Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşayan ile cümle

yaşayan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Artık bu nehirde yaşayan herhangi bir balık yok.There aren't any fish living in this river anymore.
Balina, denizde yaşayan çok büyük bir memelidir.The whale is a very large mammal who lives in the sea.
Denizde yaşayan canlıların büyük bir çeşitliliği var.There's a great variety of creatures living in the sea.
İngilizce, kalbimde yaşayan dildir.English is the language that dwells in my heart.
Yan dairede yaşayan kadın şu anda sosyal hizmetler için çalışıyor.The woman who lives next door is working for the Civil Service now.
Tímea, Polonya'da yaşayan bir Macardır.Tímea is a Hungarian living in Poland.
Bu alanda yaşayan insanlar su yokluğu nedeniyle ölüyor.People living in this area are dying because of the lack of water.
Onun ikisi de Kyoto'da yaşayan iki kız kardeşi var.He has two sisters who both live in Kyoto.
Buralarda yaşayan biri var gibi görünmüyor.There doesn't seem to be anyone living around here.
Yaşayan her şey bir gün ölecek.Everything that lives will die sometime.
Tom Bostonda yaşayan bir adam tanıyor.Tom knows a man who lives in Boston.
Tom'un Boston'da yaşayan bir sürü arkadaşları var.Tom has many friends living in Boston.
Tom'un Boston'da yaşayan bir arkadaşı var.Tom has a friend who lives in Boston.
İkinci katta yaşayan bu yaşlı bayanı tanıyor musunuz?You know this old lady that lives on second floor?
Kyoto'da yaşayan bir ağabeyim var.I have an older brother who lives in Kyoto.
Yakında yaşayan bir yabancı uzakta yaşayan bir akrabadan daha iyidir.A stranger living nearby is better than a relative living far away.
Bizim binamızda yaşayan bir sürü insan mal sahibinden hoşlanmıyor.A lot of people living in our building don't like the owner.
Tom kızı Boston'da yaşayan bir adam tanıyor.Tom knows a man whose daughter lives in Boston.
Tom bitişikte yaşayan adamla geçinemiyor.Tom doesn't get along with the man who lives next door.
Kılıçla yaşayanlar kılıçla ölürler.Those who live by the sword die by the sword.
Amerika'da yaşayan birçok farklı ırklarda insanlar vardır.There are people of many different races living in America.
Tüm yaşam kimyaya dayalıdır ve yaşayan her şey kimyasal bileşiklerden oluşur.All life is based on chemistry and all living things are composed of chemical compounds.
Boston'da yaşayan çok arkadaşım var.I have a lot of friends living in Boston.
Bu evde yaşayan birçok insan var.There are many people living in this house.
Her zaman yalnız yaşayan biriydim.I was always a loner.
Yaşayan en uzun adam Carl'dır.Carl is the tallest man alive.
Geleneksel Vietnam ziyafetlerinin yaşayan müzeler olduğunu söylüyorlar.They say that traditional Vietnamese feasts are living museums.
Sizin mahallede yaşayan birini tanıyorum.I know someone who lives in your neighborhood.
Senin ülkende yaşayan herhangi bir yabancı tanıyor musunuz?Do you know any foreigners living in your country?
İnsanlar ateş kullanan yaşayan tek yaratıklardır.Humans are the only living creatures that make use of fire.
O evde yaşayan biri var mı?Is there anyone living in that house?
Boston'da yaşayan birisini tanıyorum.I know someone who lives in Boston.
Kuzey kutbunda yaşayan penguenler var mı?Are there penguins living at the North Pole?
Yaşayanlar var.There are survivors.
Yaşayanlar vardı.There were survivors.
Boston'da yaşayan bir kuzenim vardı.I had a cousin who lived in Boston.
Bitişikte yaşayan adamdan nefret ediyorum.I hate the guy who lives next door.
Almanya'da yaşayan iki arkadaşım var.I have two friends who live in Germany.
Kedi yaşayan fareyle oynadı.The cat played with the live mouse.
Karıncayiyenler yalnız yaşayan hayvanlardır.Aardvarks are solitary animals.
Yerdomuzları yalnız yaşayan hayvanlardır.Aardvarks are solitary animals.
Perdeyi kapa! Caddenin karşısındaki evde yaşayan adam bir röntgenci.Close the curtains! The guy living in the house across the street is a Peeping Tom.
Büyük şehirlerde yaşayan insanların bir egzersiz eksikliğinden muzdarip olma eğilim var.People who live in big cities have a tendency to suffer from lack of exercise.
Sadece burada yaşayan soğuğu bilir.Only one who lives here, knows the coldness.
Yandaki evde yaşayan adam Mary'nin sevgilisidir.The man who lives next door is Mary's lover.
Orada yaşayan bir ruh yoktu.There wasn't a living soul there.
Almanya'da yaşayan bir arkadaşım var. Onun adı Tom. Onu tanıyor musunuz?I have a friend who lives in Germany. His name is Tom. Do you know him?
Tom bana Boston'da yaşayan herhangi birini tanıyıp tanımadığımı sordu.Tom asked me if I knew anybody living in Boston.
Tokyo'da yaşayan bir arkadaşım var.I have a friend who lives in Tokyo.
Tom'un Boston'da yaşayan bir erkek kardeşi var.Tom has a brother who lives in Boston.
Boston'da yaşayan bir amcam var.I have an uncle who lives in Boston.
Boston'da yaşayan bir dayım var.I have an uncle who lives in Boston.
Boston'da yaşayan bir ağabeyim var.I have an older brother who lives in Boston.
Boston'da yaşayan bir arkadaşım var.I have a friend who lives in Boston.
Boston'da yaşayan birkaç arkadaşım var.I have a few friends living in Boston.
Tom'un Boston'da yaşayan herhangi bir akrabası olup olmadığını öğren.Find out if Tom has any relatives living in Boston.
Tom sadece büyük bir şehirde yaşayan bir çiftlik çocuğu.Tom is just a farm boy living in a big city.
Daha önce burada yaşayan Tom adında biri vardı.There was a guy named Tom who used to live here.
Kulübede yaşayan adam kör.The man living in the cottage is blind.
Arkadaş nedir? İki bedende yaşayan bir ruh.What is a friend? A soul that lives in two bodies.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod