Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşayan ile cümle

yaşayan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hazar kaplanları yalnız yaşayan hayvanlardır.Cá nhám đuôi dài là loài vật sống đơn độc.
15 yıl ve daha uzun yaşayan köpekler uzun ömürlü olarak kabul ediliyor.Những loài có tuổi thọ lá 5 năm là rất hiến.
Apartmanlarda yaşayanlar için kişisel özellikler ekleniyor.Thích hợp với điều kiện sống trong các căn hộ.
Kendini yaşayan bir tanrı olarak ilan etmişti.Anh đã mô tả mình như một người vô thần.
Bir araştırma daha sıcak bölgelerde yaşayan zebraların daha çok çizgiye sahip olduğunu göstermiştir.Một nghiên cứu còn phân tích rằng ngựa vằn càng có nhiều sọc thường sống trong môi trường nóng hơn.
Kuzey Kutbu'nda yaşayan insan toplulukları yoktur ve herhangi bir zaman dilimine sahip değildir.Không có sự hiện diện thường xuyên của con người tại Bắc Cực, và không có múi giờ riêng biệt cho nó.
Şehirde yaşayan Ostrogotlara karşı gayet iyi davranıldı.Chúng thích ứng rất tốt với điều kiện trong thành phố.
Kuzey krili (Meganyctiphanes norvegica), Kuzey Atlantik Okyanusunda yaşayan bir kril türüdür.Meganyctiphanes norvegica là một loài động vật sinh sống ở Bắc Đại Tây Dương.
Doğada yaşayan en yaşlı leyleğin İsviçre'de halkalandıktan sonra 39 yıl yaşadığı bilinmektedir.Đây là những lần đầu tiên nhìn thấy sư tử ở nước này sau 39 năm.
Ethnologue verilerine göre Çin'de toplam 298 yaşayan dil konuşulmaktadır.Theo Ethnologue, nhóm các ngôn ngữ Di tại Trung Quốc bao gồm 29 ngôn ngữ có quan hệ gần gũi với nhau.
Diğer ülkelerde yaşayan Japonlar'a da nikkeijin (日系人) denilmektedir.Người gốc Nhật sống ở nước ngoài được gọi là nikkeijin (日系人, nikkeijin?)
Yaşayanların %98'i yerli halktır.Suối Giàng có tới 98% dân cư là người H' Mông.
Çoğunlukla yerleşik yaşayan kuşlardır.Chủ yếu là chim thường trú.
Phascolarctidae familyasının yaşayan tek temsilcisidir ve en yakın akrabaları vombatlardır.Các họ hàng gần nhất của Phascolarctidae là các loài trong họ Vombatidae.
Ronan – Yasak Orman'da yaşayan bir insan başlı at.Lâm nghiệp: Có một rừng cấm Nam Ka
Adı, bölgede yaşayan Huron halkına dayanarak, Fransız kâşifler tarafından verilmiştir.Tên gọi của hồ xuất phát từ các nhà thám hiểm Pháp đã đặt tên nó căn cứ theo dân tộc Huron sống trong khu vực.
İlde yaşayan insanların çoğu Beyaz Rus'tur.Đa số người Ấn Độ sống theo phong cách tương tự người da trắng.
Tutsak yaşayan bireyler 25 yaşına kadar varmakta.Tục truyền Lão tử thọ đến 250 tuổi.
Ülke dışında yaşayan Arjantinliler Arjantin Büyükelçiliği veya Konsolosluğunda aynı prosedürü takip etmelidir.Người Argentina gốc Á đề cập đến người Argentina có nguồn gốc châu Á là công dân hoặc cư dân của Argentina.
Bir nüfus patlaması yaşayan şehirde nüfus 1979 yılında 32,000'e yükseldi.Năm 1979, nơi đây trở thành một đô thị bùng nổ dân số với khoảng 32.000 người.
Bazı bölgelerde yaşayan nüfusun %25'inin bu enfeksiyondan muzdarip olduğuna inanılmaktadır.Ở một số khu vực người ta tin rằng có tới 25% người dân bị ảnh hưởng.
Ve adam yaşayan can oldu.”“Người bác sĩ đã chết để nhân loại được sống”.
Düğmeli domuz (Phacochoerus africanus), domuzgiller familyasından Afrika'da yaşayan bir yaban domuzu türü.Phacochoerus africanus Lợn nanh sừng châu Phi hay Lợn u mắt /đầu châu Phi.
Bundan dolayı orada yaşayanların çoğu Hristiyanlığı kabul etmişlerdir.王党派の軍勢に属する人々の多くがこの評に当てはまった。
Göl alanında 318 yaşayan kuş türü kayıtlıdır fakat bunların 22 tanesi nesli tükenmek tehlikesinde olan türdür.テンギス湖では318種の鳥類が記録されており、そのうち22種は危機に瀕している。
Birçok nesildir Rusya'da yaşayan Almanlar 19. yüzyılda hallerinden memnun değillerdi.ロシアに数世代にわたって入植していたドイツ人が19世紀には不満を抱くようになっていた。
Chiapas'ta birçok insan kırsal alanda yaşayan yoksul çiftçilerdir.チアパス州の住民の多くは貧しい農民である。
Rehberi karıştıran Mary, New York'ta yaşayan Max Jerry Horowitz isimli bir adama mektup yazmaya başlar.ある日、メアリーはニューヨークに住むマックス・ジェリー・ホロウィッツという男に手紙を出すことにする。
Halkın üçte biri Maya kökenlidir ve kırsal alanlarda yaşayan birçok insan İspanyolca bilmez.人口のおよそ3分の1はマヤ・インディオで地方住民の多くはスペイン語を話せない。
Gün geçtikçe iyice düşen su seviyesi, gölde yaşayan canlı türlerini de olumsuz etkilemektedir.異説として、下海上国造の流れを汲む他田日奉直氏の後裔、日奉宿祢姓。
Sıklıkla, yaşayan fosil olarak anılırlar.これらはよく生きている化石といわれる。
Simpsonlar, Springfield'daki kurgusal bir "Orta Amerika" kasabasında yaşayan tipik bir ailedir.シンプソン一家はアメリカにある架空の街スプリングフィールドに住む典型的な中産階級の一家である。
Yoksulluk sınırının altında yaşayan insan sayısı 2000 yılında %30, 2008 yılında %14 düşmüştür.貧困線以下の生活を送る貧困層は2000年30%だったが、2008年には14%まで減少した 。
Şarap, doğal ve yaşayan bir üründür.ワインは自然の産物であり傷みやすい食品である。
Burada yaşayan ailesinin yanında 3 yıl kalır.さゆりの3歳離れた妹。
Öncelikle dünya yaşayan bir varlıktır.主に人間が暮らす世界。
Şu an Fransa'da yaşayan sözde varis Philippe, zaman zaman Mapuçeler adına konuşmaya çalışmıştır.フランスに在住した前国王フィリップは、時にマプチェ族についてコメントを発表することがあった。
İki ırmak arasında yaşayan halk bunu dikkatle izledi.その2つの島の間の海峡は干潮時に歩いて渉れるもの考えていた。
Tim Lake (Domhnall Gleeson) Cornwall, İngiltere'de yaşayan genç bir adamdır.ティム・レイク(ドーナル・グリーソン)はイギリスのコーンウォールに住む若い青年である。
36. kuzey enleminde yaşayan insanların güçlü yaşam tarzı ile dünyanın kıymetini sıcak bir anlatımla iletir.温かな眼差しで、北緯36度線で暮らす人々の、たくましい生命力と地球の尊さを伝える。
Köprünün adı, Türkiye'de yaşayan Alevilerin tepkilerine yol açtı.この命名は、トルコに住むアレヴィー派の人々からの抗議を招いた。
Biyofili, yaşama ve yaşayan sistemlere karşı duyulan sevgidir.バイオフィリアとは「生物、あるいは生命のシステムに対する愛情」を意味する。
Kendileri de yaşayan en büyük kuşlardır.また、最強の天然ボケ者でもある。
İçin için yaşayan bir büyük sessizliğe sesleniyorum.人間を一呑みにする巨大ワニ。
Tatlı suda yaşayan ahtapot türü bilinmemektedir.淡水に棲息する種は知られていない。
Albany'de yaşayan ağabeyinden gelmiş duyarsız bir mektuptur.エルデンに住む、兄弟の侵入者。
Mahallede yaşayan bütün ailelerin Bu bölgede akrabaları vardır.この町では、ほとんどすべての家族がアメリカ合衆国に親戚がいる。
Biyolojik yükleme, akvaryumda yaşayan canlıların akvaryumun ekosistemine yükledikleri yükün bir ölçüsüdür.生物学的負荷は、生きている住民がアクアリウムの生態系に与える負担の基準である。
Novara'da yaşayanların ortalam yaşı 44dır ve bu İtalya ortalaması olan 42 üstündedir.ペルージャの住民の平均年齢は44歳で、イタリアの平均年齢は42歳である。
Manchester ve Northumberland'de yaşayan yazarın üç kedisi vardır.現在は3匹の猫とマンチェスターとノーサンバーランドに暮らしている。
Atkuyrukları "yaşayan fosil" olarak nitelendirilir.いわゆる「生きている化石」に含まれる。
White, AIDS ile yaşayan çocuklar için çok sayıda yardım kampanyasına katıldı.オースティンでは、エイズの子供たちを助けるボランティア活動に参加した。
Ayrıca Yahudi toplumuyla yaşayan Hıristiyanlar da mevcuttur .さらには、ユダヤ人のコミュニティも存在する。
Suda yaşayan canlıların cam kaplarda beslenmesi kavramı bu döneme dayanmaktadır.ガラス容器中で水生生物を飼うという考えは、少なくともこの頃に遡る。
İran'ın küçük bir köyünde yaşayan Hassan Darabi adında on yaşında sorunlu bir çocuğun öyküsünü anlatır.イランの小さな町の困り者で不道徳な10歳の少年ハッサン・ダラビの物語である。
Dogville kasabasında yaşayan Tom, bir gece silah sesleri duyar ve gangsterlerden kaçan Grace'le tanışır.ある日の夜、トムは町の近くで銃声が鳴ったのを聞き、ギャングに追われていたグレース (キッドマン) と出会う。
Şivan (Haluk Piyes) Doğu Anadolu Bölgesi'nde yaşayan 20 yaşında bir gençtir.灰汁(あく) 耳鳴坂商店街に棲みついている二十歳の青年。
Bikini Kasabası'nda yaşayan en güçlü kişidir.ビキニタウンで一番儲かっている店らしい。
Ordağ’da yaşayan hakandır.「受け継いでいく宝」では主人公。
Bu iki mavi renkli tür, kuzeybatı Avustralya’da yaşayan Malurus coronatus türü ile yakın akrabadır.また、これら2種の“Blue wrens”(青いムシクイ類)はオーストラリアの北西部に生息するホオグロオーストラリアムシクイにも近縁である。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod