Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşayan ile cümle

yaşayan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
O zaman, Beytüllahim'de yaşayan Hieronymus, "Şehri alınması dünyanın kendisini almaktı" şeklinde yazmıştı.I Betlehem satt Hieronymus og skrev at «Byen som har tatt hele verden, har blitt tatt.»
Dakar'da yaşayan halk çeşitli etnik gruplara mensuptur.Folkegruppene i Dagestan omfatter flere etniske grupper.
Pirahã, Mura dilinin yaşayan tek lehçesidir.Man tror at pirahã er det eneste gjenlevende språket i den muranske språkfamilien.
Afrika savan fili (Loxodonta africana), günümüzde yaşayan en büyük kara hayvanıdır.Afrikansk savanneelefant (Loxodonta africana) er verdens største nålevende landbaserte pattedyr.
Entertainment Weekly tarafından yaşayan en komik adam seçildi.Kåringen ble utført av Entertainment Weekly.
Antarktika'nın tek karada yaşayan kuşudur.Den er den eneste fuglen i Antarktis som er permanent på land.
Atkuyrukları "yaşayan fosil" olarak nitelendirilir.Denne omtales av den grunn som et levende fossil.
Eyalette 14,000 yıldır bu topraklarda yerleşik olarak yaşayan Kızılderililer kabileleri vardı.Da hadde det allerede bodd indianere i området i over 3 000 år.
Bu dönemde bölgede yaşayan topluluklar genel olarak küçük topluluklar olarak yaşamaktaydı.I et slik steinaldersamfunn lever folk fra dag til dag i små samfunn.
Amerika'da yaşayanların çoğu Güney Amerika'da yaşar.De fleste lever i Sør-Amerika.
Finlandiya'da yaşayan Türk vatandaşlarıLandskap i Finland
Copadichromis borleyi, Malavi Gölü'nün kıyı kesimlerinde yaşayan ciklit balığı.Copadichromis er en slekt ciklider som lever i Malawisjøen.
Çoğunluğu şehirlerde yaşayanlar yaz tatilini köyünde geçirmektedir.Mesteparten av befolkningen tar ferie på disse dagene.
Arnavutluk'ta hala yaşayan yaklaşık 15-20 tane Balkan vaşağı var.Det finnes fortsatt ca. 15-20 hardingfeler han har bygd.
İki ırmak arasında yaşayan halk bunu dikkatle izledi.Etter dette har befolkningen på disse to øyene vært delt.
Ülkede yaşayanların çoğu İspanyol ve İtalyan göçmenlerin torunlarıdır.Hoveddelen av Argentinas befolkning er etterkommere av spanske og italienske innvandrere.
Isaac Mendez (Santiago Cabrera): New York'ta yaşayan bir ressam.Isaac Mendez (Santiago Cabrera) er en dop-avhengig maler fra New York, og kan male fremtiden.
1963, Kahire, Mısır) New York'ta yaşayan ve çalışan çağdaş bir sanatçıdır.Ghada Amer (født i 1963 i Kairo i Egypt) er en egyptisk samtidskunstner som bor og arbeider i New York City.
Simun Petrus, “Sen, yaşayan Tanrı'nın Oğlu Mesih'sin” yanıtını verdi.Da svarte Simon Peter: «Du er Messias, den levende Guds Sønn.»
Denizlerde yaşayan omurgasız hayvanlarda iç parazit olarak yaşarlar.De lever som parasitter i marine miljøer.
Avrupa'da yaşayan tek temsilcileri berberi şebeğidir.Det tidligste folket vi kjenner til i Tunisia er berbere.
Latin Amerika'daki sömürgelerde yaşayan insanlar bağımsızlık kazanmaya başlamıştı.De spanske koloniene i Sør-Amerika ble selvstendige.
Heidi 5 yaşına geldiğinde teyzesi onu İsviçre'nin bir dağ köyünde yaşayan dedesi Almöhi'yinin yanına bırakır.Heidi blir av sin tante bragt til bestefaren, som lever i en sveitsisk alpelandsby.
"En Yaşlı Yaşayan Ağaç Her şeyi İtiraf Etmekte".«Den eldste kirken vi vet noe om».
Mavi Dağlar'da yaşayan cücelerden geriye kalanlar Khazad-dûm'a iltica ettiler.Det var disse tre fjellene i Tåkefjellene som dvergenes Khazad-dûm.
Arkeolojik bulgular insanlar Taş Devri beri burada yaşayan insanlar olduğunu kanıtlamıştır.Arkeologiske funn viser at det har bodd mennesker her siden steinalderen.
Canterbury'de yaşayan ayakkabıcı John Marlowe ve Katherine çiftinin oğullarıdır.Marlowe var sønn av skomaker i Canterbury ved navn John Marlowe og dennes hustru Catherine.
Avustralya'da yaşayan hayvanlar üzerinde çalıştı.Den siste arten lever i Australia.
Güney Azerbaycan'da yaşayan Azeriler ise Arap alfabesinden anda da kullanıyorlar.I naborepublikken Armenia blir det armenske alfabetet brukt også på kurdisk.
Yaşayan fosil tanımını hak etmektedirler.Det er bare beskrevet ni fossile arter.
Şehirlerde yaşayan halk, ticaretle uğraşmaktaydı.Etterhvert tok byborgere i de samme byene over handelen.
Bugün yaşayan tek temsilcisi Dugong (Dugong dugong).Den nåværende guvernøren er Doug Ducey (R).
Bölgede yaşayan etnik Almanlar ise 1945 yılından itibaren bölgeden çıkarılmaya başlamıştır.Den gjenværende tyske befolkningen ble drevet bort fra byen etter at krigen var over i 1945.
Köyde yaşayan nüfus genelde 50'li yaşların üzerindedir.De europeiske immigrantene er i hovedsak over 50 år gamle.
En eski yaşayan kopya, (P=codex Parisinus gr.2009 og F=codex Parisinus gr.
Uteler Özellikle şu an Utah ve Colorado'da yaşayan Amerikalı kızılderililerle akraba olan bir kabiledir.Ute, eller yute, er en indiansk folkegruppe i USA som i dag hovedsakelig lever i delstatene Utah og Colorado.
Ornithorhynchidae familyasının ve Ornithorhynchus cinsinin yaşayan tek temsilcisidir.Nebbdyret er eneste nålevende art i slekten Ornithorhynchus, som er eneste slekt i familien Ornithorhynchidae.
Ölümüyle birlikte Nero Claudius Drusus ve Küçük Antonia'nın başka yaşayan torunu kalmamıştır.Med hennes død forsvant det siste levende barnebarn av Nero Claudius Drusus og Antonia den yngre.
Stadyumun adı bu bölgede yaşayan "Bafokeng" kabilesinden gelmektedir.Dette navnet refererer til Al-Abri-stammen som lever der.
Kutup çöllerinde yaşayan hayvanlar daha küçük vücutlu olmaktadır ve daha kalın bir deri tabakasına sahiptir.Skogselefanten har dessuten mørkere hud og lever i mindre flokker.
Ancak dağınık olarak yaşayan bazı Lenapeler Teksas'ta kalmıştır.Enkelte streifere er funnet i Texas.
Koala (Phascolarctos cinereus), Avustralya'ya özgü otçul ve ağaçta yaşayan bir keseli memeli hayvan türüdür.Koala (Phascolarctos cinereus) er et pungdyr som er nært knyttet til livet i trærne.
Böcekçil, suya yakın olarak yaşayan bir kuştur.Phoenicopteriformes (flamingofugler) er en orden med fugler som er nært tilknyttet vann.
Hazar kaplanları yalnız yaşayan hayvanlardır.Brillebjørner er solitære dyr.
Kendisi önceleri Heiligenkreuz manastırında yaşayan bir keşişti.Han ble klosterlærer i klosteret Reichenau.
Bari yaşayan bir kadının konuşması.Med andre ord en person som lever av en livrente.
Dünya nüfusu ya da dünya insan nüfusu, dünya üzerinde yaşayan insan sayısını verir.Verdens befolkning er den totale summen av mennesker som lever på jorden i et gitt tidspunkt.
Bölgede yaşayan halk, Kanaryalılar ve İspanyollar olarak adlandırılır.Landets innbyggere kalles kanaanitter eller kanaaneere.
Fil karada yaşayan en büyük hayvandır.Den største finnes i Petén.
Emniyet binası yakınındaki evlerde yaşayan 20 kişi de yaralandı.Rundt 280 personer er bosatt i bygden Skomrak.
Hindistan ve Sri Lanka'da yaşayan bazı fil popülasyonlarının da benzer sosyal yapıları vardır.Beberapa populasi gajah di India dan Sri Lanka juga memiliki organisasi sosial yang serupa.
Köyde yaşayanların çoğu Müslüman'dır.Agama yang dianut oleh penduduk setempat sebagian besar adalah islam.
Namibya (206,000) ve Botsvana'da yaşayan Hererolar tarafından konuşulur.Hal ini diucapkan oleh orang-orang Herero di Namibia (206.000) dan Botswana.
Bune ek olarak Fransa'da yaşayan 160 Tunus Yahudisi ölüm kamplarına gönderildi.Sekitar 160 Yahudi-Tunisia di Prancis dikirim ke kamp-kamp maut di Eropa.
Po Dharma'ya göre 1975'te Kamboçya'da yaşayan Müslümanların sayısı 150.000-200.000 dolaylarında idi.Menurut Po Dharma, ada 150.000 hingga 200.000 Muslim di Kamboja sebagai sebagai akhir 1975.
Delhi'de yaşayan Shiva'nın 20'den fazla kitabı bulunmaktadır.Shiva yang saat ini tinggal di Delhi telah menulis lebih dari 20 buku.
Afrika orman fili (Loxodonta cyclotis) Kongo Havzası'nda bulunan ve ormanlarda yaşayan bir fil türüdür.Gajah hutan afrika (Loxodonta cyclotis) adalah spesies gajah yang tinggal di hutan di Cekungan Kongo.
Diğer ülkelerde yaşayan Japonlar'a da nikkeijin (日系人) denilmektedir.Orang keturunan Jepang yang tinggal di negara-negara lain disebut nikkeijin (日系人).
2000’de yapılan ABD nüfus sayımı, evli olmayıp aynı evde yaşayan 601, 209 eşcinsel çift olduğunu göstermiştir.Menurut Lembaga Sensus Amerika Serikat pada tahun 2000 ada sekitar 601.209 pasangan rumah tangga tak menikah.
Po Dharma, Kamboçya'da yaşayan Müslüman Çamları bir gelenekçi dalı ve bir ortodoks dalına ayırt eder.Po Dharma membagi Muslim Cham di Kamboja menjadi cabang tradisionalis dan cabang ortodoks.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod