Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşayan ile cümle

yaşayan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Biyoloji tarihinde antik çağlardan günümüze yaşayan dünyanın incelenmesi ele alınmaktadır.يدرس تاريخ علم الأحياء تطور الأحياء من الزمن القديم إلى المعاصر.
Ardından aşiretin Özalp'ta yaşayan 40 akrabası gözaltına alındı.وتم القبض على أربعة من التشاروا على قيد الحياة في سالسيبويدس.
Bu sebeple ki Finlandiya'da yaşayan çoğu Türk gencin annesi Findir.وهكذا، فإن العديد من المراهقين الأتراك لديهم أم فنلندية.
Dünya'da yaşayan tek kişiler artık kardeşlerdir.العائلة الوحيدة الموجودة في هذه البلدة هي آل القاق.
Amerika'da yaşayanların çoğu Güney Amerika'da yaşar.تستوطن معظم دول أمريكا الجنوبية.
Seattle'da yaşayan nüfusun %12'si 65 yaşın üzerindedir.في جودبور، 14 في المئة من السكان تقل أعمارهم عن ست سنوات من العمر.
Fifanın yaşayan 125 en iyi futbolcusu listesindedir.أفضل 125 لاعب كرة قدم حي.
2015 yılında kullanılacak slogan "Drømmen lever" (Yaşayan rüya).(2015) عشيقة أمريكا "Fire In Dreamland".
Avustralya'da yaşayan keseli hayvanlardan vombatların dışkısı kare biçimindedir.في اسكتلندا، معبر الماشية علامة التحذير من الفيلة المعدلة مخرب.
Şorlar, Rusya'da yaşayan bir Türk halkı.تركي: هو المواطن الذي يعيش في تركيا.
Yaşayanların çoğu nüfusu tahminen 20 bin olan Summerside şehrinde yaşarlar.حوالي 300,000 نسمة يعيشون ضمن مسافة 20 دقيقة من مركز بلدة سويندون.
Yaşayan türlerin %40'ı Afrika'da bulunur.24% من تلك الوفيات تحدث في أفريقيا.
İki ülkede yaşayan halkların birbirleri ile ilişkileri ülkelerin kuruluşlarından öncesine dayanmaktadır.وفي عام 1999، ازدادت العلاقات بين البلدين مرة أخرى إلى مستوى نشاط الوزارات.
Ardından yörede yaşayan Rumlar'ın büyük bir kısmı ise İstanbul'a göç etmeye zorlanmıştır.وما زال بعض سكان الإقليم يطالبون بإلحاقه إلى بريتاني.
Helena Bonham Carter, Jenny rolünde: Spectre'de yaşayan, boşanmış piyano öğretmeni.قامت هيلينا بونهام كارتر بدور جينى معلمة البيانو المطلقة والمقيمه في سبارتشا.
Bu deyimi Zanzibar, Tanzanya ve Kenya'da yaşayan halk yaygın kullanmaktadır.وتستخدم هذه العبارة بشكل شائع في زنجبار وكينيا.
Serbest yaşayanların ömür uzunluğu hakkında bilgi yoktur.لا يعرف الباحثون شيئا عن حياته ألبتة.
Mahallede yaşayan ailelerin hepsi akrabadır.كلنا شركاء في الوطن.
2006 rakamlarına göre; Amerika'da yaşayan insanların 1.516.126 Danimarka soyundan gelmektedir.ذكر أن ما مجموعه 1,516,126 من الأمريكيين ذو أصول دانماركية في مسح 2006 للمجتمع الأميركي.
Ölüler, tüm yaşayanları alt edecek!سأجعل الحياة بائسة لكل من يبقيهم.
Menoraji yaşayan kadınlar ise demir eksikliğine karşı daha hassastır.وبشكل عام النساء أكثر عرضة من الرجال للإصابة بفقر الدم بعوز الحديد.
Esaret altında yaşayan kuşlar 35 yıldan fazla yaşamışlardır.أما الطيور اللتى تعيش تحت الأسر قد تصل اعمارها إلى 35 عام.
New Orleans'ta yaşayan Amerikalı bir özel araştırmacı.هو مصور أميريكي مستقر في نيويورك.
Beldede yaşayan halk genelde iyi eğitim almış insanlardan oluşmaktaydı.عموما يعد السكان في سويسرا قد تلقوا تعليما جيداً.
Sığ denizlerin çekilmesiyle bu sularda yaşayan pek çok canlı türü yok olmuştur.وقد تم العثور على العديد من المخلوقات الغريبة في المياه العميقة هناك.
Yırtıcı şekilde yaşayan kuşlardır.وهي من الطيور المُهددة بالانقراض.
Yüzbaşı Lebyadkin kentte yaşayan bir emekli asker.العريف عبد القادر, العسكري المتقاعد في البصرة.
Ayrıca Diyarbakır'da yaşayan Reşkotanlar da vardır.هناك أيضا "جيوب مورغاني" أخرى موجودة في البلعوم.
Kent içinde yaşayan 10 aileden 3'nin gelir seviyesi ABD "ulusal fakirlik eşiği" altındadır.المقياس الأكثر شيوعاً للفقر في الولايات المتحدة هو "عتبة الفقر" التي وضعتها الحكومة الأمريكية.
İlki sadece 10 yaşayan hücreye (minimum olduğu kanıtlanan) sahiptir.A primeira tem apenas dez células vivas (o que se provou que é o mínimo).
Ülke dışında yaşayan Arjantinliler Arjantin Büyükelçiliği veya Konsolosluğunda aynı prosedürü takip etmelidir.Argentinos residentes no exterior devem seguir o mesmo procedimento no consulado argentino.
