Jean Grey, Marvel Evreninde yaşayan bir süper kahramandır.Vegas è un supereroe che vive nell'Universo Marvel.
16 yaşından sonra Avrupa'da yaşayan Ahmet Gülabi DERE, o zamandan beri Türkiye'ye hiç gitmemiştir.Ha lasciato il monte Kurama 16 anni prima e da allora vive nel mondo umano.
Grönland'da yaşayan Grönland İnuitleri kar gözlüğü kullanırlar.I sostenitori della piena indipendenza della Groenlandia usano uno sfondo verde.
Güney bölgelerde yaşayan Tuaregler kısmen melezleşmiştir.Il muro meridionale è crollato in buona parte.
Öter ardıç kuşu tekeşli ve belirli bir bölgede yaşayan bir türdür.Permette un volo scomposto e rumoroso in alcune specie.
Kabil'in içinde yaşayan benim!Appartiene al Gruppo Kaba.
Gılgamış Destanı'nda Ninsun Uruk'ta kral olan oğluyla beraber yaşayan bir insan, kraliçe olarak geçer.Nell'epopea di Gilgamesh, Ninsun viene descritta come regina umana che vive ad Uruk con il re suo figlio.
Savaş sonrasında Priştine’de bu döneme dek yaşayan Sırpların çok büyük kısmı şehri terk etti.Prima della guerra civile erano molti gli schiavi che vivevano nella città.
Yaşayan tembel hayvanların hepsi hepçildir.Tutti gli animali vaccinati sopravvissero.
Güneyde yaşayanları yerleşikken, daha kuzeyde yaşayan popülasyonlar göçmendir.Si ritiene che almeno le popolazioni più meridionali effettuino spostamenti migratori verso il nord.
Yaşayan yosun hayvancıkları, Linnean sınıflandırma sistemiyle uygun bir şekilde sınıflandırılmaktadır.Tradizionalmente, i gruppi animali sono classificati all'interno di un sistema basato sul rango di Linneo.
Kentsel alanlarda yaşayan nüfusun oranı, 1980 yılında %20'den 2014 yılında %50'den fazlaya çıktı.La percentuale di popolazione che vive con meno $1 al giorno si è dimezzata in 20 anni.
İlçede yaşayanların birçoğu emekli, geri kalan kısmı ise tarım ve hayvancılık ile uğraşmaktadır.La maggior parte degli abitanti sono contadini, mentre il resto lavora nei servizi e nel commercio.
1959) 1 Şubat Frank Buckles, I. Dünya Savaşı'nın Amerikalı yaşayan son gazisi (ö.Frank Buckles, ultimo sopravvissuto statunitense della prima guerra mondiale; cavaliere.
Daha sonrasında bu yaşayan kişiler katliamı aktardılar.Da allora cercarono di giustificare il massacro.
Tuna nehrinde yaşayan bir türü Abramis brama danubii adını taşır.Nel mar Mediterraneo è presente la specie Brama brama.
Bizim gibi yaşayan insanlar, bizimkiler gibi kentler anlatılıyor.Il terreno subvolvano è disseminato di campi e città, proprio come il nostro mondo.
İtalya'da yaşayan göçmenlerin ülke içindeki dağılımı ise oldukça dengesizdir.La parziale dispersione nel resto d'Italia testimonia l'immigrazione interna.
Rose Tyler, Londra'da yaşayan sıradan bir genç kızdır.Rose Tyler è una ragazza che lavora come commessa nella Londra del ventunesimo secolo.
Pasifik adalarından Yeni Kaledonya'da yaşayan karga türüdür.Oggetto in fibra vegetale proveniente dalla Nuova Caledonia.
Uzun boyunlu, kalın gagalı, sığ sularda yaşayan kuşlardır.Occhi ben sviluppati, ocelli assenti.
Eskiden yaşayan insanların bulunmadığı bir mahalledir.In un quartiere dove difficilmente la gente collabora.
İğdecik mahallesinde yaşayan halkın %90'ı Türkmen soylu Manavlardan gelmektedir.Circa il 90% dei pappagalli turchesi risiede nel Nuovo Galles del Sud.
Bu hareket ciddi mali sıkıntılar yaşayan şirkete 51 milyon £ kazandırdı.L'accordo apporta £ 51.000.000 alla Società, che in quel momento storico era in gravi difficoltà finanziarie.
2015 yılında kullanılacak slogan "Drømmen lever" (Yaşayan rüya).Ordinanza balneare sull'utilizzo del demanio marittimo - Anno 2009.
Bu tür önceden Kuzey Yarımkürede yaşayan kılkuyruk ile aynı tür içinde sınıflandırılmıştır.Vi era in passato un'identica cappella in prolungamento del braccio settentrionale.
Yaşayan plasentalı memeliler içinde bilinen en fazla diş içeren dentisyon formülü: 3.1.4.33.1.4.3'dür.La formula dentaria era 3.1.4.3/ 3.1.4.3.
Hatta son zamanlara kadar soyadı çaputçu olan mahallede yaşayan aileler vardı.Ci sono anche quartieri che hanno da poco il loro nome.
Yaşayanların sayısı ölülerinkinden daha azdı.Выживших было меньше, чем погибших.
Kyoto'da yaşayan bir amcam var.У меня есть дядя, который живет в Киото.
Tom'un Boston'da yaşayan bir sürü arkadaşları var.У Тома много друзей, живущих в Бостоне.
Kaktüsler kuru yerde yaşayan bitkilerdir.Кактусы - это растения, которые растут в сухих местах.
Tüm hayvanlar, sürüngenler, kuşlar, yeryüzünde yaşayan her tür canlı gemiyi terk etti.Все звери, и все гады, и все птицы, все движущееся по земле, по родам своим, вышли из ковчега.
Parvana, Taliban kontrolündeki Afganistan'da yaşayan bir kız çocuğudur.Парвана — девочка, живущая в контролируемом талибами Кабуле, столице Афганистана.
Çünkü o gün yeryüzünde yaşayan herkesin başına gelecek.В этот день Земля поглощает клятвопреступников и клеветников.
New York'un Upper West Side'da en yakın arkadaşı Grace Adler ile birlikte yaşayan bir avukattır.Он является юристом, живущем в Верхнем Вест-Сайде в Нью-Йорке вместе со своей лучшей подругой Грейс Адлер.
Avrupa jaguarı büyük bir olasılıkla yalnız yaşayan bir hayvandı.Европейский ягуар вёл, вероятно, одиночный образ жизни.
Pilot bölüm genel olarak dizininin New York'ta yaşayan altı ana karakterini tanıtır.В пилотном эпизоде представлены шесть основных персонажей сериала, проживающих в Нью-Йорке .
And kedisi, aynı bölgede yaşayan pampa kedisine oldukça benzer.Андская кошка внешне сильно напоминает пампасскую кошку, обитающую в том же регионе.
Yakın tarihli habere göre, Kürt bölgesinde yaşayan 400-730 Yahudi ailesi var.По последним сообщениям в регионе Иракского Курдистана проживают от 400 до 730 еврейских семей.
Bu durum bentik alanda yaşayan tüm canlılar üzerinde olumsuz bir etki yaratmıştır.Которая, кстати, привела к нечеловеческим прорывам во всех областях.
Makalenin yazarı 1890 yılında bu hikâyeyi bilen, hala yaşayan birkaç kişi olduğunu yazmıştır.По словам автора, в 1890 году ещё были живы люди, которые могли подтвердить факт совершения такой сделки.
Kabil'in içinde yaşayan benim!Я ж казак ещё живой!
Film aynı apartmanda yaşayan üç farklı karakterin hayatını anlatmaktadır.Фильм рассказывает о трёх женщинах, живущих в одной квартире.
1994'te "Yaşayan En Büyük Fransız Yazar" seçildi.В 1994 году избран величайшим из живущих писателей, пишущих по-французски.
Özbekistanlı Kırgızlar – Orta Asya'nın Özbekistan Cumhuriyetinde yaşayan Türk dilli halklardan biri.Təkəli или Təkəli eli) — одно из тюркских племен, входивших в племенное объединение кызылбашей.
Yaşayanların çoğu yaşlıdır.Большая часть жителей — пожилые люди.
Adalarda yaşayan cüce fillerin soyunun tükenmesi adaya insanoğlunun ayak basmasıyla bağlantılandırılmamıştır.Вымирание островных карликовых слонов не было связано с прибытием на острова человека.
Ölüler diyârı (toprağın altı) ile yaşayanlar diyârı (toprağın üstü) arasında dolaşırlar.Мертвых хоронили вместе с дарами, среди которых были глиняные женские фигурки.
Şu an Fransa'da yaşayan sözde varis Philippe, zaman zaman Mapuçeler adına konuşmaya çalışmıştır.Текущий наследник престола, Филипп, живущий во Франции, от случая к случаю говорит от имени народа мапуче.
Deniz kuşları, deniz ortamına uyum sağlayarak yaşayan kuşlardır.Морски́е пти́цы — птицы, адаптировавшиеся к жизни в морской среде.
Hamalçayı (Yeşildere) köyünde yaşayan Keşoğulları ise "Çay" soyadını almışlardır..Детьми Сета зовутся говорящие змеи, фигурирующие в рассказе Бог из чаши.
Rusya egemenliğinde yaşayan halkları Ruslaştırmak için uğraş verdi.Здесь покоятся те, кто отдал жизнь за Россию.
Bundan dolayı orada yaşayanların çoğu Hristiyanlığı kabul etmişlerdir.Большинство из них — во славу Рамы.
Dört tapir türü içinde Asya'da yaşayan tek türdür.Один из четырёх видов ящеров, обитающих в Азии.
İran’da yaşayan Türklerin nüfusu ile ilgili kesin bir rakam verilmemektedir.Точные данные о численности туркмен в Иране отсутствуют.
Hikâyeler, Japonya'da yaşayan kadınların gündelik deneyimleri hakkında olmaya meyillidir.Сюжет чаще всего описывает повседневную жизнь женщины, живущей в Японии.
Chorada yaşayan tarımsal faaliyet 24 yüzyıl boyunca günümüze kadar kesintisiz devam etti.Сельскохозяйственная деятельность здесь велась непрерывно в течение 24 веков до наших дней.
O zamanlarda, şehirde yaşayan 8.000 kişi vardı.В это время в городе проживало чуть более 8 тысяч человек.
Darwin tilkisi görünüşe göre, güney ılıman yağmur ormanlarında yaşayan tipik bir orman hayvanıdır..Дарвиновская лисица — это типично лесное животное, обитающее в южных, умеренных влажных джунглях.