Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşayan ile cümle

yaşayan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Zombi ve iskeletler gibi yaşayan ölülerin, vampirlerin ve lanetlilerin en büyük düşmanıdır.Populaarikulttuurissa tunnetuimpia eläviä kuolleita ovat vampyyrit ja zombit.
Yaklaşık 400 yıldır hizmet veren mezarlıkta gettolarda yaşayan 200,000 civarında Yahudi buraya gömülmüştür.Dokumentti käsittelee noin 2000 vuotta vanhaa Jerusalemin läheltä Talpiotista löydettyä hautaa.
Dakar'da yaşayan halk çeşitli etnik gruplara mensuptur.Maalta Dakariin muuttaneet kuuluvat useisiin eri veljeskuntiin.
Kara mambanın karada yaşayan en hızlı yılan olduğu bilinmektedir.Tämä tekee siitä nopeimman maalla elävän käärmeen.
James Bowen, 15 Mart 1979 Surrey doğumlu, Londra’da yaşayan yazar ve sokak sanatçısıdır.James Bowen (15. maaliskuuta 1979, Surrey) on brittiläinen, Lontoossa asuva kirjailija ja katusoittaja.
Bu da onu şempanzeden (bonobo dahil) sonra insanın yaşayan ikinci en yakın akrabası yapar.Se kuuluu simpanssien sukuun, johon kuuluva toinen laji on bonobo eli kääpiösimpanssi.
Ukrayna'daki Türkler, Ukrayna'da yaşayan bir Türk azınlıktır.Montenegron romanit ovat Montenegrossa asuva romanivähemmistö.
Yaşayanların çoğu yaşlıdır.Suuri osa asukkaista on vanhuksia.
Savaşın sonuna doğru şehirde yaşayanların %80'ı evsiz kaldı.Niiden seurauksena kaikkiaan 80 prosenttia kaupungin ihmisistä jäivät kodittomiksi.
Aynı bölgede yaşayan erkekler iki ila yedi dişiden gruplar için kavga ederler.Huispauksessa toisiaan vastaan ottelee kaksi seitsenhenkistä joukkuetta.
Kentsel alanlarda yaşayan nüfusun oranı, 1980 yılında %20'den 2014 yılında %50'den fazlaya çıktı.Kaupunkipiirin asukasluku laski noin 20 % neuvostovuosista vuoteen 2013 mennessä.
Bununla birlikte modern evlerde yaşayan İnuitler de vardır.Nykyisin tämänkin osuuden varrella on moderneja asuintaloja.
İki ırmak arasında yaşayan halk bunu dikkatle izledi.Näkyvin eroavaisuus näiden kahden rodun välillä on niiden väritys.
Hayatı boyunca İsrail'in önde gelen yaşayan yazarlarından biri olarak kabul edildi.Häntä pidetään yhtenä Israelin arvostetuimmista kirjailijoista.
Bir başka anlamı ise tüm yaşayan varlıkların özünde mevcut olandır.Ainoa varma asia on se, että kaikki ovat oikeasti eläneet.
2006 yılında Canadian Business dergisine göre Lavigne Hollywood'da yaşayan altıncı en zengin Kanadalıdır.Lisäksi Canadian Business on maininnut hänet Kanadan kuudenneksi rikkaimmaksi ihmiseksi.
Şanlar, (Birmanca: ရှမ်းလူမျိုး, Tayca: ไทใหญ่), Güneydoğu Asya'da yaşayan Tay etnik grubu.Mon-kansa (burmaksi ‌; mùn lùmjóʊ; thaiksi มอญ) on etninen ryhmä Kaakkois-Aasiassa.
Bölgede yaşayan halk, Malagueñolar Malacitanolar ve İspanyollar olarak adlandırılır.Kunnan asukkaita kutsutaan ranskaksi nimillä Malejactois ja Malejactoises.
Avcılık İspanyol sömürgeciler gelmeden önce bölgede yaşayan yerlilerin en önemli besin kaynağıydı.Nicaraot olivat suurin alkuperäisväestöheimo, kun espanjalaiset valloittajat saapuivat maahan.
New York'ta yaşayan Gang, ayrıca Wall Street bankalarında çalışmaktadır.Romaani sijoittuu New Yorkin finanssikeskuksessa Wall Streetilla toimivaan pankkiin.
Buna karşın yaşayanların %8,6'sı 65 yaş üzeridir.16,05 % oli alle kuusivuotiaita.
Böylece Âdem yaşayan varlık oldu.Vasta silloin lapsesta tuli todellinen ihmisolento.
Familyanın üyeleri sadece Güney Amerika'da yaşayan, küçük, her şey yiyici (omnivor) maymunlardır.Suvun perhoset ovat pieniä, Etelä-Amerikan eteläosissa tavattavia metallinkiiltoisia perhosia.
Gerçek güveler, evlerde yaşayan küçük parlak böceklerdir.Sirkkalinnut ovat pieniä kasvillisuuden kätköissä eläviä kerttuja.
Ancak günümüzde yaşayan primatlar en azından ilk küçük azı dişini kaybetmiştir.Varhaisista nisäkäsmäisitä eliöistä on säilynyt monesti vain hampaita.
Ordağ’da yaşayan hakandır."Olen minäkin aarteenvartija!
Bu salnameye göre hane sayısı 133 yaşayan kişi sayısı 882'dir.Kahdeksan tunnin työvuoroilla tämä vastaisi jo 231 orjaa.
Bu değişim, aynı ekonomik krizleri yaşayan diğer ülkeler için büyük bir örnek teşkil etti .Uusi linja aiheutti muutoksia samoilla seuduilla kulkevissa muissa bussilinjoissa.
Sıklıkla, yaşayan fosil olarak anılırlar.Niitä voidaankin pitää elävinä fossiileina.
Ülkede yaşayan insanların sayısı beş milyon civarındadır ve işgücü eksikliği çekmektedir.Asukkaita oli vajaat viisi miljoonaa ja työttömyys oli varsin vähäistä.
Deniz dibinde yaşayan canlıların ölüm oranının %96 olduğu tahmin edilmektedir.Samalla aikajaksolla 69 prosentin hukkumiskuolemista todettiin olleen tapaturmia.
Aynı çatı altında yaşayan geniş aileye birleşik aile denir.Moniavioiset perheet elivät yleensä yhteistaloudessa saman katon alla.
Fakat Salt Lake City'de yaşayanların ancak yarısından biraz daha azı bu mezhebin üyesidirler.Ateenan metropolialueella asuu vajaa puolet maan kaupunkiväestöstä.
Adada yaşayan toplumun yaklaşık %98'ini Müslümanlar oluşturmaktadır.Noin 98 prosenttia väestöstä on islaminuskoisia.
Denizyıldızı, denizde yaşayan bir canlı.Pete on merellä elävä selviytyjä.
Özellikle Hollanda'da yaşayan azınlıklar'a hitap eden bir siyasi partisidir.Nederlanders) ovat pääasiassa Alankomaissa elävä etninen germaaninen ryhmä.
Film, New York'ta yaşayan güçlü bir İtalyan mafya ailesinin hikâyesini anlatır.Elokuva seuraa italialaisperheiden naisten eri sukupolvia New Yorkissa.
O zamanlarda genç avcının yakınında yaşayan insanlar yokmuş.Kukaan metsästäjistä ei ollut paikalla hyökkäyksen aikana.
Sivil haklar, her ülkede yaşayan insanların yasalara dayanarak sahip olduğu haklar.Muslimien on noudatettava kyseisen maan lakeja, jossa asuvat.
Amerika’da yaşayan bir çeşidin dışında hiçbiri geri dönmez.Sitä ei esiinny maan ulkopuolella muutamia Yhdysvalloista löytyviä yksilöitä lukuun ottamatta.
Afrika'da yaşayan gergedanlar gibi 2 boynuzu vardır.Näissä maissa elää Afrikassa tavattavista 13 nisäkäslahkosta kahdentoista lahkon lajeja.
Namo "saygıyla eğilmek" "Narayana" yaşayan her varlıkta ikamet eden"dir.Koko sarja on suunniteltu tällaiseksi.» »Narnia edustaa kaikkea sitä, mikä uskonnossa on vastenmielisintä.»
Yine de bazı eleştirmenlere göre Yaşayan Ölülerin Gecesi çığır açan bir filmdi.Elokuvakriitikot kirjoittivat elokuvasta ensi-illan aikaan risteäviä arvosteluja.
Kuzeyde yaşayan türler güneye göç eder.Lajin elinalue keskittyy pohjoiseen.
Bu merkezde yaşayan bir uzaylıdan sinyal almışlardır.Tähden kiertoradalta on löydetty eksoplaneetta.
Arnavutluk'ta hala yaşayan yaklaşık 15-20 tane Balkan vaşağı var.Sierra Leonessa elää 15–20 etnistä ryhmää.
Sumatra kaplanı yaşayan kaplan türlerinin en küçüğüdür.Sumatrantiikeri on pienin tiikerien alalajeista.
Bölgede yaşayan köylüler, gelen orduyu sevinçle karşıladı.Alueella asuvat delawaret ottivat tulokkaat ystävällisesti vastaan.
Adada yaşayanların çoğunluğu Afrika kökenlidir.Suurin osa saaren asukkaista on afrikkalaisperäistä.
BLEACH’in yaşayan insanları günümüze benzeyen bir dünyada yaşamaktadırlar.Lijiangin kaupungissa asuvat naxit elävät muiden nykyajan kaupunkilaisten tapaan.
The Volturi Volterra, Tuscany'de (İtaya) yaşayan vampir klanıdır.Volturit ovat vampyyriryhmä, joka asuu Volterrassa, Italiassa.
Mutluluk adasında yaşayan kötü kalpli şövalye.Hirvensalon saarella sijaitseva ekumeeninen taidekappeli.
Sonraki iki yıl boyunca daha çok Fransa'da yaşayan Edward, birçok Avrupa ülkesini ziyaret etti.Kolme vuotta kestäneen virkakautensa aikana Smith vieraili useissa Euroopan maissa.
Londra'da yaşayan Türk göçmeni kişilerin nüfusu yaklaşık olarak 450.000 kişi civarındadır.Afrikkalaista alkuperää olevia saksalaisia on noin 450 000.
Çoğunluğu Rusya Federasyonu içindeki Tataristan'da yaşayan Tatarlar tarafından konuşulur.Kazanin tataareista suuri osa asuu Tatarstanin tasavallassa Venäjällä.
Hormon değişimleri yaşayan kadınlar, örneğin hamile olanlar veya doğum kontrol hapı kullananlar.Puutetta voi esiintyä esimerkiksi alkoholisteilla, raskauden aikana ja ehkäisypillerien käyttäjillä.
Sir Isaac Newton, 1642'den 1727'ye kadar yaşayan İngiliz fizikçi.Sir Isaac Newton, englantilainen fyysikko ja matemaatikko (1642–1727).
Gökyüzünde yaşayan ruhlar.Hyvin eläneet sielut palkitaan taivaassa.
Yaşayan Kütüphane (Living library) bir sözlü iletişimin özel bir formudur.Laitoskirjastot ovat yksi erikoiskirjastotoiminnan muoto.
Şehirde yaşayan Türkler, savaş sonrasında azınlık durumuna düşmüşlerdir.Turjanlinna tuossa on sodan jälkeen onneton.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod