yaşlanmamıza neden olabilecek 99 tane şey var.Když se nad tím zamyslíte, přijdete na 99 věcí, které nám přidávají věk.
Şöyle bir düşünürseniz, yaşlanmamıza neden olabilecek 99 tane şey var.Når man tænker over det er der 99 ting som kan ælde os.
Şöyle bir düşünürseniz, yaşlanmamıza neden olabilecek 99 tane şey var.När man tänker på det så finns det 99 saker som kan få oss att åldras.
Şöyle bir düşünürseniz, yaşlanmamıza neden olabilecek 99 tane şey var.Se ci pensate, ci sono 99 cose che ci possono far invecchiare.
Şöyle bir düşünürseniz, yaşlanmamıza neden olabilecek 99 tane şey var.Si lo piensas, hay 99 cosas que pueden envejecernos.
Şöyle bir düşünürseniz, yaşlanmamıza neden olabilecek 99 tane şey var.Si vous y réfléchissez, il y a 36,000 choses qui nous vieillissent.
Şöyle bir düşünürseniz, yaşlanmamıza neden olabilecek 99 tane şey var.Wenn man darüber nachdenkt, gibt es 99 Dinge, die uns altern lassen.
Şöyle bir düşünürseniz, yaşlanmamıza neden olabilecek 99 tane şey var.Όταν το σκεφτείτε, υπάρχουν 99 πράγματα που μπορούν να μας γεράσουν.
Şöyle bir düşünürseniz, yaşlanmamıza neden olabilecek 99 tane şey var.Ако се замислите за това, има 99 неща, които могат да ни състарят.
Şöyle bir düşünürseniz, yaşlanmamıza neden olabilecek 99 tane şey var.Достаточно немного задуматься, чтобы найти миллион причин старения.
Şöyle bir düşünürseniz, yaşlanmamıza neden olabilecek 99 tane şey var.Задумавшись, можна знайти 99 речей, які роблять нас старішими.
Şöyle bir düşünürseniz, yaşlanmamıza neden olabilecek 99 tane şey var.יש 99 דברים שיכולים לגרום לנו להזדקן.
Şöyle bir düşünürseniz, yaşlanmamıza neden olabilecek 99 tane şey var.عندما تفكر في ذلك ، تجد أن هناك 99 سبب بإمكانه إن يجعلنا نشيخ.
Şöyle bir düşünürseniz, yaşlanmamıza neden olabilecek 99 tane şey var.数分間あなたの脳から酸素を奪えば
Şu anda yaşlanmayı önleyici ilaçlar mevcut mu?¿Está disponible la medicina anti-edad ahora?
Şu anda yaşlanmayı önleyici ilaçlar mevcut mu?La medicina anti invecchiamento è disponibile in questo momento?
Şu anda yaşlanmayı önleyici ilaçlar mevcut mu?В момента достъпни ли са медикаменти против стареенето?
Şu anda yaşlanmayı önleyici ilaçlar mevcut mu?本当に効果のある薬はまだ開発されていません
Şu anda, yaşlanmayla mücadele eden yeterince kurum yok.Por el momento no hay bastantes organizaciones que estén apoyando el trabajo de combatir el envejecimiento
Şu anda, yaşlanmayla mücadele eden yeterince kurum yok.В момента няма в наличност достатъчно организации, които да подкрепят изследванията в борбата със стареенето.
Şu anda, yaşlanmayla mücadele eden yeterince kurum yok.私が理事長と研究開発担当をしているメトセラ財団では
Tabii ki, yaşlanma gibi şeyleri düşünürken antibiyotik, hijyen, aşı gibi şeyleri de düşünmek gerekiyor.Разбира се, детската смъртност се понижи, защото започнахме да прилагаме хигиена, антибиотици и ваксини.
Tabii ki, yaşlanma gibi şeyleri düşünürken antibiyotik, hijyen, aşı gibi şeyleri de düşünmek gerekiyor.衛生状態の向上や、抗生物質やワクチンの発見によります 最近の状況については
Tabii, şu anda neredeyse hiç işe yaramayan yaşlanma karşıtı ürünleri satan şirketler var.もちろん存在しており 彼らの関心は商品の有効性を高めることだけです
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürA verdadeira diferença é que o envelhecimento mata muito mais pessoas do que a malária.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürAz egyetlen különbség az, hogy az öregedés sokkal több embert öl meg.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürDer einzige echte Unterschied ist, dass Älterwerden wesentlich mehr Leute tötet als Malaria.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürĐiểm khác biệt duy nhất là lão hóa giết người nhiều hơn đáng kể bệnh sốt rét.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürHet enige verschil is dat meer mensen sterven aan veroudering dan aan malaria.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdür노화로 죽는 사람의 수가 말라리아로 인해 죽는 사람의 수보다 훨씬 많다는 것이지요.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürla seule véritable différence est que le vieillissement tue considérablement plus de monde que la malaria.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürLo único diferente es que envejecer mata más personas que la malaria.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürL'unica vera differenza è che l'invecchiamento uccide molte più persone della malaria,
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürSatu-satunya perbedaan nyata adalah penuaan membunuh jauh lebih banyak orang daripada malaria.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürSingura diferenta adevarata este ca imbatranirea ucide considerabil mai multe persoane decat malaria.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürTyle że ze starości umieramy częściej niż na malarię.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürΗ μόνη πραγματική διαφορά είναι ότι η γήρανση σκοτώνει πολύ περισσότερους απ' όσους η ελονοσία.
Tek gerçek farkı yaşlanmanın sıtmadan daha fazlasını öldürdüğüdürЕдинствената истинска разлика е, че остаряването убива значително повече хора, отколкото маларията.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod