Neredeyse adada yaşayan her aile bir üyesini fırtınaya vermiştir.Næsten alle familier på øen mistede familiemedlemmer under stormen.
2010 verilerine göre şehirde yaşayanların yaklaşık %10'u Grönland dışında dünyaya gelmiştir.Omkring 10% af byens indbyggere er født uden for Grønland.
Burada yaşayan halk Oğuzlar zamanında gelmişlerdir.2 sønner gjorde sig gældende i tiden.
Bu da onu şempanzeden (bonobo dahil) sonra insanın yaşayan ikinci en yakın akrabası yapar.Sammen med chimpansen er bonoboen menneskets nærmeste slægtning.
1974 - Dünyanın ilk yaşayan altızları (anne: Susan Rosenkowitz) Cape Town, Güney Afrika'da doğdu.1974 - De første overlevende sekslinger bliver født i Cape Town i Sydafrika.
Yaşayanların çoğu yaşlıdır.Mange er ældre personer.
1665 - Yaşayan en uzun ömürlü gazete, The London Gazette ilk kez yayımlandı.1665 - London Gazette udkommer for første gang.
Torino o dönemde yüksek surlar içinde yaşayan 5.000 kişilik bir nüfusa ulaşmıştı.Torino nåede omkring 5.000 indbyggere på den tid, som alle boede indenfor bymurene.
Sonuç, Ornans'ta yaşamın ve yaşayanların gerçekçi bir temsili oldu.Resultatet blev en realistisk præsentation af indbyggerne og livet i Ornans.
Deniz kuşları, deniz ortamına uyum sağlayarak yaşayan kuşlardır.Havfugle er fugle der er tilpasset marine miljøer.
Şövalye Nils Olav, İskoçya'nın Edinburgh kentinde yaşayan bir imparator penguendir.Sir Nils Olav er en kongepingvin, der tilhører Edinburgh Zoo i Skotland.
Avrupa tarihi, Avrupa'da yaşayan insanların tarih öncesinden başlayarak günümüze kadar uzanan tarihini içerir.Europas historie beskriver historien om menneskets beboelse af Europa fra førhistorisk tid til nu.
Tutsak yaşayan bireyler 25 yaşına kadar varmakta.Individer i fangenskab er blevet op til 25 år gamle.
Atkuyrukları "yaşayan fosil" olarak nitelendirilir.De kaldes "levende fossiler".
Entertainment Weekly tarafından yaşayan en komik adam seçildi.Blev stemt ind som alle tiders største skuespiller af det amerikanske magasin Entertainment Weekly.
En zor koşullarda yaşayanlar kürek mahkûmlarıydı.Under de mest forfærdelige forhold blev fangerne sat i arbejde.
Yaşayan en büyük orkestra şeflerinden biri kabul edilir.Han blev anerkendt som en af sin generations betydeligste danske orkesterledere.
Henry Ian Cusick, ambdar üç yıl boyunca yaşayan Desmond Hume'u canlandırdı.Henry Ian Cusick portrætterede Desmond Hume, en mand der har levet i Lugen i tre år.
Şehirlerde yaşayan halk, ticaretle uğraşmaktaydı.Efterhånden overtog byborgere i de samme byer handelen.
Ayrıca Diyarbakır'da yaşayan Reşkotanlar da vardır.Der bor også en del tjuvasjere i Kasakhstan.
2008 yılında, Vibe Dergisi okuyucuları Eminem'i "Yaşayan En İyi Rapçi" seçti.I 2008 kårede læserne af 'Vibe Magazine ham til den største rapper der er i live.
Menoraji yaşayan kadınlar ise demir eksikliğine karşı daha hassastır.Kvinder, som oplever menorrhagi har større risiko for jernmangel end den gennemsnitlige person.
Böcekçil, suya yakın olarak yaşayan bir kuştur.Præstekraven er en lille fugl, der lever ved vandet.
Güneydoğu Asya'nın adalarında yaşayan, küçük, gece faal hayvanlardır.Det er små nataktive, trælevende dyr, der er udbredt på øer i Sydøstasien.
2010 yılında Esquire dergisinin "Yaşayan En Seksi Kadın Atlası"nda yer aldı.Hun blev i 2010 af magasinet Esquire kåret til 'den mest sexede nulevende kvinde'.
Fifanın yaşayan 125 en iyi futbolcusu listesindedir.Listen opremser dem, han mener, er de på tidspunktet 125 nulevende bedste fodboldspillere.
Danimarka'da yaşayan Müslümanlara böyle davranılmasının sebebi var.9 muslimer fortæller: Sådan er det at være muslim i Danmark.
İnsanlar ise birliği bilmek için ikiliği yaşayan henüz çocuk ilahlardır.”Hvem af os, der har ret kan kun tiden vise."
Kutup çöllerinde yaşayan hayvanlar daha küçük vücutlu olmaktadır ve daha kalın bir deri tabakasına sahiptir.Skovelefanten har derudover en mørkere hud og lever i mindre flokke.
BLEACH’in yaşayan insanları günümüze benzeyen bir dünyada yaşamaktadırlar.Mennesker: Menneskene i Bleach har mange ligheder med de, som bor i det moderne Japan i dag.
Ancak birçok ormanda yaşayan diğer türlerin de nesli tehlikeye girmiştir.Der er en række andre træer, som også er i farezonen.
Yerleşim bölgelerinden bazıları höyüklerde yaşayanlara, bazıları da göçebelere aittir.En del af beboerne i almene boliger er personer med særlige boligbehov.
Goril (Gorilla gorilla) , yaşayan en büyük insansı ve primat türüdür.Den østlige gorilla (Gorilla beringei) er en art i slægten Gorilla og den største nulevende primat.
Denizyıldızları yaklaşık 1.500 yaşayan türü ile geniş ve çeşitli bir canlı sınıfını oluşturur.Det er bunddyr, der er udbredt i alle oceaner med omkring 1500 arter.
İnsanların yakınında yaşayan Keme türleri, insanların mallarına zarar veren hayvanlar olarak görülür.Alle dyr, som generer mennesker, betegnes som skadedyr.
Dünya üzerindeki yaşayan beş yıldırım bükücüden biridir.Blandt fredsaktivister i verden over er hun en helt.
Ülkede yaşayanların çoğu İspanyol ve İtalyan göçmenlerin torunlarıdır.Den største del af befolkningen er efterkommere af immigranter fra Spanien, Italien og Storbritannien.
Bu iki karakter Urmiye’de yaşayan Müslümanlara karşı acımasızlığıyla öne çıkmaktadır.For de to mænd er hinandens indædte modstandere i det muslimske miljø.
Köyde yaşayan halkın tümü kürttür.Alle i byens øvrighed var i vildrede.
Bunlara Sasani yönetimi altında inançlarını özgürce yaşayan Hristiyanlar da dahildi.De omfattede kristne, som havde tilladelse til frit at dyrke deres tro under sassanidisk styre.
Caesar’dan sonra yaşayan bir başka Roma İmparatoru Augustus da kendi adını bir aya verir.Den romerske kejser Augustus vil en dag afholde mandtal.
Sivil haklar, her ülkede yaşayan insanların yasalara dayanarak sahip olduğu haklar.Statens forfatning er gyldig for alle, som bor på dets territorium.
Cinsinin (Oreamnos) yaşayan tek türüdür ve Capra cinsinden dağ keçileri ile karıştırmamak gerekir.Katten er hovedvært, og er den eneste dyreart der udskiller oocyster med fæces.
Eskiden yaşayan insanların bulunmadığı bir mahalledir.I har bygget byer, hvor der ikke var nogen før.
İskoçya'da yaşayan 60,000 Sümsük kuşu dünya populasyonunun % 24'üdür.Ca. halvdelen af verdensbestandens 460.000 fugle yngler i Skotland.
Familya, 6 cins ve buna bağlı yaşayan 19 türden oluşur.Familien indeholder 6 slægter med 19 arter.
İnsanlar, görünen dünyada yaşayan ruhlardır.Spøgelser ligner svagt menneskene som de så ud i live.
Avrupa'da yaşayan tek temsilcileri berberi şebeğidir.Kalmykerne er det eneste folk i Europa som er buddhister.
Buna misilleme olarak Ermenistan’da yaşayan çok sayıda Azeri kovulmuştu.Det er imidlertid strid om hvor mange armeniere, der var i Tyrkiet i denne periode.
Avrupa'da sadece Cebelitarık'ta yaşayan berberi şebeği vardır.I det centrale Europa findes kun europæisk muldvarp.
1865 tahrir kayıtlarına göre "Şakşak" adıyla belirtilen köyde yerleşik yaşayan 32 hane bulunmaktaydı.Registreringen i 1905 viste at der var over 23.000 "farvede" vælgere i kolonien.
Dünya'da yaşayan tek kişiler artık kardeşlerdir.De tre kosmonauter er de eneste mennesker, der er døde i rummet.
Özellikle esaret altında yaşayan türlerin yeniden doğal yaşam ortamına sokulmasından farklıdır.Her som andetsteds fornyede den romantiske anskuelse følelsen for naturlivet.
Avustralya'da yaşayan babasının yanına gitmek.Han bor med sin familie i det sydøstlige Australien.
Nüfus, belirli bir zamanda sınırları tanımlı bir bölgede yaşayan insan sayısıdır.Bestanden er altså det samlede antal af individer inden for en bestemt art, som lever på et afgrænset område.
Makalenin yazarı 1890 yılında bu hikâyeyi bilen, hala yaşayan birkaç kişi olduğunu yazmıştır.Forfatteren av artikkel skriver at i 1890 så var det få folk som fortsatt visste om fortellingen.
Kuşların yaşayan en yakın akrabalarıdır.Hva er fuglenes nærmeste slektning?
Kitap, "Ben zalimler çağında yaşayan bir alçaktım" ile başlamaktadır.Boken slutter med en preken, som dreier seg om at vi alltid har urett overfor Gud.
Makigiller 5 yaşayan makimsi (Lemuriformes) familyasından biridir.Familien er én av fem i gruppen av lemurer (Lemuriformes).
Ve Âdem karısının ismini Havva koydu, çünkü bütün yaşayanların anası oldu."Mannen gir kvinnen navnet Eva, «for hun ble mor til alle som lever».