Hamster - Ayrıca Dr. Bigby laboratuvarında yaşayan bir akıllı bir hamster.Hamster - Um hamster inteligente que também vive no laboratório do Dr. Bigby.
O içimde yaşayan bir erkek.Ele é o menino que vive dentro de mim.
Fransa'da yaşayan Müslümanların sayısı konusundaki varsayımlar oldukça değişkendir.As estimativas do número de muçulmanos na França variam amplamente.
Şarap, doğal ve yaşayan bir üründür.O vinho é um alimento natural e perecível.
Karl trenden ayrılır, ama diğerleri rejenerasyon sonrası hafıza kaybı yaşayan Doktor ile kalır.Karl sai, mas os outros seguem a Doutora, que sofre de amnésia pós-regenerativa.
Çoğunlukla 0 ve 1 sırasıyla ölü ve yaşayan hücreleri temsil etti.Com frequência 0 e 1 representavam células mortas e vivas, respectivamente.
Makalenin yazarı 1890 yılında bu hikâyeyi bilen, hala yaşayan birkaç kişi olduğunu yazmıştır.O autor do artigo escreve que, em 1890, havia poucas pessoas ainda vivendo que conheciam a história.
Nüfusun çoğunluğu Müslüman olan olsa da orada yaşayan Yahudi aileleri de vardır.A população é predominantemente muçulmana, mas há também famílias judaicas que residem lá.
White, AIDS ile yaşayan çocuklar için çok sayıda yardım kampanyasına katıldı.White participou de numerosos eventos em prol de crianças com aids.
Dizinin oyuncu kadrosu Serenityde yaşayan dokuz kişidir.O elenco principal retrata os nove personagens que moram na Serenity.
2010 nüfus sayımı, Çin'de yaşayan yabancı vatandaşların sayısını 593.832 olarak kaydetti.O censo de 2010 registrou um total de 593 832 cidadãos estrangeiros que viviam na China.
Kuzey krili (Meganyctiphanes norvegica), Kuzey Atlantik Okyanusunda yaşayan bir kril türüdür.O krill-do-norte (Meganyctiphanes norvegica) é um crustáceo que vive no Atlântico Norte.
Yoksulluk sınırının altında yaşayan insan sayısı 2000 yılında %30, 2008 yılında %14 düşmüştür.O número de pessoas vivendo abaixo da linha de pobreza caiu de 30% em 2000 para 14% em 2008.
İki alt türü bulunur; güneyde yaşayan S. s. sibilatrix ve kuzeyde yaşayan S. s. fostersmithi.Existem duas subespécies: S.s. sibilatrix, do sul, e S.s. fostersmithi, do norte da América do Sul.
29 Haziran, 1970) Long Beach, Kaliforniya'da yaşayan bir profesyonel kaykaycıdır.Mike V, (nascido em 29 de Junho de 1970) é um skatista profissional que mora em Long Beach, Califórnia.
Bu hareket ciddi mali sıkıntılar yaşayan şirkete 51 milyon £ kazandırdı.Esta ação arrecadou £51 milhões para a empresa, que estava a enfrentar dificuldades financeiras.
Apartmanlarda yaşayanlar için kişisel özellikler ekleniyor.Os residentes vivem em apartamentos individuais.
Butch - Tom ve Jerry düşmanı sokakta yaşayan siyah sokak kedisi.Butch, o gato Malandro - Um gato preto que mora na rua que é o inimigo de Tom, Jerry e Spike.
Bölgede yaşayan vatandaşlar özerklik talebinde bulunmaktalar.Os fiéis da ilha queixavam-se.
Bugün mahallede yaşayanlar özet olarak böyle bir silsileye sahip.Hoje, a cidade carece desse tipo de lazer.
Beldede yaşayan halkın büyük bölümü kendilerini Manav olarak tanımlamaktadır.Pelo menos é assim que boa parte dos moradores o descrevem.
Göl alanında 318 yaşayan kuş türü kayıtlıdır fakat bunların 22 tanesi nesli tükenmek tehlikesinde olan türdür.Das 33 ordens de aves que ocorrem no Brasil, 22 possuem espécies ameaçadas de extinção.
Boston'daki karantina altına alınan bölgede yaşayan Joel, partneri Tess ile birlikte kaçakçılık yapmaktadır.Vinte anos depois, Joel é um contrabandista na zona de quarentena de Boston junto com sua parceira Tess.
Halkın üçte biri Maya kökenlidir ve kırsal alanlarda yaşayan birçok insan İspanyolca bilmez.Um terço de sua população é descendente dos maias, sendo que muitos deles não falam espanhol.
Nic (Annette Bening) ve Jules (Julianne Moore) Kaliforniya'da yaşayan evli lezbiyen bir çifttir.Nic (Annette Bening) e Jules (Julianne Moore) são um casal lésbico casado vivendo na área de Los Angeles.
İrini Atina'da yaşayan bir soylu aileye, Sarantapechos ailesine mensuptu.Irene nasceu numa família grega nobre de Atenas chamada Sarantapeco.
Ornithorhynchidae familyasının ve Ornithorhynchus cinsinin yaşayan tek temsilcisidir.É o único representante vivo da família Ornithorhynchidae, e a única espécie do gênero Ornithorhynchus.
Antik dönemde Suriye'de yaşayan ustalar E. m. asurus'un fildişlerinden oyma eserler vermiştir.Os artistas da Síria antiga utilizavam as presas do E. m. asurus para fazer esculturas de marfim.
C. albicans insan ağzı ve sindirim sistemi içinde yaşayan pek çok organizmadan biridir.A Candida albicans está entre os muitos organismos que vivem na boca e no sistema digestivo humano.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod