Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşayan ile cümle

yaşayan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
2015 yılında kullanılacak slogan "Drømmen lever" (Yaşayan rüya).Slogan för 2015 års upplaga av tävlingen var "Drømmen lever".
Ayrıca yaşayan en büyük keseli hayvandır.Det är även det största nu levande pungdjuret.
Tarahumara Meksika da yaşayan bir yerli halktır.Tarahumara är ett urfolk i Mexiko.
Bunu ancak yaşayan bilir...Där är det bara morsan som känner igen en....
Yaşayanların kanı yeni bir tohum yaratmak için iyi bir gübredir.Kvinnans blod krävs för att skapa en ny varelse.
Holtz 1800'lerde yaşayan bir vampir avcısıydı.Holtz är en vampyrjägare från 1800-talet.
Fakat bu dönemde şehrin kimliği ve yaşayan insanların özellikleri hakkında pek bir şey bilinmemektedir.Och man lär sig knappast något om de passerande människornas liv och bakgrund.
Familya, 6 cins ve buna bağlı yaşayan 19 türden oluşur.Till familjen räknas 6 levande och en utdöd art.
Avustralya'nın iç bölgelerinde yaşayan populasyonlar, suların ortaya çıkıp kurumasıyla yer değiştirirler.Populationer i Australien nomadiska då vattensamlingar i inlandet uppstår för att sedan torka ut.
Soğuk bölgelerde yaşayanların kılları uzun, sıcak iklimde yaşayanların ise kısa olur.Hårens längd är störst i kallare regioner medan pälsen i varma regioner är kort.
Bilinen yaşayan fosil türlerinin en iyi örneklerinden biridir.Nedan följer några av de mest kända fossilen.
Yaguarundi (Puma yaguarondi), kedigiller (Felidae) familyasının Güney Amerika'da yaşayan bir üyesi.Jaguarundi (Puma yaguarondi) är ett litet kattdjur som lever i Amerika.
Köyde yaşayan birçok kişi de filmde figuran olarak rol almıştır.Flera invånare i byn är även statister i filmen.
Esaret altında yaşayan kuşlar 35 yıldan fazla yaşamışlardır.Det finns exempel på åsnor som varit i bruk i 55 år.
Kuşların yaşayan en yakın akrabalarıdır.Hönsfåglarna är närmast släkt med ]na (Anseriformes).
Amerika'da yaşayan türünde bu renkler daha soluktur.I USA är hästar med denna färg väldigt populära.
Avustralya Türkleri, Avustralya'da yaşayan Türkleri tanımlar.Se till exempel kaniner i Australien.
Kamerun'da yaşayan etnik grup sayısına paralel olarak çok sayıda yerel dil mevcuttur.I Kamerun bor över 200 olika etniska och språkliga grupper.
Yalak'ta yaşayan köylüler pamuk ile uğraşırlar.Kem Kem Iridjalene är kullar i Algeriet.
Jean Grey, Marvel Evreninde yaşayan bir süper kahramandır.Jean Grey är en superhjältinna som är medlem av superhjältegruppen X-Men skapade av Marvel.
Şov, Arlen, Teksas'taki küçük bir kasabada yaşayan Hill ailesini konu edinmektedir.Den handlar om Hills, en liten metodistisk småstadsfamilj i Arlen, Texas.
1994'te "Yaşayan En Büyük Fransız Yazar" seçildi.1994 blev fransmannens mest framgångsrika.
Artık o bir yaşayan makinedir.Han är en mördarmaskin.
Gökyüzünde yaşayan ruhlar.Främling i paradiset.
Burada yaşayanların avcılıkla uğraştıkları söylenmektedir.Motiven bekräftar att ett fångst- och jägarfolk levt här.
Dizide New York'ta yaşayan 20'li yaşlarda yakın arkadaşların başından geçenler anlatılmaktadır.Handlingen kretsar kring en grupp vänner i 20-årsåldern i New York.
Torino o dönemde yüksek surlar içinde yaşayan 5.000 kişilik bir nüfusa ulaşmıştı.Turin rymde vid den här tiden omkring 5 000 invånare som alla bodde innanför stadens höga stadsmurar.
1963, Kahire, Mısır) New York'ta yaşayan ve çalışan çağdaş bir sanatçıdır.Ghada Amer, född 1963 i Kairo i Egypten, är en konstnär som lever och verkar i New York.
Bugün yaşayan tüm organizmalar ortak bir atadan (veya ataç gen havuzundan) gelmektedir.Alla organismer som idag finns på jorden härstammar från andra organismer (evolution).
Özel ^ a b "Bilgin Adalı 'eserleriyle yaşayanlar' arasına katıldı".Medlemmar bor där av egen vilja. c.
Şehirde yaşayan Çingeneler de Türkçe konuşmaktadırlar.Utöver ukrainska talas även ryska i staden.
Adada yaşayan birçok sivil Japonya'ya kaçmıştır.Många av dessa tjänstemän flydde ön vid Japans invasion.
