En önemli besini, ağaçlarda yaşayan sincaplardır.Legfőbb táplálékuk a rothadó fákban élő rovarlárvák.
Böylece silah konusunda sorun yaşayan partizanlar bu katılımlar ile bu sorunu hafifletti.Az őket zaklató fiatalok ellen ez tűnt az egyetlen fegyvernek.
Soğuk Hoth gezegeninde yaşayan bir kar canavarıdır.A csata a Hoth bolygó egyik hideg hómezőjén játszódik.
Yaşayan son denizaltı komutanı olarak 26 Aralık 2005 tarihinde Süßen'de 91 yaşında vefat etmiştir.91 éves korában, 2005. december 26-án Süßen-ben érte a halál.
Yaşayan bazı kraliçeler: Beatrix (doğum 1938), 1980'den bu yana Hollanda'nın kraliçesi.1980 – Beatrix holland királynő (hollandul: Koningin Beatrix der Nederlanden) trónra lépése.
Badagalar, Güney Hindistan'da yaşayan bir halkın adıdır.A hottentották egy Dél-Afrika nyugati részén élő népcsoport megnevezése volt.
Bretonlar, Fransa'daki Breton bölgesinde yaşayan bir Kelt etnik grup.A bretonok (Bretoned) többségükben Franciaországban, Bretagne területén élő népcsoport.
Yıl boyunca yaşayan sakinlerin çoğu mobil evlerde yaşamaktda.Az utazók legtöbb esetben rákényszerülnek, hogy az autóban aludjanak.
Şu an İsviçre'de yaşayan 120.000 Türk Vatandaşı vardır.Miért él már csak húszezer kínai Magyarországon?
Bu salnameye göre hane sayısı 133 yaşayan kişi sayısı 882'dir.Eme két kitétel alapján a Képviselőház jelenlegi 308 fős létszáma meghaladja a minimumot (282 fő).
Bugün yaşayan kimse bulunmamaktadır.Mára nem lakik itt senki sem.
Burada, birçok yalnız dolaşarak yaşayan hayvan mevcuttur.Többnyire magányosan élő fajok tartoznak ide.
İnegöl ilçe olmasına rağmen trafik sorununu en çok yaşayan kentlerden biridir.A megfelelő elkerülő utak hiányában ez a város egyik legnagyobb szennyezőforrása.
İtalya'da yaşayan göçmenlerin ülke içindeki dağılımı ise oldukça dengesizdir.Tökéletesen elpusztított országnak rémlik ma az én szememben Olaszország.
İlki sadece 10 yaşayan hücreye (minimum olduğu kanıtlanan) sahiptir.Minimálisan 10 fő szükséges hozzá (nem feltétlenül természetes személy).
Hristiyanlığın gelmesiyle birlikte bu dağlarda yaşayanların altın çağı da başlamış oluyor.A kereszténység terjedésével a hegyvidék lakói is az új hitre tértek.
Kuzuyatağı'nda 350'ye yakın yaşayan hane mevcuttur.Székelykeresztúron csaknem 350 siklódi elszármazott él.
Rav İzak Alaluf, günümüz İstanbul'unda yaşayan Yahudi din adamıdır.A Beth Din egy ősi, még ma is élő, a zsidó vallási életben működő jogi intézmény.
Latin Amerika'da yaşayan üç tapir türünden biridir.A két vadon élő dél-amerikai teveféle egyike.
Marvin Finkleheimer: Elmore'da yaşayan yaşlı bir adamdır.Marvin Finklehimer egy idős piros humanoid, aki a helyi nyugdíjas otthonban él.
Serbest yaşayan çakalların ömrü 8 yıl, hayvanat bahçelerinde yaşayanların ise 14 yıla kadar varır.A bikák maximális élettartama 8 év, a tehenek akár 15 évig is élhetnek.
Kentlerde yaşayan milyonlarca kişi zorla köylere yerleştirilerek kolektif çiftliklerde çalışmaya zorlandı.Vidéki családok pénzügyi nehézségek miatt sokszor kénytelenek voltak lányaikat gyárakba küldeni.
Göller ve nehirler çeşitli balık, kuş ve suda yaşayan memeliler ile doluydu.A folyók és a tavak hallal, madarakkal és vízi emlősökkel látták el őket.
Mahallede yaşayan gençlerin ve yetişkinlerin büyük çoğunluğu çeşitli şehirlerde çalışırlar.A munkanélküli fiatalok nagy része a városokban keres munkát.
Adele Dunlap'in 5 Şubat 2017'de ölümü üzerine yaşayan en yaşlı Amerikalı oldu.Hänestä tuli Yhdysvaltain vanhin ihminen Adele Dunlapin kuoltua 5. helmikuuta 2017.
1994'te "Yaşayan En Büyük Fransız Yazar" seçildi.Vuonna 1994 hänet valittiin elävistä ranskalaisista kirjailijoista merkittävimmäksi.
Ethnologue verilerine göre Çin'de toplam 298 yaşayan dil konuşulmaktadır.Ethnologue-kirjan mukaan Kiinassa puhutaan 292 kieltä.
Binlerce yıl önce yedi katlı yeraltında Tarsus'ta yaşayan yılanlar vardı.Tuhansia vuosia sitten oli käärmeitä, jotka elivät seitsemän kerrosta Tarsuksen maan alla.
O, origamiyi bir el sanatından yaşayan bir sanata dönüştürmüştür.Hän teki origamista elävän taiteen.
Manhattan da yaşayan Estevez daha sonra ailesi ile 1968 yılında Malibuya yerleşdi.Estevez asui Manhattanilla, kunnes hänen perheensä muutti Malibuun vuonna 1968.
17 Haziran 2015'te Jerelaan Talley'in ölümünden sonra dünya en uzun yaşayan insanı olmuştur.Hänestä tuli maailman vanhin elävä Jeralean Talleyn kuoltua 17. kesäkuuta 2015.
Film Versay Sarayı'nda yaşayanların insanların karakterlerini anlatmaktadır.Elokuva kertoo henkilöistä, jotka ovat asuneet Versailles'n palatsissa.
Yaşayan son genrō olarak, 1920'ler ve 1930'larda Japonya'nın en saygın devlet adamıydı.Viimeisenä genrōna hän oli Japanin kunnioitetuin valtiomies 1920- ja 1930-luvuilla.
Afrika savan fili (Loxodonta africana), günümüzde yaşayan en büyük kara hayvanıdır.Savanninorsu eli pensasnorsu (Loxodonta africana) on suurin nykyisin elävä maaeläin.
Savunmacılar Mısır'da yaşayan Yahudilerdir.Ranskan juutalaiset ovat Ranskassa asuvia juutalaisia.
Ronan – Yasak Orman'da yaşayan bir insan başlı at.Ronan – Kielletyssä metsässä asuva kentauri.
Mackenzie (Dakota Fanning): Monica ve Chandler'ın almayı düşündüğü evde yaşayan küçük kız.Mackenzie (Dakota Fanning) — Monican ja Chandlerin uuden asunnon nykyisten omistajien tytär.
Diğer ülkelerde yaşayan Japonlar'a da nikkeijin (日系人) denilmektedir.Ulkomailla asuvista japanilaistaustaisista henkilöistä käytetään puolestaan Japanissa termiä Nikkei.
Yapıt 1950'lerde Teksas'ta yaşayan bir ailenin dramatik öyküsünü işlemektedir.Teemaa käsiteltiin texasilaisen 1950-luvun ongelmallisen perheen kautta.
Güney ve Batı Avustralya'da yaşayan kadınlar 1901 seçimlerinden beri oy kullanma hakkına sahiplerdi.Länsi-Australian ja Etelä-Australian naiset saivat äänestää Australian liittovaltion vaaleissa 1901.
Üstelik aynı yerde yaşayan kişilerin de saldırısına uğrar.Muitakin kaupunkiin vierailemaan tulleita henkilöitä joutuu vastaavien hyökkäysten kohteeksi.
Takım, yaşayan 3 familya ve yaklaşık 150 tür içerir.Heimoon kuuluu kolme sukua ja noin 150 lajia.
Dünya'da yaşayan tek kişiler artık kardeşlerdir.Kaupungin asukkaat uskovat olevansa ainoat ihmiset maapallolla.
Koala (Phascolarctos cinereus), Avustralya'ya özgü otçul ve ağaçta yaşayan bir keseli memeli hayvan türüdür.Koala eli pussikarhu (Phascolarctos cinereus) on australialainen puissa elävä pussieläin.
Dizi, Endsville'de yaşayan Billy ve Mandy adında iki çocuğun maceralarını anlatır.Sarjassa keskitytään hahmojen Billy ja Mandy seikkailuihin Endsvillessä.
Avustralya Türkleri, Avustralya'da yaşayan Türkleri tanımlar.Itävallan turkkilaiset ovat Itävallassa asuvia turkkilaisia.
Düğmeli domuz (Phacochoerus africanus), domuzgiller familyasından Afrika'da yaşayan bir yaban domuzu türü.Pahkasika (Phacochoerus africanus) on Afrikan savanneilla elävä sikojen heimoon kuuluva nisäkäslaji.
Şorlar, Rusya'da yaşayan bir Türk halkı.Tšuvassit ovat turkinsukuinen kansa, joka asuu Venäjällä.
Kuzey krili (Meganyctiphanes norvegica), Kuzey Atlantik Okyanusunda yaşayan bir kril türüdür.Norjankrilli (Meganyctiphanes norvegica) on äyriäinen, joka elää suurina parvina Atlantissa.
Eserde bu ortamda yaşayanlardan biri olan Equality 7-2521 çevresini ve kendisini anlatır.3. luvussa Tasa-arvo 7-2521 kertoo kuinka hän löysi sähkön.
14 Mayıs 2009'da 100 yaşındayken Yaşayan En Eski İngiliz Olimpiyat Sporcusu seçilmiştir.Ensimmäiset 11 urheilijaa olympialaisiin valittiin 27. toukokuuta 2009.
Buna sahip olanlar ise canlıdır, yani "yaşayan"dır.Elävä ihminen on hengissä eli hänellä on henki.
Aşağıdaki liste şu an yaşayan ve supercentenarian olan kişilerdir yaşı 110 veya daha yaşlı olan kişilerdir.Ohessa on luetteloituna elossa olevat 110-vuotiaat tai sitä vanhemmat henkilöt, joiden ikä on todistettu.
Rose Tyler, Londra'da yaşayan sıradan bir genç kızdır.Lucy Lovering on pienikokoinen tyttö, joka asuu Lontoossa.
Heidi, Alpler'de büyükbabasıyla yaşayan öksüz bir kızın romanıdır.Heidi-kirjat kertovat orpotytöstä, joka asuu vanhan isoisänsä luona Alpeilla.
Ve adam yaşayan can oldu.”Onnellinen kuolleena!»
İlde yaşayan insanların çoğu Beyaz Rus'tur.Ympäröivän maaseudun asukkaat olivat etupäässä valkovenäläisiä.
Yapılan sayıma göre yaşayanların tamamının Müslüman olduğu belirtilmiştir.Hän torjuu käsityksen, että kaikki muslimit olisivat väkivaltaisia ihmisiä.
Latin Amerika'da yaşayan üç tapir türünden biridir.Sukuun kuuluu kolme Etelä-Amerikassa elävää lajia.
O zamanlarda, şehirde yaşayan 8.000 kişi vardı.Tuolloin kaupungissa oli asukkaita vain noin 8 000.