Sanırım insan yaşlanması bütün bu özellikleri fazlasıyla taşırאני חושב שלהזדקנות אנושית יש את כל התכונות האלה במידה ניכרת.
Sanırım insan yaşlanması bütün bu özellikleri fazlasıyla taşırوأظنّ أنّ موضوع الهرم يشترك هنا مع جميع الصّفات المذكورة .
Sanırım insan yaşlanması bütün bu özellikleri fazlasıyla taşır共通の特性を持っています では 何が理解を妨げているのか?
Sanırım temel sebep yaşlanmanın niçin kaçınılmaz olduğunu düşünmektir노화를 방지하는 것이 불가능하다고 많은 사람들이 생각하는 가장 기본적인 이유는
Sanırım temel sebep yaşlanmanın niçin kaçınılmaz olduğunu düşünmektirГлавная причина уверенности людей в неизбежности старения, отражена здесь.
Sanırım temel sebep yaşlanmanın niçin kaçınılmaz olduğunu düşünmektirוהסיבה המהותית, אני חושב, מדוע אנחנו מרגישים שהזדקנות היא בלתי נמנעת
Sanırım temel sebep yaşlanmanın niçin kaçınılmaz olduğunu düşünmektirوالشّيء الأساسي هنا، على ما أظن، لاعتقادنا أن الهرم شيء لا يمكن تجنّبه...
Sanırım temel sebep yaşlanmanın niçin kaçınılmaz olduğunu düşünmektirそれは年を重ねてきたからだ
Şimdi aynı yaklaşımı yaşlanmadaki problemleri ele almak için de kullanabilirsiniz.Ahora, también puede tomar la misma aproximación para tratar problemas en el envejecimiento.
Şimdi aynı yaklaşımı yaşlanmadaki problemleri ele almak için de kullanabilirsiniz.또한 같은 접근 방법을 노화의 문제를 다루기 위해서도 사용할 수 있습니다.
Şimdi aynı yaklaşımı yaşlanmadaki problemleri ele almak için de kullanabilirsiniz.Man kann nun die gleiche Methode nehmen, um Probleme beim Altern anzugehen.
Şimdi aynı yaklaşımı yaşlanmadaki problemleri ele almak için de kullanabilirsiniz.Możemy więc podejść w podobny sposób do problemów starzenia się.
Şimdi aynı yaklaşımı yaşlanmadaki problemleri ele almak için de kullanabilirsiniz.Nu kan je dezelfde benadering ook toepassen om problemen bij veroudering aan te pakken.
Şimdi aynı yaklaşımı yaşlanmadaki problemleri ele almak için de kullanabilirsiniz.Ora possiamo prendere lo stesso metodo e indirizzarlo ai problemi dell'invecchiamento.
Şimdi aynı yaklaşımı yaşlanmadaki problemleri ele almak için de kullanabilirsiniz.Podemos usar a mesma abordagem para resolver problemas no envelhecimento.
Şimdi aynı yaklaşımı yaşlanmadaki problemleri ele almak için de kullanabilirsiniz.Putem adopta aceeași abordare ca să rezolvăm probleme legate de îmbătrânire.
Şimdi aynı yaklaşımı yaşlanmadaki problemleri ele almak için de kullanabilirsiniz.Vậy bạn cũng có thể dùng cách tiếp cận này để xem xét vấn đề lão hóa.
Şimdi aynı yaklaşımı yaşlanmadaki problemleri ele almak için de kullanabilirsiniz.Vous pouvez également utiliser la même approche pour adresser les problèmes liés au vieillissement.
Şimdi aynı yaklaşımı yaşlanmadaki problemleri ele almak için de kullanabilirsiniz.Можна також застосувати той самий підхід для вирішення проблем, пов"язаних зі старінням.
Şimdi aynı yaklaşımı yaşlanmadaki problemleri ele almak için de kullanabilirsiniz.Същият подход може да се приеме за решаване на проблеми при стареенето.
Şimdi aynı yaklaşımı yaşlanmadaki problemleri ele almak için de kullanabilirsiniz.Теперь мы можем использовать этот же подход для рассмотрения проблем старения.
Şimdi aynı yaklaşımı yaşlanmadaki problemleri ele almak için de kullanabilirsiniz.עכשיו, אתם יכולים לנקוט באותה גישה כדי לטפל בבעיות של זיקנה.
Şimdi aynı yaklaşımı yaşlanmadaki problemleri ele almak için de kullanabilirsiniz.الآن يمكنك أيضا أن تتخذ نفس النهج لمعالجة المشاكل في الشيخوخة.
Şimdi aynı yaklaşımı yaşlanmadaki problemleri ele almak için de kullanabilirsiniz.そのまま加齢における問題に用いることができます ここでも脳の機構の劣化が見られ
Sizden sadece yaslanmanızı ve birkaç dakikalığına farklı bir dünyaya götürülmeyi deneyimlemenizi istiyorum.Aș vrea să stați câteva minute și să treceți prin experiența de a fi dus într-o altă lume.
Sizden sadece yaslanmanızı ve birkaç dakikalığına farklı bir dünyaya götürülmeyi deneyimlemenizi istiyorum.Chtěla bych od vás, abyste si jen sedli a na pár minut poznali vtažení do jiného světa.
Sizden sadece yaslanmanızı ve birkaç dakikalığına farklı bir dünyaya götürülmeyi deneyimlemenizi istiyorum.Ga er gewoon even voor zitten en ervaar voor een paar minuten hoe het is om een andere wereld binnen te komen.
Sizden sadece yaslanmanızı ve birkaç dakikalığına farklı bir dünyaya götürülmeyi deneyimlemenizi istiyorum.저는 여러분이 그저 돌아가서 앉아있고 몇 분동안 경험하기를 원합니다. 다른 세계에서 온 그 몇 분을요.
Sizden sadece yaslanmanızı ve birkaç dakikalığına farklı bir dünyaya götürülmeyi deneyimlemenizi istiyorum.Me gustaría que se relajen para experimentar durante algunos minutos lo que es ser llevado a otro mundo.
Sizden sadece yaslanmanızı ve birkaç dakikalığına farklı bir dünyaya götürülmeyi deneyimlemenizi istiyorum.Tôi muốn các bạn hãy ngồi đó và cảm nhận một vài phút cảm giác được đưa tới thế giới khác.
Sizden sadece yaslanmanızı ve birkaç dakikalığına farklı bir dünyaya götürülmeyi deneyimlemenizi istiyorum.Usiądźcie wygodnie i przez kolejne parę minut przenieście się do tego innego świata.
Sizden sadece yaslanmanızı ve birkaç dakikalığına farklı bir dünyaya götürülmeyi deneyimlemenizi istiyorum.Сейчас я бы хотела присесть и на пару минут почувствовать, как фильм забрал меня в другой мир.
Sizden sadece yaslanmanızı ve birkaç dakikalığına farklı bir dünyaya götürülmeyi deneyimlemenizi istiyorum.הייתי רוצה שפשוט תשענו לאחור ותחוו לכמה דקות הלקחות לעולם אחר.
Sizden sadece yaslanmanızı ve birkaç dakikalığına farklı bir dünyaya götürülmeyi deneyimlemenizi istiyorum.أريدكم أن تجلسوا وتجربوا لعدة دقائق تأخذكم لعالم آخر.
Sizden sadece yaslanmanızı ve birkaç dakikalığına farklı bir dünyaya götürülmeyi deneyimlemenizi istiyorum.別世界へお連れします 私達が現在直面している
Sizin de bildiğiniz gibi yaşlanmak korkunçtur fakat kaçınılmazdır.노화는 혐오스럽지만 피할 수 없는 것입니다.
Sizin de bildiğiniz gibi yaşlanmak korkunçtur fakat kaçınılmazdır.ההזדקנות מבהילה, אבל היא בלתי נמנעת, אז
Sizin de bildiğiniz gibi yaşlanmak korkunçtur fakat kaçınılmazdır.إنّ التّقدّم في العمر شيء مروّع، إلا إنّه أيضاً شيء لا نستطيع تفاديه ،
Sizin de bildiğiniz gibi yaşlanmak korkunçtur fakat kaçınılmazdır.我々はその考えをくつがえす方法を探し求めました
Sonsuza kadar yaşayabileceğini ... ... ya da yaşlanmaya devam edeceğini kimse bilemez.E nessuno sa veramente se possano vivere in eterno, o cosa impedisca loro di invecchiare.
Sonsuza kadar yaşayabileceğini ... ... ya da yaşlanmaya devam edeceğini kimse bilemez.E ninguém sabe se eles realmente conseguem viver para sempre, ou o que os impede de envelhecer.
Sonsuza kadar yaşayabileceğini ... ... ya da yaşlanmaya devam edeceğini kimse bilemez.I nikt nie wie, czy są naprawdę długowieczne lub co chroni je przed starzeniem.
Sonsuza kadar yaşayabileceğini ... ... ya da yaşlanmaya devam edeceğini kimse bilemez.그리고 그들이 영원히 사는지, 혹은 무엇이 그들을 노화로부터 보호해주는지는 아무도 모르죠
Sonsuza kadar yaşayabileceğini ... ... ya da yaşlanmaya devam edeceğini kimse bilemez.Niemand weet of ze echt eeuwig kunnen leven of wat de veroudering tegenhoudt.
Sonsuza kadar yaşayabileceğini ... ... ya da yaşlanmaya devam edeceğini kimse bilemez.Nikdo neví, zda opravdu žijí navěky nebo co je chrání před stárnutím.
Sonsuza kadar yaşayabileceğini ... ... ya da yaşlanmaya devam edeceğini kimse bilemez.Nimeni nu stie daca sunt cu adevarat nemuritoare, sau ce le face sa nu imbatraneasca.
Sonsuza kadar yaşayabileceğini ... ... ya da yaşlanmaya devam edeceğini kimse bilemez.Personne ne sait s'ils peuvent vraiment vivre pour toujours, ni ce qui les empêche de vieillir.
Sonsuza kadar yaşayabileceğini ... ... ya da yaşlanmaya devam edeceğini kimse bilemez.Und niemand weiss wirklich, ob sie ewig leben können, oder was sie am Altern hindert.
Sonsuza kadar yaşayabileceğini ... ... ya da yaşlanmaya devam edeceğini kimse bilemez.Và không ai thực sự biết chúng có sống mãi được hay không, hay cái gì khiến chúng không già đi.
Sonsuza kadar yaşayabileceğini ... ... ya da yaşlanmaya devam edeceğini kimse bilemez.Y nadie sabe si realmente pueden vivir para siempre, o qué les impide envejecer.
Sonsuza kadar yaşayabileceğini ... ... ya da yaşlanmaya devam edeceğini kimse bilemez.Και κανένας δεν γνωρίζει αν πραγματικά μπορούν να ζήσουν για πάντα, ή τι τους προστατεύει από την γήρανση.
Sonsuza kadar yaşayabileceğini ... ... ya da yaşlanmaya devam edeceğini kimse bilemez.Никой не знае дали могат да живеят завинаги, или какво възпрепятства остаряването им.
Sonsuza kadar yaşayabileceğini ... ... ya da yaşlanmaya devam edeceğini kimse bilemez.Никто не знает, действительно ли они живут вечно, и что сдерживает их старение.
Sonsuza kadar yaşayabileceğini ... ... ya da yaşlanmaya devam edeceğini kimse bilemez.Ніхто не знає, чи можуть вони жити вічно, або що стримує їхній процес старіння.
Sonsuza kadar yaşayabileceğini ... ... ya da yaşlanmaya devam edeceğini kimse bilemez.ואיש לא יודע אם באמת הן יכולות לחיות לנצח, או מה מונע מהן להזדקן.
Sonsuza kadar yaşayabileceğini ... ... ya da yaşlanmaya devam edeceğini kimse bilemez.ولا احد يعلم اذا ما كان بامكانها العيش للابد او مالذي يمنعهم من اشيخوخة
Sonsuza kadar yaşayabileceğini ... ... ya da yaşlanmaya devam edeceğini kimse bilemez.何が老化を妨げているのか 分からないのです それは明らかではないのです
Sosyologlar bu durumu yaşlanma paradoksu olarak tanımlıyorlar.Các nhà khoa học xã hội gọi điều này nghịch lý của lão hóa.
Sosyologlar bu durumu yaşlanma paradoksu olarak tanımlıyorlar.Ilmuwan sosial menyebutnya paradoks penuaan.
Sosyologlar bu durumu yaşlanma paradoksu olarak tanımlıyorlar.I sociologi lo chiamano il paradosso dell'invecchiamento.