Slavlar, Avrupa'da yaşayan en kalabalık etnik topluluktur.Long Beach är den mest etniskt blandade staden i USA .
Nil leçvesi (Kobus megaceros), boynuzlugiller (Bovidae) familyasından Afrika'da yaşayan antilop türü.Nilvattenbock (Kobus megaceros) är en afrikansk antilop som tillhör släktet vattenbockar.
Chiapas'ta birçok insan kırsal alanda yaşayan yoksul çiftçilerdir.Ändå lever många kamerunier i fattigdom som småbrukare.
Üsküp Vadisi'nde yaşayan tanımlanabilmiş ilk insanlar muhtemelen Triballi'lerdir.De tidigaste identifierbara människor som hade bott i dalen där Skopje ligger är folkstammen Triballi.
İtalya'da yaşayan göçmenlerin ülke içindeki dağılımı ise oldukça dengesizdir.De mindre förläningarna i Italien blir ärftliga.
Çoğunlukla denizde, birkaç türü tatlısularda yaşayan kabuklu canlılardır.Därför lever särskild många individer i tempelanläggningar.
Organ donörü yaşayan kişi veya kadavra olabilir.Donatorer kan vara levande eller en avliden person.
Dizide Helen Hunt ve Paul Reiser New York'ta yaşayan yeni evli bir çifti canlandırmaktadırlar.Paul Reiser och Helen Hunt spelar det nygifta paret Paul och Jamie Buchman som bor i New York.
Uludağ'ın kuzey eteklerinde kurulmuş ve halen yaşayan beş Kızık köyünden biridir.Den är en av fem naturligt skapade öknar i Europa.
Ve adam yaşayan can oldu.”Han hade manligen farit vida.”
Organize yaşayan, sosyal böceklerdir.Är troligtvis självlärd orgelbyggare.
Kafkas çoban köpeği, Kafkasya’da yaşayan ender köpek cinsi.Joey - En lättretad jättekänguru som bor på djurparken.
Genellikle ülkenin kuzeyinde yaşayan Aşkenazlar.Dessa är absolut vanligast i Norden.
Adada yaşayanların çoğunluğu Afrika kökenlidir.De flesta av dem har sitt ursprung i Afrika.
And kondoru, Vultur cinsinde kabul edilen tek yaşayan türdür.Kondoren är den enda idag förekommande arten inom släktet Vultur.
Guaraníler, Güney Amerika'da yaşayan yerli topluluğudur, ayrıca Guaraní dili de bulunmaktadır.Guaraní är ett inhemskt sydamerikanskt språk som tillhör språkstammen tupí-guaraní.
Bölgede yaşayan ilk insanların kimler olduğu hakkında bilgiler kesin değildir.Det finns få uppgifter om vilka som var de första upptäckarna i området.
2004 Mart ayında, Pele tarafından yaşayan en büyük 125 futbolcudan birisi seçildi.I mars 2004 utsågs Belözoğlu till en av världens 125 främsta fotbollsspelare av Pelé.
Demirbulak'ta yaşayanların çoğunluğu Türk ve müslümandı, burada az miktarda Ermeni de yaşamıştır.Majoriteten av områdets befolkning var muslimer, och få armenier var bosatta där.
Yapılan sayıma göre yaşayanların tamamının Müslüman olduğu belirtilmiştir.Dessutom har domaren att pröva om alla männen är troende muslimer.
Türkçede hâlâ yaşayan bir sestir ancak Türkiye Türkçesinde gösterimi yoktur.Fortfarande finns ingen kurdisk representation i förhandlingar mellan EU och Turkiet.
Dakar'da yaşayan halk çeşitli etnik gruplara mensuptur.Dagestan bebos av ett antal olika folkgrupper.
Beldede yaşayan halk genelde iyi eğitim almış insanlardan oluşmaktaydı.Hela den schweiziska befolkningen är vanligen välutbildad.
Myxini sınıfının, tümü denizlerde yaşayan yaklaşık 30 türü vardır.I släktet Cryptotis finns cirka 30 arter som förekommer i nästan hela Amerika.
Rumenler veya Romanyalılar, nüfusunun çoğunluğu Doğu Avrupa'da ve Balkanlar'da yaşayan bir etnik gruptur.Rumäner som en etnisk grupp utgör majoriteten av invånarna i Rumänien och Moldavien.
Çizgili sırtlan, dağ keçisi, vaşak dağ çevresinde yaşayan memelilerdendir.Ludde Labb, en hundfixerad kille som bor uppe bland bergen.
50 yıla kadar varan ömrü ile dünyanın en uzun yaşayan kuşlarından biridir.Den är en av världens mest långlivade fåglar, med en livslängd på upp till 60 år.
Phascolarctidae familyasının yaşayan tek temsilcisidir ve en yakın akrabaları vombatlardır.Plantago unibracteata ingår i släktet kämpar, och familjen grobladsväxter.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod