Canterbury'de yaşayan ayakkabıcı John Marlowe ve Katherine çiftinin oğullarıdır.A fost fiul unui pantofar prosper din Canterbury, numit John Marlowe și al Katherinei.
Kentte yaşayan nüfusun %49.41'i siyahidir.Doar 13,41% locuiește în zona rurală.
White, AIDS ile yaşayan çocuklar için çok sayıda yardım kampanyasına katıldı.A participat la câteva spectacole cu caracter caritativ în favoarea îmbolnăviților de SIDA.
Şu anda Viyana’da yaşayan sanatçı, yeni projeler üretmeye ve workshop çalışmalarına devam etmektedir.În acest moment autorul intervine reflectând și promițând niște lucrări noi despre gaucho-urile.
Olaya ilk olarak bölgede yaşayan köylüler ve Hendek 476.XX proprietarul – moștenitor Leopard poseda în sat și la Bocana 876 desentine de pămînt.
Perth'de yaşayan erkek ve kadın nüfusu medyan yaşları 37 ile 40 yıldır.Vârsta medie a persoanelor în Geelong a fost de 37 de ani.
The Volturi Volterra, Tuscany'de (İtaya) yaşayan vampir klanıdır.Clanul vampirilor cunoscuți drept Volturi își are reședința în Volterra, Italia.
Aleutlar: Aleut Adaları'nda ve Alaska'nın bir bölümünde yaşayan halk.Viețuiește pe insulele Aleutine și în Alaska de sud.
Almanca, Avrupa Birliği içinde yaşayan yaklaşık 90 milyon kişinin (%18) anadilidir.Germana este limba principală a aproximativ 90 de milioane de oameni (18%) din UE.
Köyde yaşayan birçok kişi de filmde figuran olarak rol almıştır.Mulți dintre membrii echipei au avut și ei apariții sub forma unui medalion în film.
İspanya'daki Türkler İspanya'da yaşayan Türkler ve Türkiye kökenli İspanyol vatandaşlarıdır.Moriscos sunt locuitori ai Spaniei sau ai Portugaliei convertiți de către musulmani.
Taş boncuklar, yerleşmede yaşayan insanların süs takılarından günümüze ulaşan buluntulardır.Încă din tinerețe a cules folclor din regiunea locuită de țipțeri.
ABD'de yaşayan Amerikan kartallarının sayısının azalması da dikkatini çeker.Acest lucru va crește probabil numărul de șiiți irakieni din America.
Ülkenin büyük ölçüde çöllerle kaplı olmasından dolayı, ülke yaşayanların %90'ı kıyı şehirlerinde yaşamaktadır.Fapt pentru care peste 90% din populație este aglomerată în marile orașe de pe sau în apropierea coastei.
Ayrıca bu dil Avesta diline en yakın yaşayan dildir.Dar trebuie sa recunosc ca limba franceză îmi este cea mai aproape de suflet.
Döneminde yaşayanlar, onu zayıf bünyeli ve eğitimsiz olduğunu belirtirler.Observatorii l-au descris cu această ocazie ca fiind bolnav și foarte slăbit.
Normalde ortalama 80 yıl yaşayan birey 12-13 yaşlarında yaşamını yitirir.Ajung în medie la vârsta de 12 ani deși se întâmplă să trăiască până la vârsta de 16-17 ani.
Echinococcus granulosus, bağırsaklarda yaşayan bir parazit türü.Echinococcus granulosus este un vierme parazit lat din clasa cestodelor.
Nisan 2011’de Esquire Dergi’sinin yaptığı oylamada yaşayan en seksi kadın seçilmiştir.În 2010 a fost aleasă Sexiest Woman Alive de magazinul Esquire.
Daha önce Doğu Karadeniz'de yaşayan kavimler de Hıristiyanlığa geçmeye başladılar.Polonezii din sud începuseră deja să se creștineze.
Polip formları genellikle tekil yaşayan hayvanlardır.De obicei, tarantulele sunt animale pasive.
Aşağıdaki liste şu an yaşayan ve supercentenarian olan kişilerdir yaşı 110 veya daha yaşlı olan kişilerdir.Un supercentenar este o persoană care a atins vârsta de 110 ani.
Nic (Annette Bening) ve Jules (Julianne Moore) Kaliforniya'da yaşayan evli lezbiyen bir çifttir.Nic (Annette Bening) és Jules (Julianne Moore) egy leszbikus házaspár, Kaliforniában élnek.
Bin Yıl Savaşı süresinde gezegende yaşayan Thals'lar ve Kaled'ler savaşmıştır.A thal és kaled nép már 1000 éve háborúzik itt egymással.
Savaşın geri kalanında saklanarak yaşayan Sendler, Yahudi çocukları için çalışmalarını sürdürdü.A háború végéig elrejtőzve élt, viszont folytatta a zsidó gyerekek mentését.
Kazaklar: Güney Rusya ve Ukrayna'da yaşayan bir topluluktur.A kozákok Oroszországban és Ukrajnában élő népcsoport.
Köylüler bu munçağa samsoi cacoong yani "ormanın derinliklerinde yaşayan geyik" der.Vietnamiul eme muntyákszarvas neve: samsoi cacoong, amely „szarvas, mely a sűrű erdőben lakik”-ot jelent.
Organ donörü yaşayan kişi veya kadavra olabilir.A donor lehet élő, vagy elhunyt személy.
Kuşlar ve timsahlar, Archosauria grubunun yaşayan son üyeleridir.A madarak és testvércsoportjuk, a krokodilok az Archosauria klád ma is élő tagjai.
Tetrahymena thermophila - tatlısuda yaşayan bir silli protozoan.Tetrahymena thermophila – szabadon élő, csillószőrös Protozoa.
Çok ürkek ve saklı yaşayan bir hayvandır.Óvatos és rejtőzködő állat.
Boston'daki karantina altına alınan bölgede yaşayan Joel, partneri Tess ile birlikte kaçakçılık yapmaktadır.Joel egy bostoni karanténzónában él, ahol, barátjával, Tess-szel csempészként dolgoznak.
Dan Vasser, San Francisco'da yaşayan bir muhabirdir.Eddie Brock riporterként dolgozik San Francisco-ban.
2008 yılında, Vibe Dergisi okuyucuları Eminem'i "Yaşayan En İyi Rapçi" seçti.2008-ban a Vibe magazin olvasói megszavazták a legjobb élő rappernek.
Amerikalılar, Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşayan insanlar.14.), akik az USA területén éltek.
O, B612 Asteroidinde tek başına yaşayan bir prenstir.A főhős a kis herceg, aki az Asteroid B612-őn él és békés az élete.
Örgütü kuranlarda Varşova Gettosu'nda yaşayanlardı.A szervezet elsősorban a varsói gettó területén működött.
Kent duvarları içinde yaşayan nüfus olasılıkla bin kişi civarındaydı.A város falain belül élő nemesség száma körülbelül ezer lehetett.
İlçe'de yaşayanların çoğu 20 ila 45 yaşları arasındadır.A hallgatóság nagy része a 20–45 éves korosztályhoz tartozik.
Bununla birlikte modern evlerde yaşayan İnuitler de vardır.Jelenleg modern lakások vannak benne.
Biyoloji tarihinde antik çağlardan günümüze yaşayan dünyanın incelenmesi ele alınmaktadır.A biológia története az élővilág tanulmányozásának történetét követi végig az ókortól napjainkig.
Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.A gasztroenteritisz elsősorban a gyermekeket és a fejlődő országok lakosságát érinti.
Avcılık İspanyol sömürgeciler gelmeden önce bölgede yaşayan yerlilerin en önemli besin kaynağıydı.A tartomány területe az európaiak megérkezése után még sokáig prémvadászok vadászterülete volt.
Savaşın sonuna doğru şehirde yaşayanların %80'ı evsiz kaldı.A háború végére a város 80%-a elpusztult.
Bölgede yaşayan ilk insanların kimler olduğu hakkında bilgiler kesin değildir.Az sem bizonyos, hogy kik voltak első lakói.
Evsizlik olgusunu yaşayan bireye evsiz denilmektedir.Szórványnak nevezzük az összefüggő szállásterülettel nem bíró kisebbséget.
12 Kolonide yaşayan bütün halklar Kobol'dan gelen 12 kabilenin torunlarıdır.A Földről mindkét frakció csak annyit tudott, hogy a "Kobol tizenharmadik törzsébe" tartozó emberek otthona.
BLEACH’in yaşayan insanları günümüze benzeyen bir dünyada yaşamaktadırlar.Az emberek a Bleach-ben jellemzően egy modern Japán lakóiként jelennek meg.
Rivayete göre orada yaşayan bir çoban, hayvanların bu bölgeye girmekten kaçındığını söyledi.A babona szerint az ilyen kémény megakadályozta, hogy a boszorkányok bejussanak a házba.
Kafkas çoban köpeği, Kafkasya’da yaşayan ender köpek cinsi.Kóbor kutyák felügyeleteMi a kóbor kutya Kutya a metróban?. .
Ebeveynlerinin ölümünü takiben, Krakov'da yaşayan dayısı Tadeusz Bobrowski'nin himayesine verildi.Ezt követően Conradot nagybátyjához, Tadeusz Bobrowskihoz küldték Kijevbe.
Ancak dağınık olarak yaşayan bazı Lenapeler Teksas'ta kalmıştır.A csalódott együttes visszautazott Texasba.
Joel, on iki yaşındaki kızı Sarah ile birlikte Teksas'ta yaşayan bir babadır.A játék Joel, egy egyedülálló, a tizenkét éves lányával, Sarah-val Texasban élő apa bemutatásával kezdődik.
Yörede yaşayan bir hoca günün birinde bu odaların kapısını açmaya niyetlenir.Arra kell fel, hogy valaki próbálja kinyitni szobája ajtaját.
Keçi:Çiftlikte yaşayan bir keçidir.Csuhé Mester – Egy malac, aki a farmon gondozza a teheneit.
Köyün yaşayanlarının inanışı islamdır.A közel-keleti népesség kilenctizedének vallása az iszlám.
Adı, bölgede yaşayan Huron halkına dayanarak, Fransız kâşifler tarafından verilmiştir.Nevét a vidék korai francia felfedezőitől kapta az itt élő huron indiánokról.
Eyalette 14,000 yıldır bu topraklarda yerleşik olarak yaşayan Kızılderililer kabileleri vardı.Több ezer évig őslakos indiánok lakták a területet.
Rüyada Betty; başarılı, çekici ve ileride ünlü bir oyuncu olmanın hayaliyle yaşayan bir kadındır.Ana Leal egy jókedvű, optimista nő, akinek az az álma, hogy híres színésznő legyen és családot alapítson.
Almanya'da yaşayan sporcu evlidir ve bir çocuğu vardır.Németországban élettársat és egy gyermeket hagyott maga után.